İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/923 K.2020/3963

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.11.2017 tarih ve 2017/313 E- 2017/1255 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge…

Esas2019/923Karar2020/3963Tarih8 Ekim 2020Okuma6 dk · 1.126 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2019/923 E., 2020/3963 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Ekim 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.126 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.11.2017 tarih ve 2017/313 E- 2017/1255 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 20.12.2018 tarih ve 2018/787 E- 2018/1568 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ise de 05.10.2020 tarihinde davalı vekili tarafından davadan vazgeçme dilekçesi de dikkate alınarak ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,

duruşma için belirlenen 06.10.2020 günü hazır bulunan davacı asil ... vekili ile Av. ... davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin 01.09.2004 tarihinde, kardeşi olan davalı gerçek kişilerin %90 oranında hissedar olduğu davalı şirkette %10 pay iktisap etmek suretiyle ortak olduğunu, müvekkilinin ortaklığın devamı süresince tüm iyi niyetli çabalarına rağmen 2010 yılının sonlarında şirketle ilgili olarak bazı işlemlerin usulsüz yapıldığına ilişkin şüphelerin ortaya çıkması üzerine şirketin hakim ortaklarına bu konuda sorular yönelttiğinde, ortaklar arasında huzursuzluk çıkmaya başladığını ve şirketin hakim ortakları olan davalı şahıslar tarafından tehdit edilmek suretiyle müvekkilinin şirketten uzaklaştırıldığını,

müvekkili tarafından şirketin zarar görmemesi için davalı şahıslar ile paylarının kendileri tarafından devralınması için görüşüldüğünü ancak, bir sonuç alınamadığını, davalılardan ...'in şirket hesabından 100.000,00 TL'yi müvekkilinin banka hesabına transfer ettiğini ve diğer davalının da kendi el yazısı ile hazırladığı bir belgeyi imzalayarak müvekkiline imzalatmak istediğini, bu belgenin hukuki olmadığının anlaşılması üzerine,

müvekkili tarafından payın devrine ilişkin bir sözleşme imzalanması ve buna ilişkin ödemenin planlanması istenildiğinde kendisine hakaret edilerek uzlaşmanın sonlandırıldığını, davalı şirketin hakim ortakları olan davalı şahıslar tarafından şirketin çeşitli şekillerde zararda gösterilerek davalı şahısların diğer iştirakleri olan şirketlere para aktarıldığını, kar dağıtımlarının usulüne uygun yapılmadığını, davalı gerçek kişiler tarafından çalışanlara yapılan bildirim ile müvekkilinin şirketteki görevlerinden ve ortaklıktan ayrıldığının bildirildiğini, kendisine açıkça şirkete gelmemesinin söylendiğini,

şirketten çıkmak için haklı sebeplerin davalıların kusuruyla oluştuğunu ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketten çıkmasına izin verilmesine ve çıkma payının tespiti ile kendisine ödenmesine, aksi halde davalı şirketin feshi ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, husumet itirazında bulunmuş, davacının iddialarının yerinde olmadığını, haklı sebeplerin oluşmadığını, davacının kendi kusurlu davranışlarına dayanarak çıkma talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, şirket ortaklığından çıkma davası olup, şirket tüzel kişiliğine yöneltilmesinin yeterli olduğu, davalı gerçek kişilere dava yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın davalı gerçek kişiler yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirket aleyhindeki çıkma davasının kabulüne, davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesine, ayrılma payı talebinin kısmen kabulü ile, 873.024,25 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Karara karşı, taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulmuştur.

İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ceza mahkemesi kararı, taraf ve tanık beyanları, şirketin faaliyet konusu nazara alındığında tarafları bir şirketin ortağı olmaya sevk eden ortak amacın ortadan kalktığı, davacının ortaklığı devam ettirmesinin kendisinden beklenemeyeceği, böylece davacı ortak yönünden şirket ortaklığından çıkmayı talep hakkının doğduğu,

çıkma payının hesabında karar tarihine en yakın bilanço verilerinin ve gerçek piyasa değerlerinin esas alınması gerektiği ancak, davanın açılmasından sonra davalı şirket yönetiminin davacının ayrılma payını azaltmak amacıyla şirket özvarlığını azalttığı durumlarda bu prensibin uygulanmasının haksız sonuçlara neden olabileceği, davanın açılmasından sonra şirkete ait gayrimenkullerin tamamının elden çıkarılmış olması,

şirketin gelir kalemlerinde artış olmasına rağmen olağanüstü giderlerdeki artış sebebiyle zarar ettirilmiş olması gibi olgular dikkate alındığında davalıların, davacının ayrılma payının düşürülmesi yönünde işlem tesis ettiği kanaati uyandırdığı, davalı tarafça, davacının şirkete borçlu olduğu savunulmuş ise de, bu borcun dayanaklarının ortaya konulamadığı, davacıya şirket tarafından bu ödemenin yapıldığına dair herhangi bir makbuz sunulmadığı,

salt defterlere borç kaydedilmiş olmasının davalı şirketin böyle bir alacağının bulunduğunu kabule yeterli olmayıp, davacının davalı şirkete borcu olduğuna dair iddia kanıtlanmadığından davacının bu borcunun ayrılma payı hesabında dikkate alınması gerektiği yönündeki savunma sebepleri yerinde olmadığı gibi, 6552 sayılı Yasa dayanak yapılarak yapılan savunmaya da itibar edilmediği, davacının ayrılma payı ödenen sermaye oranında hesaplandığından sermaye borcunun ayrılma payından ayrıca düşülmesine gerek olmadığı,

somut uyuşmazlık yönünden ayrılma payının 2012 yılındaki bilançoda ve şirket kayıtlarında yer alan mal varlığının esas alınarak öz varlık hesabının yapılmasının ve ayrıca ortağın ödediği sermaye oranına göre hesaplanmasının isabetli olduğu, davacının ilk derece yargılaması sırasında faiz talebinde bulunmadığı, çıkma kararlarının kararın kesinleşmesiyle sonuç doğuracağı, kararda ayrıca çıkma tarihinin gösterilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, taraf vekillerinin istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.

1-Mahkemece verilen karar davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, davalı vekilinin UYAP sistemi üzerinden göndermiş olduğu 05.10.2020 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiklerinin bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır.

Feragat, HMK’nın 307. maddesi uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Davalı vekilinin vekaletnamesinde HMK’nın 74. maddesine uygun şekilde temyizden vazgeçmeye yetkili olduğu gözlenmiş olup, 05.10.2020 tarihli dilekçesinin temyiz talebinden feragat mahiyetinde ve sonuç doğurucu nitelikte olduğundan davalı vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen husus dışında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre, yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

3- Dava, limited şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi ile ayrılma payının tahsili istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince benimsenen bilirkişi raporu uyarınca ayrılma payının hesaplanmasında taahhüt edilen sermaye oranının değil, ödenmiş sermaye oranının dikkate alınması gerektiğinden bahisle davacının davalı şirketteki payının ödenmiş sermaye uyarınca %5 oranında olduğu gerekçesiyle yapılan hesaba göre karar verilmiş ve davacı tarafın bu yöne ilişkin istinaf istemleri aynı gerekçe ile reddedilmiş ise de, Dairemizin 17.09.2014 tarih, 2014/2826 E- 2014/13941 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, ayrılma payının hesabında davacının davalı şirketteki taahhüt ettiği pay oranının dikkate alınması gereklidir (Poroy/Tekinalp/Çamoğlu,

Ortaklıklar Hukuku II, 13. Bası, Sayfa 447). Somut olayda bu oran % 10 olup, ayrılma payının hesaplanmasında davacının davalı şirketteki pay oranının %10 olduğu kabul edilmek ve yine ödenmemiş sermaye için davalı şirketin takas mahsup talebinde bulunabileceği ya da bu bedeli ayrı bir dava ile isteyebileceği hususu da göz önünde bulundurularak inceleme yaptırmak ve sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, bozma nedenine göre duruşma vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 08.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2019/923, K. 2020/3963, 8 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/923
Karar No
2020/3963
Tarih
8 Ekim 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/929 K.2020/6204
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/930 K.2020/5827
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2019/931 K.2020/5474
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2019/931 K.2020/10274
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/932 K.2020/4121
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2019/934 K.2020/6205

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.