İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/1000 K.2020/5972

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26.06.2018 tarih ve 2016/610 E. - 2018/527 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne-esastan reddine dair Ankara Bölge…

Esas2020/1000Karar2020/5972Tarih18 Aralık 2020Okuma6 dk · 1.279 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/1000 E., 2020/5972 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Aralık 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.279 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26.06.2018 tarih ve 2016/610 E. - 2018/527 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne-esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.12.2019 tarih ve 2018/2049 E. - 2019/1622 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 24.07.2006 tarihli İHDS imzalandığını, 29.05.2013 tarihinde kamuya ait müvekkili şirket hisselerinin özelleştirildiğini, kamuya ait davacı şirketin hisselerinin Boğaziçi Elektrik A.Ş'ye devredildiğini, uyuşmazlığın İHDS'den kaynaklandığını, İHDS imza tarihinden önceki her türlü iş ve işlemlerden dolayı bütün sorumluluğun TEDAŞ'ta olacağını, İHDS'de dağıtım faaliyetlerinin davalı TEDAŞ'ta olacağının belirtildiği,

13.09.2005 tarihli fatura karşılığı borçlu olmadığı iddiası ile müvekkili şirkete İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/239 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını ve temyiz incelemesi neticesinde onanarak kesinleşen ilam uyarınca icra dosyasına 119.603,21 TL, 12.08.2013 tarihinde de 22.451,98 TL ödediğini, ayrıca 21.03.2013 tarihinde 733,00 TL temyiz masrafı ve 2.208,85 TL bakiye temyiz harcı ödediğini, İHDS 7.4 maddesine göre, dağıtım faaliyetinin TEDAŞ tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun TEDAŞ'a ait olduğunu ileri sürerek,

ödenmek zorunda bırakılan toplam 144.997,04 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte TEDAŞ'tan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, açılan davayı kabul etmediklerini, zamanaşımı itirazında bulunarak, davacının özelleşmesinin bilanço düzenlemesi ile gerçekleştirildiğini, devre esas bilanço düzenlemesinden önce bitmiş ve neticelenmiş her türlü işlemin sorumluluğunun davacıya ait olduğunu, hisse satış sözleşmesinin "alıcının taahhütleri" başlıklı 9. maddesinin 3. ve 4. bentlerine göre davacı şirketin hak talep edemeyeceğini, İHD sözleşmesinin 18.6 maddesine 22. maddesine göre davacının talep hakkı bulunmadığını, İHDS'nin 7.1,7.2 ve 7.3. maddesine göre davacının ihbar yükümlülüğün yerine getirmediğinden icra masraflarını isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 24.07.2006 tarihinde İHDS ile işletme hakkının davacıya devredildiği, devir sözleşmesinden önce dava dışı şirket tarafından davalı aleyhine 13.09.2005 tarihli faturadan dolayı borçlu olmadığının tespiti davası açıldığı, İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.10.2012 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın temyiz üzerine Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği, davacı tarafından 3. şahsa mahkeme kararına istinaden ödemede bulunulduğu,

bilirkişi raporunda belirtildiği üzere İHDS'nin 7.4. maddesi uyarınca sözleşmenin imza tarihi olan 24.07.2006 tarihinden önceki iş ve işlemlerden doğan zararlardan davalının sorumlu olduğu, ancak rücu talebine konu davadaki fatura bedellerinin bir kısmının 24.07.2006 tarihli İHDS'nin imzalandığı tarihten önce davacı BEDAŞ'ın hesabına yatırıldığı, mahkemece fazladan ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren iadesine karar verildiği ve davacı BEDAŞ tarafından ödendiği,

her ne kadar sözleşmenin 7.4. maddesinde belirtilen sözleşmeden önceki iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumlulukların TEDAŞ'a ait olduğu belirtilmiş ise de talep edilen bu miktarlar yönünden İHDS'den sonraki dönemde davacının hesaplarına yatırılan fatura bedelinden mahkeme kararıyla fazla tahsil edildiğine karar verilen kısmın iadesine ilişkin olduğu, dolayısıyla bu miktardan davalı TEDAŞ'ın sorumlu olmadığı, geriye kalan miktardan ise TEDAŞ'ın sorumlu olduğu,

ödemelerin yapıldığı tarih itibariyle tarafların sorumlu oldukları miktar hesaplandığında davacının ilamdan dolayı davalıdan 60.406,60 TL, temyiz harçları nedeniyle 733,00 TL, bakiye temyiz harcı nedeniyle 2.208,85 TL'yi ödeme tarihinden itibaren davalı TEDAŞ'dan talep etme hakkı bulunduğu,

ödeme gününden itibaren avans faize hükmedilmesi gerektiği gerkçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 60.406,60 TL'nin ödeme tarihi olan 09.07.2013 tarihinden itibaren, 733,00 TL'nin ödeme tarihi 21.01.2013 tarihinden itibaren 2.208,85 TL'nin ödeme tarihi 24.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 7.1 maddesinde, sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun TEDAŞ'a ait olduğunun, 7.4 ve 7.6 maddesinde de dağıtım faaliyetinin TEDAŞ tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının TEDAŞ olduğunun hükme bağlandığı,

dosya kapsamında alınan ek bilirkişi raporuna göre davacı şirketin üçüncü kişiye işlemiş faiz dahil 61.739,19 TL ödediğinin sabit olduğu, her ne kadar bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada İstanbul 46. Asliye Ticaret Mahkemesine açılan davada davacı lehine taktir edilen 1.200,00 TL vekalet ücretinin işlemiş faizi ile birlikte davacının üçüncü kişiye yapmış olduğu ödemeden mahsup işlemi yapılmış ise de, davacı şirketin İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2013/14875 takip sayılı dosyasına icra tehdidi altında kendi lehine taktir edilen vekalet ücretinde herhangi bir mahsup işlemi yapılmadan,

tüm dosya alacağı ödenmek suretiyle dosyanın infazen kapatıldığının anlaşıldığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 29.05.2015 tarih 2013/2065 Esas 2015/1291 sayılı kararı uyarınca da vekalet ücretinin davacının rücuya esas davadaki borcu sebebiyle takas ve mahsup edilemeyeceği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,

davacının davasının kısmen kabulüne, 64.681,78 TL alacaktan 61.739,89 TL'sinin ödeme tarihi olan 09.07.2013 tarihinden itibaren, 733,00 TL'sinin ödeme tarihi 21.01.2013 tarihinden itibaren 2.208,85 TL'sinin ödeme tarihi 24.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.313,41 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 18.12.2020 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Somut uyuşmazlıkta;

Kaçak elektrik kullanıldığı iddiası ile davalı BEDAŞ tarafından davadışı Bersu İplik Tic. ve San. Ltd. Şti. aleyhine düzenlenen 23.06.2005 tanzim tarihli tutanağa istinaden 13.09.2005 tarih 50.863,12 YTL bedelli faturadan 37.389,35 TL'si 28.04.2006-11.04.2008 tarihleri arasında davadışı şirket tarafından davalı BEDAŞ'a ödenmiş olup, davadışı şirket tarafından BEDAŞ aleyhine İstanbul 46. Asliye Tic.

Mahkemesi'nin 2011/239 Esas sayılı dosyasında açılan menfi tespit ve istirdat davasında davanın kabulüne, 37.389,35 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren davalı BEDAŞ'tan istirdadına 11.10.2012 tarih ve 2012/259 sayılı karar ile karar verilmiş, kararın derecattan geçerek kesinleşmesi üzerine davalı Bedaş, hükmolunan alacağı, hisse devir sözleşmesinin düzenlendiği 29.05.2013 tarihinden sonra davadışı şirkete ödeyerek 24.07.2006 tarihli İHDS hükümlerine göre davalıdan talep etmiştir.

Özelleştirme Yüksek Kurulunun 02.04.2004 tarihli kararı ile davalı TEDAŞ özelleştirme kapsamına alınmış olup, bu çerçevede TEDAŞ'a ait dağıtım bölgeleri birer dağıtım şirketine dönüştürülmüştür. Dönüştürülen dağıtım şirketlerinden biri de davacı şirket olup 01.03.2005 tarihi itibariyle ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyet göstermeye başlamış 31.08.2010 tarihli hisse devir sözleşmesi ile de özelleştirilmesi tamamlanmıştır.

Davadışı Bersu İplik Tic. ve San. Ltd. Şti. 37.389,35 TL bedeli 28.04.2006-11.04.2008 tarihleri arasında davacı şirkete ödemiş olup, davacı şirket kendi bütçesine giren ve muhasebeleştirdiği bu bedeli kesinleşen ilam uyarınca ödemeyi yapan davadışı şirkete iade etmiştir.

Davacı, haksız yere tahsil ettiği parayı hak sahibine iade etmiş olup, bu bedelin davalı tarafından davadışı şirketten tahsil edildiği iddia ve ispat edilemediğine göre, davacının ödediği bedeli davalıdan tahsil etmesi davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacaktır.

Uyuşmazlıkta İHDS 7.4 ve 7.6 maddesi hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmamaktadır.

Bu halde davalı TEDAŞ'ın temyiz isteminin kabulü ile dava red edilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davalının temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyız.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/1000, K. 2020/5972, 18 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1000
Karar No
2020/5972
Tarih
18 Aralık 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/1002 K.2020/4219
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2020/1002 K.2020/6183
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2020/1003 K.2020/2621
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2020/1003 K.2020/4213
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2020/1004 K.2020/6622
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/1004 K.2020/5605

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.