KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2020/120 E., 2020/4202 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2020
Karar Metni
408 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26.12.2017 tarih ve 2017/134 E.- 2017/630 K. sayılı kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.09.2019 tarih ve 2018/1426 E.- 2019/894 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı kurum vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mustafa İbrahim Adır tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "INFINITI" ibaresinin marka olarak tescili için davalı kuruma başvurduğunu, 2016/57913 numarası verilen başvurunun, Markalar Dairesi Başkanlığınca 2011/00058 sayılı "INFINITY JEWELLERY" ibareli markaya dayalı olarak 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca reddedildiğini, müvekkilince bu ret kararına yapılan itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkilinin başvurusunun redde mesnet markaya aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, markaların asli unsurlarının son harfleri arasında farklılık bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2017-M-1001 sayılı kararının iptali ile başvurularının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu, 2016/57913 sayılı “INFINITI” ibareli marka başvurusunun kapsamındaki mallarla redde mesnet 2011/00058 sayılı “Infinity Jewellery” ibareli markanın kapsamındaki mallar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu ancak marka işaretleri arasında 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi anlamında bir benzerliğin bulunmadığı, dolayısıyla anılan madde koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'nun 2017-M-1001 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı kurum vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı kurum vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/120, K. 2020/4202, 19 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama