İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/1340 K.2021/1115

Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 19.12.2019 tarih ve 2016/399- 2019/695 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği…

Esas2020/1340Karar2021/1115Tarih11 Şubat 2021Okuma5 dk · 1.033 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/1340 E., 2021/1115 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Şubat 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.033 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 19.12.2019 tarih ve 2016/399- 2019/695 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacının inşaat mühendisi olduğunu, davalılardan ...'ın davacıya büyük bir inşaat projesi teklif ettiğini, birlikte davalı şirketi kurduklarını, davacının davalı şirketin % 10 hissedarı olup davalı ...'ın ise % 90 hisse ile ortak olduklarını, davalı ...'ın maliki bulunduğu taşınmazla ilgili davalı şirketle “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” tanzim edildiğini, bu sözleşmeyle davalı şirket tarafından altı adet villa inşaa edileceğini ve iki adedinin davalı ...'a, dört adedinin de ise davalı şirkete devir etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini,

işbu sözleşme gereği davacının ortağı olduğu şirket adına davalı arsası üzerine yapılacak inşaat için projeler hazırladığını, bankalardan çekilen kredilere kefil olduğunu, bizzat nakit para yatırdığını, davalının inşaatın son aşamasında inşaatın tamamlanamayacağını ve borçların ertelenmesi gerektiğini bildirip ...

2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/526 Esas sayılı dosyası ile davalı şirket adına iflasın ertelenmesi davası açıldığını, davalı ...'ın 2.000.000.- TL gibi bir alacak olmadığı halde böyle bir alacak yaratmak suretiyle iflas erteleme kararı aldırdığını, kararın Yargıtay 23. Hukuk Dairesince bozulduğunu, alacaklı banka ve finans kurumlarıyla pazarlık etmek suretiyle hiç ya da çok az bir faiz ödeyerek borçları doğrudan kapatmak yerine alacağı yakın arkadaşı ... ...’e ve kendi adına temlik alarak kapattığını, davacının tek imzalı müdürlük yetkisinin elinden alındığını,

inşaat sözleşmesinin tadil edilmek suretiyle şirketin 2.000.000.- TL karşılıksız olarak borçlandırıldığını, inşaatın tamamlanmış olduğu seviyeye göre hakedişlerin şirkete aktarılmadığını, davalının kendisini alacaklı olarak göstererek şirket aleyhine hacizler koydurduğunu, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/207 - 2012/305 sayılı dosyası ile davacının müdürlükten alınma kararının hükümsüz olduğuna karar verildiğini ileri sürerek ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, ...

Parselde kayıtlı.

Blok 1 Zemin 1 Bağımsız Bölüm 1, Blok 2 Zemin 1 Bağımsız Bölüm 1, Blok 3 Zemin 1 Bağımsız Bölüm 1, Blok 4 Zemin 1 Bağımsız Bölüm 1, Blok 5 Zemin 1 Bağımsız Bölüm 1, Blok 6 Zemin 1 Bağımsız Bölüm 1 numaralı her biri 1/6 arsa paylı toplam altı adet bağımsız bölüm üzerinde davalı ... tarafından üçüncü şahıslara satışının ve her türlü tasarruf işlem tesisinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı tesisi ile arsa maliki ... adına kayıtlı taşınmazlardan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği hakediş karşılığı olarak tespit edilecek taşınmazların tapu kaydının iptali ile diğer davalı şirket adına tesciline,

bu taleplerinin mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000,00 TL tazminatın davalı ...’tan tahsili ile diğer davalı şirkete verilmesini istemiştir.

Davalılar vekili, davalı şirketin 3.000.000.- TL sermaye ile kurulduğunu, davalı ... her ne kadar şirketin ortağı olsa da arsa sahibi konumunda da olduğunu, şirket yetkilisi davacının şirketi kötü idare etmesi nedeniyle inşaatların süresinde tamamlanmadığından kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiş, davalı ... davalı şirketi temsilen kendi adına asaleten verdiği 12.06.2011 tarihli dilekçesiyle de davacının tapunun şirket adına tescilini talep ettiğinden davaya konu 4 adet gayrimenkul yönünden tapunun davalı şirket adına tescilini kabul ettiğini beyan etmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı vekili tarafından 09.02.2017 tarihli celsede davanın şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkin olmadığını, öncelikli talebin tapu iptal ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat talebine ilişkin olduğunun belirtildiği, davalı arsa sahibi ...'ın taşınmazları devretme yükümlülüğünün henüz doğmadığı,

tapu iptal ve tescil talebine ilişkin kararın kesinleştiği, limited şirket müdürünün sorumluluğuna ilişkin tazminat hususunda ise şirketin mali anlamda zarar beyan ettiği anlaşılmış ise de, ticari anlamda zarar etmediğinin bilirkişi raporu ile saptandığı, şirketin kötü yönetilmesi iddiası sonucu şirketin ve davacının uğradığı zararı ispat edemediği, kötü yönetildiğine ilişkin bir delilin bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, Dairemiz’in 04.03.2015 tarih 2014/18180-2015/2931 sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere, terditli istemlerden davalı ...’ın ortağı olduğu davalı limited şirketi kötü şekilde yönettiği iddiasına dayalı zararın tazmini istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalı ...’ın maliki olduğu arsaya ilişkin davalı şirketle ...

4. Noterliği'nin 01.12.2010 tarih ve 23193 yevmiye numaralı “Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi” tanzim edildiğini, bu sözleşmenin tadil edilmek suretiyle şirketin 2.000.000.- TL karşılıksız borçlandırıldığını, inşaatın tamamlanmış olduğu seviyeye göre hakedişlerin şirkete aktarılmadığını, davalının kendisini alacaklı olarak göstererek şirket aleyhine hacizler koydurduğunu, açılan iflas erteleme dosyasında iyileştirme projesi kapsamında kullanılmak üzere 2.000.000.- TL gibi gerçekte var olmayan bir alacak yarattığını,

alacaklı banka ve finans kurumlarıyla pazarlık etmek suretiyle borçları kapatmak yerine alacağı yakın arkadaşı ... ...’e ve kendi adına temlik alarak kapattığını ileri sürmüştür.

Yargılama aşamasında alınan 24.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda, incelemenin yapılabilmesi için 2010, 2011, 2012 yıllarına ait ticari defterlerin incelenmesi gerektiği, ancak defterlerin başka bir dava dosyasında bulunduğundan sunulmamış olduğu, bu halde bir kanaate varılamayacağı bildirilmiş, 14.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda ise 2011 yılında şirketin arındırılmış varlık toplamıyla borç toplamı arasında müspet fark olduğu, şirket mali anlamda zarar beyan etmiş olsa da ticari anlamda zarar ettiğinin söylenemeyeceği yönünde görüş bildirilmiş, davacı vekilince rapora karşı itiraz edilmiş, mahkemece zarar iddiasının ispatlanamadığı, kötü yönetime ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, yukarıda kısaca özetlendiği üzere, davacı kötü yönetim iddiasına ilişkin 03.01.2011 tarihli ve adi yazılı şekilde düzenlenen Tadil Sözleşmesi, 09.10.2012 tarihli protokol, alacağın temlikine ilişkin Girişim Varlık Şirketi ile ... arasında yapılan 08.11.2013 tarihli sözleşme, ...,... ve davalı şirket ile ... arasında yapılan 06.11.2013 tarihli alacağın devri sözleşmesi, ticaret sicil örnekleri, taraflar arasındaki diğer hukuk ve ceza yargılamaları, alacaklı sıfatıyla davalı ...’ın borçlu sıfatıyla davalı şirketin adının yazılı olduğu ...

1. İcra Müdürlüğü’nün 08.12.2011 tarih 2011/9464 sayılı haciz tutanağı, davalı şirket hakkında mahkemesince verilen iflas erteleme kararının Yargıtay ilgili Dairesince davalı ...’ın şirketin mali durumunu güçlendirmek yerine şirketi kendisine borçlandırmasının iyileştirme projesinin inandırıcılığını ve ciddiliğini yitirmesine neden olduğu yönündeki bozma ilamı gibi bir çok sebebe dayanmış ve buna ilişkin delillerini de dosyaya sunmuştur.

Bu halde, kötü yönetime ilişkin davacı tarafından ileri sürülen tüm iddiaların ve buna ilişkin delillerinin bir kül halinde değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılan bilirkişi raporuna dayanılarak ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/1340, K. 2021/1115, 11 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/1340
Karar No
2021/1115
Tarih
11 Şubat 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2020/1342 K.2021/2187
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/1342 K.2021/1119
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2020/1343 K.2021/1075
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/1344 K.2021/3191
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2020/1344 K.2021/2188
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/1344 K.2021/945

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.