İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/2298 K.2021/2249

Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.02.2019 tarih ve 2017/397 E- 2019/107 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-esastan kabulüne dair Antalya…

Esas2020/2298Karar2021/2249Tarih10 Mart 2021Okuma4 dk · 787 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/2298 E., 2021/2249 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Mart 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

787 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.02.2019 tarih ve 2017/397 E- 2019/107 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 21.02.2020 tarih ve 2019/1065 E- 2020/272 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı Çağlarca İnş. Kuy. Turz. San. ve Tic. Ltd.

Şti.'nden ilama dayalı alacağının bulunduğunu, şirket hakkında Antalya 3. İcra Müdürlüğünün 2016/1684 Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, ancak şirketin haczedilebilir malının bulunmadığını, davalıların şirketin vergi kayıtlarına matrahsız beyanda bulunarak şirketin ticari faaliyetini fiilen sonlandırdıklarını, şirketin yüklenicisi olduğu çok sayıda inşaat olmasına rağmen mal varlığının bulunmadığını, şirketin kat karşılığı sözleşmeleri ile edindiği taşınmazların satıldığının tespit edildiğini, şirket ortaklarının sorumlu olmamasının hakkaniyete uygun olmadığını,

ortakların borçtan kurtulmak amacıyla yaptığı işlemlerin hukuken korunamayacağını, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması gerektiğini ileri sürerek davacının şirketten olan alacağının müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili; şirketin 2017 yılı itibari ile davacı alacağı dışında borcunun kalmadığını, davacı alacağının da ödeneceğini, şirketin faal olduğunu, ancak satışını yaptığı dairelerin parasını tahsile çalıştıklarını, tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisinin uygulama olanağının bulunmadığını, limited şirketin üçüncü kişilere olan borcu nedeniyle ortakların mal varlığına gidilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava dışı şirketin 09.05.2013 tarihinden sonra iştigal konusu olan inşaat imalatı yapmadığı, gelirinin bulunmadığı, 2013 yılından sonra zarar ettiği, davalıların yetkilisi oldukları şirketin içinin usulsüz yöntemlerle boşaltarak davacı alacağının ödenmesini engellediklerinin ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili ve davalılar vekilleri istinaf etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi'nce; davacının davalıların kendisini zarara uğratma kastı ile hareket ettiğini ispata yönelik delil bildirmediği, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisinin eldeki davada uygulanma yerinin bulunmadığı, 6102 sayılı TTK.'nın 556. maddesinde alacaklıların sorumluluk davası açma hallerinin düzenlendiği ve bu maddede iflas şartına değinildiği, bu sebeple şirketin mal varlığını kaybetmiş olmasının, ödeme gücünün olmamasının, aciz halinde olması gibi hususların alacaklıların sorumluluk davası açmaları için yeterli görülmediği,

dava dışı şirketin teknik anlamda bir mahkeme kararı ile iflasının gerektiği, bu hususun sorumluluk davalarında dava şartı niteliğinde olup, söz konusu dava şartına riayetsizlik halinde davanın usulden reddi gerektiği, somut olayda borçlu şirketin iflas ettiğine yönelik bilgi bulunmadığı,

mahkemece AAÜT'nin 7/2. maddesi uyarınca davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı bu nedenle davalıların istinafının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. md. uyarınca re'sen sebeple esastan kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın dava şartı yokluğundan usulden redddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, aşağıda belirtilen husus dışında dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, büyük ölçüde aynı maddi olgulara dayalı olmakla birlikte iki ayrı hukuki nedene dayalı olarak varlığı ileri sürülen alacağın davalı gerçek kişilerden tahsili istemine ilişkindir.

Davacı vekilince, şirketin tüm faaliyetlerinin, şirketin iki ortağı olan davalıların kişisel mal varlıkları üzerinden sürdürüldüğü, şirket borçlu görünmekle birlikte aslında borcun davalılar üzerinde doğmuş bulunduğu ileri sürülerek, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması suretiyle iş kazası nedeniyle doğan borcun davalılara ait bir borç niteliğinde olduğunun tespit ve tahsili istemiyle davalılara husumet yöneltilmiş olup bu yöndeki istek bakımından davacının sıfatının bulunduğu kuşkusuz olduğu gibi istinaf başvurusunda da bu yönlere değinildiği açıktır.

Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında verilen kararın gerekçesinde bu yönde bir değerlendirmeye değinilmiş ise de, davacı yanca bu yolda sunulan delillerin ne sebeple kabul olunmadığı yeterince gerekçelendirilmediği gibi anılan hukuki nedene dayalı olarak açılan dava kesimi bakımından da sonuç doğuracak şekilde dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp hüküm bu yönü itibariyle gerekçeyle de çelişmektedir.

Bu durumda, Bölge Adileye Mahkemesince davacının bu iddiası üzerinde durulup sunulan delillerin değerlendirilmesi ve sonucuna göre açıklanan nedene dayalı dava kesimi bakımından esas yönünden bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yöne ilişkin olarak bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/2298, K. 2021/2249, 10 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/2298
Karar No
2021/2249
Tarih
10 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/2299 K.2021/2243
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2020/2300 K.2021/5893
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/2300 K.2021/2621
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/2300 K.2021/6235
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/2301 K.2021/4770
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2020/2301 K.2021/3029

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.