İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/2384 K.2022/2316

Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.11.2016 tarih ve 2014/874 E- 2016/647 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Ankara Bölge Adliye…

Esas2020/2384Karar2022/2316Tarih23 Mart 2022Okuma6 dk · 1.149 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/2384 E., 2022/2316 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Mart 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.149 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.11.2016 tarih ve 2014/874 E- 2016/647 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.03.2020 tarih ve 2017/833 E- 2020/339 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı mirasçıları vekilince duruşmalı, davalı vekili tarafından duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,

duruşma için belirlenen 22/03/2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı Yapı Kredi vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı bankanın 02.05.2012 tarihinde müvekkilinin hesabında 3.710.000.-TL olduğunu e-maille bildirdiği halde 03.05.2012 tarihli varlık ekstresinde tutarın 2.756.416.-TL olarak göründüğünü, mevduat hesabında olması gereken tutarın yanlış bildirildiğini, usulsüz bilgilendirme ve bu bilgilendirme üzerinden devam eden yatırım işlemleri sebebiyle davacının hesabında eksilme meydana geldiğini, müvekkilinin yatırım kararlarını kendisine bildirilen bakiyeler üzerinden aldığını, yani parasını bu bakiyeler üzerinden kıyaslayarak yatırıma yönlendirdiğini,

mudinin daha fazla getiri elde ettiğini düşündürüldüğü yatırımın araçlarına yönlenmesinin tabi olduğunu, ancak bakiyeler yanlış bildirildiği için davacının yatırımlarında alacağı kararların sakatlanıp zarara uğradığını ileri sürerek şimdilik 100.000.-TL sözleşmeye ve haksız fiile dayalı zararın 02.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müfettiş raporuna göre müşterinin talimatı ile yapılan işlemler sonucu 520.938.-TL zarar, talimatsız işlemler sonucu 101.809.-TL kâr elde ettiğinin anlaşıldığını, Risk Bildirim Formunda oluşabilecek risklerin açıklandığını, davacının verdiği talimatlar doğrultusunda borsa zararının doğduğunu, doğru bakiye bildirilmiş olsa dahi bir şeyin değişmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının talimatı bulunmadan yapılan yatırım işlemlerinden zarara uğramadığı, talimatı üzerine yapılan yatırım işlemlerinden zarar gördüğü, davalı banka çalışanının salt e-posta ile davacıya banka kayıtlarına uymayan hesap bakiyesi ve portföy bildirimi yapmış olması davalıya yüklenebilecek kusurlu bir davranış olarak kabul edilmediği,

Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formundaki risk bildirimleri karşısında aracı kuruluş olan banka çalışanının yatırım işleminin yapılması yönündeki tavsiyelerinden dolayı her hangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, bu tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olduğu, davacının yapılan yatırım işlemlerine ilişkin risklerle ilgili bilgilendirildiği, davalı bankaya atfı kabil olan ve hafif nitelikte dahi bir kusurunun bulunmadığı, davacının talimatı sonucu yapılan yatırım işlemlerden kaynaklanan zarara katlanması gerektiğinin kabul edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili, tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davalı bankanın davacının hisse senedi alım- satım işlemlerini, Yapı Kredi Menkul Değerler A.Ş.'nin acentesi sıfatıyla yürüttüğü, davalı bankanın aracı kurumun acentesi sıfatıyla oluşan zarardan sorumlu olduğu, davacının dava konusu işlemlerin gerçekleşmesinden önce 04.09.2008 tarihinde Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formu imzaladığı, anılan risk bildirim formunun risk bildirimi bölümünün 2. maddesinde, sermaye piyasası işlemlerinin çeşitli oranlarda risklere tabi olduğu.

4. maddesinde, aracı kuruluşun piyasalarda yapılacak işlemlere ilişkin müşteriye aktaracağı işlemler ve yapacağı tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olabileceğinin müşteri tarafından dikkate alınması gerektiği.

5. maddesinde, sermaye piyasası araçlarının alım satımına ilişkin olarak aracı kuruluşun yetkili personelince yapılacak teknik ve temel analizin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği ve bu analizlerde yapılan öngörülerin kesin olarak gerçekleşmeme olasılığının bulunduğunun dikkate alınması gerektiği; son paragrafında ise, müşterinin tasarruflarını bu tip yatırımlara yönlendirmeden önce dikkatli bir şekilde araştırma yapması gerektiğinin düzenlendiği, anılan form ile davalı banka çalışanının yatırım işlemi yapılması yönündeki tavsiyelerinden dolayı davalı bankanın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı,

bu tavsiyelerin eksik ve doğrulanmaya muhtaç olduğu, davacının yapılan yatırım işlemlerine ilişkin riskler ile ilgili bilgilendirildiği, bu durumda, yatırım, alma- satma kararı veren davalı bankanın bu kararı nedeniyle müşterinin uğrayacağı zarara (riske) katlanmak durumunda olduğu, dolayısıyla hisse senedi alma- satma kararının yatırımcı tarafından verilmesi halinde, Sermaye Piyasası İşlemleri Risk Bildirim Formunu imzaladığı da dikkate alınarak, bu yatırım kararı nedeniyle (hisse senedinin değer kaybetmesi üzerine) oluşacak zarara da yatırımcının katlanmasının doğal olduğu,

dava konusu olayda ise, bütün yatırım kararlarının davalı banka çalışanı tarafından verilmiş ve uygulanmış olduğundan davalı bankanın verdiği hizmetin, sermaye piyasası aracı alım- satımına aracılık faaliyeti değil, portföy yöneticiliği faaliyeti olduğu dikkate alındığında, davacının hesap bakiyesi hakkında yanlış bilgilendirilmiş olması nedeniyle davacıda oluşan güvenin devamı sağlanarak davacının başka bir kurumla çalışması engellendiğinden davalı banka gerçekleşen zarardan sorumlu olduğu,

hal böyle olunca, imzaladığı Risk Bildirim Formunda açıkça yazmasına rağmen davacı tarafından sermaye piyasası araçlarının alım satımına ilişkin olarak aracı kuruluşun yetkili personelince yapılacak teknik ve temel analizin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği ve bu analizlerde yapılan öngörülerin kesin olarak gerçekleşmeme olasılığının bulunduğunun dikkate alınmaması,

davalı banka çalışanı ile yapılan görüşmelerden de anlaşılacağı üzere ve davacının tasarruflarını bu tip yatırımlara yönlendirmeden önce dikkatli bir şekilde araştırma yapma yükümlülüğünü yerine getirmemesinin davacının uzun süredir bireysel bazda yatırım işlemleri ile uğraştığının da dosya kapsamından anlaşılması nedeniyle Dairemizce davacının uğranılan zararda %40 oranında kusurlu olduğu, davalı bankanın ise, işin gerektirdiği mesleki dikkat ve özeni göstermemesi, bu doğrultuda gerekli önlemleri almaması,

çalışanının davacı- müşteriyi yaklaşık 1,5 yıl süre içinde banka uzantılı e-posta adresinden defalarca mesaj göndermek suretiyle davacının davalı banka nezdindeki varlığı hakkında yanlış bilgilendirmesine engel olmaması, davacıyı bilgilendiren tüm konularda yeterli bilgilendirme ve şeffaflığı sağlamadan ve Sermaye Piyasası Mevzuatı uyarınca gerekli portföy yönetimi sözleşmesini imzalamadan/imzalatmadan davacı hesaplarındaki sermaye piyasası araçlarını ve diğer varlıklarını yönetmesi ve böylece sermaye piyasası mevzuatına aykırı davranması nedeniyle zararın meydana gelmesinde %60 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı,

davalı bankanın teftiş kurulunca 13.07.2012 tarihli Soruşturma Raporunda belirtilen 419.129.-TL zarar nedeniyle davalı bankanın zararın %60'ına tekabül eden 251.477,40 TL'den sorumlu olduğu, taleple bağlı kalındığı,

davacı tarafından davalıya hitaben keşide edilen 31.07.2012 tarihli ihtarnamenin tebliğ tarihi olan 02.08.2012 tarihi ve verilen 3 günlük ödeme süresi gözetilerek dava dilekçesinde talep edilen 100.000.-TL'nin temerrüt tarihi olan 06.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı görüldüğü gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,

davanın kabulü ile 100.000.-TL'nin 06.08.2012 tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı, davacının mirasçıları vekili ile davalı vekili temyiz etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 3.815,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5.123,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 23/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/2384, K. 2022/2316, 23 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/2384
Karar No
2022/2316
Tarih
23 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/2390 K.2022/7459
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/2391 K.2022/7973
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/2394 K.2022/7201
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/2397 K.2022/7200
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2020/2399 K.2022/7185
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/2450 K.2022/3543

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.