KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2020/2417 E., 2020/3903 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2020
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.01.2017 tarih ve 2013/384 E- 2017/45 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.07.2018 tarih ve 2017/1289 E- 2018/1079 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı borçlu arasındaki sözleşmeye göre, mal teslimlerinin yapıldığını, bedellerinin ödenmediğini, ihtarname tebliğine rağmen ödenmeyen alacağının tahsili için takibe başlanıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, belirterek davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı ile davacı arasında imzalanan genel satın alma anlaşmasına göre, taraflar arasında çıkacak anlaşmazlıklarda davalının ticari defter ve kayıtlarının delil olacağının düzenlendiğini, davacı ile yaptığı sözleşmeler gereğince “lojistik ve servis seviyesi kaybı bedeli”, “denetim ve analiz bedeli”, “hizmet bedeli”, “aktivite katılım bedeli”, “ciro primi” gibi maliyetler nedeniyle tedarikçilerin alacaklarında sözleşme gereğince fatura karşılığı kesinti yaptıklarını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının düzenlediği faturaların tamamının davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının 56.697,47 TL alacaklı olduğu, davalının kendi defterlerinde kayıtlı olup da davacının defterlerinde kayıtlı olmayan faturalar ve bu faturaların tevsik edici “lojistik ve servis seviyesi kaybı bedeli”, “denetim ve analiz bedeli”, “hizmet bedeli”, “aktivite katılım bedeli”, “ciro primi” gibi belgelerin) i̇braz edilmediği, davalı bu faturalar nedeniyle davacıdan alacaklı olduğunu ve cari hesap borcundan düşülmesi gerektiğini ispatlayamadığı,
faturaların davacıya teslim edildiğini de i̇spat edemediği, alacak belirlenebilir olduğundan davacı lehine i̇cra inkar tazminatına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, taraflara ait ticari kayıtlarda, davalı tarafından düzenlenen fatura ve ödeme belgelerinin, karşı tarafa tebliğ edildiği ispat edilmediği, anılan faturalarla ilgili olarak davacının aleyhine kendi defterlerinde kayıt bulunmadığı, davacı alacağının faturalara dayandığı, anılan alacağın, belli ve bilinebilir nitelikte olduğu, davalı tarafın delil sözleşmesine ilişkin bir sözleşme dosyaya sunamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/2417, K. 2020/3903, 7 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama