İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/2547 K.2021/1140

Taraflar arasında görülen davada Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.05.2018 tarih ve 2013/298 E- 2018/173 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye…

Esas2020/2547Karar2021/1140Tarih11 Şubat 2021Okuma6 dk · 1.152 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/2547 E., 2021/1140 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Şubat 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.152 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Çorum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.05.2018 tarih ve 2013/298 E- 2018/173 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.10.2018 tarih ve 2018/1209 E- 2018/1380 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ... ’nin davacı şirket aleyhine kambiyo senetlerine dayalı olarak icra takipleri yaptığını, takiplere dayanak olan bonolarda şirket kaşesi üzerindeki imzanın, dava dışı, davacının eski yönetim kurulu başkanı ...’a ait olduğunu, ...’a kambiyo senedi tanzim yetkisi verilmediği gibi, davacı şirketin eski ortağı olan ... dışındaki davalıların dava dışı ...’dan olan şahsi alacakları için şirket adına bonoların tanzim edildiğini, bu hususun konu ile ilgili soruşturma dosyasındaki davalı beyanlarıyla ispatlanacağı, takip alacaklısı ...’nin de diğer davalıların akrabaları olduğu,

davacı şirketin bonolardan sorumlu olmadığı halde cebri icra tehdidi altında kısmi ödeme yaptığını, ayrıca takibe konu edilmeyen bonoların da bulunması nedeniyle bunların tespitinin gerektiğini ileri sürerek, davacının takipler ve takibe konu edilmeyen bonolar nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitini, davalılara ödenen bedelin faizi ile birlikte istirdadını talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, dava dışı ..., davacı şirketin yönetim ve temsil yetkisine sahip yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalılar ..., ... ve ...’in davacı şirketten alacaklı olmaları nedeniyle bonoların tanzim edildiğini, bonoların illetten mücerret olduğunu, yetkiye dair diğer iddiaların şirketin iç meselesi olduğunu, diğer davalı ... ’nin davalı ...’in damadı olduğunu ve ...’in davacı şirketten doğan bir kısım hakkının kızına ait olacağı düşüncesiyle damadına ciro silsilesine uygun olarak ciro ve temlik edildiğini savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalıların dava konusu senetleri, davacı şirketten olan alacakların tahsili için düzenlendiğini savundukları, dava dışı ... hakkındaki ceza yargılamasındaki davalı beyanlarından ise dava konusu bonoların davalıların hisse devri karşılığı tanzim edildiğinin anlaşıldığı, bonolar nedeniyle davacının borçlu olmadığı, davalıların bu durumu bilerek hareket ettikleri, davalı ... ’nin bonoların son hamili ve lehtar davalı ...’in damadı olduğu,

isticvap ve ceza yargılamasındaki çelişkili beyanları ile akrabalık ilişkisi nedeniyle davalının iyiniyet iddiasına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takiplere dayanak bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, takip sırasında ödenen bedelin davalı ... ’den istirdadına, tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, davalıların menfi tespit davasının görüldüğü hukuk yargılamasındaki beyanları ve davacı şirketin eski yöneticisi ...’ın ceza yargılaması sırasında tanık beyanlarının farklılık oluşturduğu gibi her ne kadar kambiyo senetleri illetten mücerret olsa da ceza yargılamasındaki beyanlar ve bu davada sunulmuş protokol neticesinde senedin veriliş sebebinin irdelenmesi gerektiği, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Davalılar ..., ... ve ... yönünden yapılan temyiz isteminin incelenmesinde, yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından adı geçen davalılar yönünden yapılan temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Davalı ...’in, davaya konu bonolarda herhangi bir sıfatının bulunmaması nedeniyle davanın bu davalı yönünden pasif husumet yokluğundan dolayı reddi gerekirken, bu davalı yönünden de davanın kabulü doğru görülmemiştir .

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar ..., ... ve ...'in temyiz istemlerinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, HMK'nın 373. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 11.02.2021 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi durumunda Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilecek istinaf red harcının maktu mu yoksa nisbi mi olacağına ilişkindir.

492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı",

(1) sayılı Tarifenin III karar ve ilam harcı başlıklı 1/a madddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı",

1/e maddesinde de "yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı" düzenlenmiştir.

Bölge Adliye Mahkemelerinde işin esasını hüküm altına aldığı kararlar, ilk derece mahkemesinin yerine geçerek verdiği ve icrai kabiliyeti söz konusu olan kararlardır. Bu kararlar ise, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 6100 sayılı HMK 353/1-b-2,3 maddelerine göre davanın kabulü veya reddi yönünde verilen kararlardır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının İstinaf incelemesi sonucunda doğru bulunarak verilen "istinaf başvurusunun esastan reddi" kararı davanın esası hakkında verilen ve işin esasına bölge adliye mahkemesince girilip verilmiş ve icra edilecek bir karar değildir. İlk Derece mahkemesi kararı geçerliliğini sürdürmektedir.

Bu itibarla konusu belli bir değere ilişkin davada, davalının istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı 1 sayılı Tarifenin III-1-a maddesinde ifade edilen "esas hakkında" karar niteliğinde bulunmadığından Bölge Adliye mahkemesince nisbi değil, maktu karar ve ilam harcının alınması gerekmektedir.

Başvurunun esastan reddinde, aslında davanın esasına girilmemekte, ilk derece mahkemesi kararı doğru bulunduğundan dava hakkında ayrıca karar verilmemektedir. Kanun koyucunun buradaki "esastan" ifadesini, istinaf başvurusu sırasında dilekçeye, harca, süreye vb. şekli hususlara ilişkin bir eksiklik olmaması, istinaf sebeplerinin incelenerek ilk derece kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık bulunmamasıdır. (Pekcanıtez-Usul-Medeni Usul Hukukun Sh. 2270 vd)

Aksi düşüncenin kabulü T.C. Anayasası'nın 73/3 maddesindeki "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağına" ilişkin temel hükme de aykırılık teşkil edecektir ki vergi ve harç yükümlülüğü konusunda kıyas veya yorum yoluyla yükümlülük getirilmesi mümkün değildir.

Somut uyuşmazlıkta, nisbi değere tabi bulunan davada, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ve nisbi karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı hükmedilen karar ve ilam harcı yönünden yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir.

Diğer taraftan davalılar ..., ... ve ...'in tüm temyiz itirazları reddedilmesine, kararın kesinleşmesine rağmen, adı geçen davalılar yönünden onama kararının verilmemesi de isabetli değildir. Zira davalı ... yönünden kararın bozulması, bozma gerekçesine göre temyiz itirazları reddedilen diğer davalıların hukuki durumları hiçbir şekilde etkilemeyeceği gibi, aleyhlerine bir sonuç da doğurmayacaktır.

Onama kararının verilmemesi durumunda tüm temyiz itirazları reddedilen ve haklarındaki karar kesinleşen davalılar yönünden dava şeklen derdest olmaya devam edecek, davacının, bu davalılar yönünden kesinleşmiş kararı icra ettirmesi mümkün olmayacaktır. Bu hal ise T.C. Anayasasının 141/son maddesinde ifa edilen davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması ve HMK 30. maddesinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesine de aykırıdır.

Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi kararında hükmolunan nisbi karar ve ilam harcının, maktu karar ve ilam harcı olarak düzeltilmesi suretiyle davalılar ..., ... ve ... yönünden kararın HMK 370/1 maddesi gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/2547, K. 2021/1140, 11 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/2547
Karar No
2021/1140
Tarih
11 Şubat 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2020/2547 K.2021/2052
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/2547 K.2021/1465
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2020/2548 K.2021/1789
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2020/2549 K.2021/1817
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2020/2549 K.2021/652
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2020/2550 K.2021/1196

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.