KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2020/2683 E., 2020/5109 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2020
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.04.2017 tarih ve 2015/1040 E. - 2017/485 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 09.11.2018 tarih ve 2017/1689 E.- 2018/1497 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı Anatolya ... A.Ş. arasında 04.09.2012 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının da bu sözleşmenin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine, alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali, takibin devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı ile dava dışı şirket arasında 04.09.2012 tarihinde akdedilen genel kredi sözleşmesini davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı TBK'nın 584. maddesi uyarınca, eşlerden birinin mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceği, bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmesinin şart olduğu, davalının sözleşme tarihinde evli olduğu,
dosyaya eş rızası alındığına dair herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığından, davalının kredi sözleşmesinde yer alan kefaletinin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinin 04.09.2012 tarihinde imzalandığı, bu sözleşmede, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan davalının eşinin rızasının bulunmadığı, davacı tarafca, davalının eşinin rızası olduğuna dair herhangi bir belge sunulmadığı gibi böyle bir iddia da olmadığı, sözleşmenin 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı TBK'na tabi olduğu, bu kanunun 584. maddesi uyarınca davalı eşin rızası alınmadığından sözleşmenin davalı açısından geçersiz olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/2683, K. 2020/5109, 17 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama