KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2020/2684 E., 2020/6987 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2020
Karar Metni
561 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kiracılık sıfatının tespiti - tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 24/11/2020 tarihinde davacı vekili Av. ... ile davalı şirket temsilcisi Naci Kepezkaya ile vekili Av. ... geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, taraflar arasında 22/01/2010 tarihli rödövans sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme gereği tüm yükümlülüklerini yerine getirdiği halde davalının 06/05/2010 tarihli ihtarname ile haksız olarak sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini, fesih ihtarnamesinde iddia edilen hususların gerçeğe aykırı olduğunu, davalının tek taraflı feshinin hukuki sonuç doğurmayacağını belirterek öncelikle 22/01/2010 tarihli rödovans sözleşmesinin feshinin geçersizliğinin tespitine, rödövans sözleşmesinin geçerliliği ile yürürlükte olduğunun tespitine, aksi kanaatte olunması halinde ise sözleşmeye aykırı hareket eden davalıdan 2.000.000 TL cezai şartın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, sözleşmenin feshinin haklı nedene dayalı olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın reddine yönelik olarak verilen karar Dairemizin 26/03/2019 tarih ve 2017/8193-2019/2555 E/K sayılı ilamı ile; davacı tarafça sunulan sözleşmenin mahkeme dışı sulh sözleşmesi niteliğinde olup olmadığın değerlendirilmesi ve varılacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; sunulan sözleşmenin davaya son veren taraf işlemi niteliğinde olmayıp Mahkeme içi sulhe dönüştürülemediği belirtilmek suretiyle işin esası incelenmiş ve davalının sözleşmeyi fesihte haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; söz konusu karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının yerinde olmayan tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 9. maddesinde, "tahliye ve kiracılık sıfatının tespiti davalarında bir yıllık kira bedeli tutarı, kira tespiti ve nafaka davalarında tespit olunan kira bedeli farkının veya hükmolunan nafakanın bir yıllık tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmı gereğince hesaplanacak miktarın tamamı, avukatlık ücreti olarak hükmolunur. Bu miktarlar, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre belirlenmiş bulunan ücretten az olamaz.'' düzenlemesi yer almaktadır.
Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen davalarda vekalet ücreti, nispi tarifeye göre hesaplanır. Davanın tamamen veya kısmen kazanılması ya da reddedilmesi halinde ise, nispi vekalet ücreti kabul ya da reddedilen müddeabihin değeri üzerinden hesaplanır.
Somut olayda; dava kiracılık sıfatının tespiti davası olup, davalı yararına harcı yatırılan bir yıllık kira bedeli üzerinden nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine karar verilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki, ikinci bentlerde belirtilen yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/2684, K. 2020/6987, 24 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama