KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2020/2949 E., 2021/2351 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2021
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 30.01.2018 tarih ve 2016/781 E. - 2018/57 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.02.2019 tarih ve 2018/1103 E. - 2019/193 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından davacı aleyhine 27.150,00 USD bedelli bonoya dayanılarak icra takibi başlatıldığını, taraflar arasında ticari ilişki olmadığını, bonodan malen ibaresi yer almasına rağmen herhangi bir mal alım satımının gerçekleşmediğini, bir ceza davasında davalının zararının giderilmesi için davacı tarafından 27.100,00 USD tutarında bono verilerek borcun bir kısmının üstlenildiğini, davacının Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında davalı aleyhine tanıklık yapması nedeniyle senedin icra takibine konu edildiğini ileri sürerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini ve kötüniyetli takip başlatıldığından %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının takibe konu bono yönünden imza inkarı ya da irade fesadı ya da sahtelik iddiasında bulunmadığını, davacı ile damadının kuyumcu dükkanı işlettiklerini, davacının davalıdan almış olduğu altınlara ilişkin 27.150,00 USD tutarında fatura düzenlendiğini ve karşılığında takibe konu senedin alındığını, ayrıca alışverişin davalının ticari defterlerine kayıtlı olduğunu, davacının iddialarına yönelik yazılı delil sunmadığını savunarak, davanın reddini ve %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere göre, menfi tespit davasına ve davacı hakkındaki takibe dayanak bononun malen kaydı içermesi bu durumun bononun mal teslimine karşılık verildiğine ilişkin davalı iddiasını desteklemesi, davacının bononun düzenlenme amacını yazılı bir belge ili ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, davacının davasını ispatlayamadığı, ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/2949, K. 2021/2351, 11 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama