KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2020/3172 E., 2021/4639 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2021
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14/07/2017 tarih ve 2015/1157 E- 2017/973 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine , istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 13/09/2019 tarih ve 2018/593 E- 2019/1737 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının kendi kişisel işlemleri için aracı olduğu tanıdığına takip konusu çeki verdiğini, akabinde çekin ilgili yerlere ulaşmadan kaybolduğunu, çek iptali için dava açtıklarını ve ödemeden men yasağı kararı verildiğini, davacının çekte bulunan kişileri tanımadığını, davacı keşideciden sonra ciranta Ofnur Elektrik Ltd. Şti ile herhangi bir ticari ilişkilerinin bulunmadığını, çekin de bu şirkete teslim edilmediğini, davalıların kötüniyetli olduklarını ileri sürerek çek nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine, takibin davacı yönünden iptaline ve davalılar aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ofnur Elektrik Ltd. Şti vekili, davalının BC Yapı Ltd. Şti'ne yurtdışında yaptığı işlerden dolayı şirket sahibinin kardeşi olan keşideci tarafından çekin verildiğini, davacının iddialarının haksız olduğunu, aynı kişinin davalıya verdiği pek çok çekin bulunduğunu, bu çeklerin de itirazsız ödendiğini, çek iptali davası açan ... isimli şahsın çekte cirosu bulunmadığını, davanın tamamen uydurma olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davalının düzgün ciro silsilesi ile çekte meşru hamil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davada ispat yükünün 6102 sayılı TTK'nun 792.maddesi uyarınca davacıda olduğu, davacının çeki kendi kişisel işlemleri için tanıdığına verdiğini belirttiği, davalıların kötü niyetli olarak çeki teslim aldığına dair bir belge sunulmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, somut olayda ispat yükünün davacıda olduğu, dava konusu çekin ciro silsilesinde de kopukluk bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/3172, K. 2021/4639, 1 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama