İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/3408 K.2020/5192

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 13.12.2018 tarih ve 2018/1152-2018/1582 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde…

Esas2020/3408Karar2020/5192Tarih19 Kasım 2020Okuma5 dk · 962 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/3408 E., 2020/5192 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Kasım 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

962 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 13.12.2018 tarih ve 2018/1152-2018/1582 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı bankanın müvekkili aleyhine genel kredi sözleşmesine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi ve genel haciz yolu ile iki ayrı takip başlattığını, takiplerin itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, davacının davalı bankaya olan toplam borcunun 8.055,31 TL olduğunu, buna rağmen davalı yanca icra takiplerinde toplam 67.925,91 TL'nin talep edildiğini ileri sürerek müvekkilinin 8.055,31 TL'lik kısım üzerinde talep edilen miktardan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve %40'tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borcunu ödememesi üzerine aleyhine icra takiplerine girişildiğini, takiplerin usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddine ve %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 13.02.2013 tarihli 2012/17976 E. 2013/2700 K. Sayılı ilamı ile “Davalı banka Gaziantep 11. İcra Müdürlüğünün 2010/6324 sayılı dosyasından 22.11.2010 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçmiş, aynı banka aynı kişi aleyhine Gaziantep 11. İcra Müdürlüğünün 2010/8325 sayılı dosyasından 24.11.2010 tarihinde ilamsız icra takibi yapmıştır.

Takip borçlusu ... alacaklı bankaya toplam 8.055,31 TL haricinde borçlu bulunmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davalı bankanın takip tarihi itibari ile 13.058,28 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle talep fazlası 54.867,63 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.Davacı kredi borçlusu tarafından davalı banka lehine 70.000.- TL bedelli limit ipoteği tesis edilmiştir.

Alacaklı banka İİK'nın 45. maddesi uyarınca ipotek limitine kadar oluşan alacağı için kredi borçlusu aleyhine ilamsız icra takibi yapamaz. Ancak davacı borçlu dava dilekçesinde 8.055,31 TL için dava açmadığından ve mahkemece sorumlu tutulduğu 13.058,28 TL yönünden hükmü temyiz etmediğinden kazanılmış haklar da gözetilerek ilamsız takiple ilgili uyuşmazlık karara bağlanmalıdır.

Davalı banka tarafından başlatılan ipotekli takiple ilgili kredi borcunun miktarını saptayan bilirkişi raporuna davalı tarafından gerekçeleri de gösterilmek suretiyle itiraz edilmiştir.

Mahkemece, itirazlar yönünden ek rapor alınmadan eksik incelemeye dayalı karar tesisi doğru olmadığı gibi 5411 sayılı Bankacılık Kanunun'un Geçici 13. maddesi atfı uyarınca davalı bankanın tazminatla sorumlu tutulup tutulamayacağının karar yerinde tartışılmaması de isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 15.05.2015 tarihli 2015/4351 E. 2015/6508 K. sayılı ilamı ile “1-Dava menfi tespit davası mahiyetinde olup dava tarihi itibariyle menfi tespite konu olan borç miktarının hükümde açıkça belirtilmesi gerekir.

Mahkemece ''...davanın kısmen kabulu ile davacı tarafın 8.055,31 TL asıl alacak üzerindeki borç ve ferileri ile sorumlu olmadığının tespitine'' şeklinde hüküm kurulmuş olması infazda tereddüde yol açacağından isabetsizdir.

2-Kabule göre de, 13.02.2013 tarihli bozma kararımızda, 10/02/2012 tarihli mahkeme kararı davacı tarafından temyiz edilmemiş olduğundan kazanılmış haklar gözetilerek sadece dava konusu ipotekli takiple ilgili kredi borcu tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiği belirtilmiş olmasına rağmen, mahkemece hem ilamsız hem de ipotekli takip yönünden rapor alınıp ve değerlendirme yapılmadan, dolayısıyla bozma kararının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden karar verilmesi de doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 27.06.2018 tarihli 2017/1139 E. 2018/3651 K. sayılı ilamı ile "Davacı davalı bankadan aldığı kredi nedeniyle bankaya kendi taşınmazı üzerinde ipotek tesis ettirdiğini banka tarafından kredi hesabı kat edilerek gerçek borcunun 8.055,31 TL olmasına rağmen hem ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla hem de tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ilamsız takip başlatıldığını belirterek 8.055,31 TL üzerindeki takiplerden dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir.

İİK’nun 45. maddesinin 1. fıkrası “Rehinle temin edilmiş alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir." hükmü uyarınca davacı borcu rehinle temin etmiş olduğundan ilamsız icra yoluyla takip yapılamaz. Öncelikle rehine müracaat zorunluluğu vardır.

Öte yandan davacının 8.055,31 TL olan borcu mahkemenin 10.02.2012 tarihli 2011/91 E. - 2012/98 K. sayılı ilamı ile 13.058,28 TL olarak saptanmış ve bu karar davacı tarafından temyiz edilmediği için davalı lehine usuli kazanılmış hak doğmuştur.

Yerel mahkemece kazanılmış haklara riayet edilmeyerek ve davacının borçlu olmadığı miktarın belirtilmesi gerekirken menfi tespit hükmü yerine müspet tespit hükmü kurulduğu için bozulduğu halde yeniden müspet tespit hükmü kurularak bozmanın gereğinin yapılmaması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uylarak yapılan yargılamaya göre; daha önceki kararların davacı tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle 13.058,28 TL açısından borçlu olduğu davalı lehine kazanılmış hak oluşturduğu, alınan raporlar ile ipotekli takiple ilgili borcu nedeniyle takip tarihi itibariyle borcun asli ve ferileri ile beraber 14.771,67 TL olduğu, bu nedenle bunun üzerindeki 53.154,24 TL açısından borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2- Davalı banka rehnin paraya çevrilmesi yoluyla 33.837,67 TL, ilamsız takip yoluyla 34.088,52 TL alacak tutarı üzerinden takip başlatmış ise de tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla alacak talebinde bulunduğunu, esasen menfi tespit davasına konu olan alacak her ikisinin toplamı değil, takip dosyalarında miktarı fazla olan 34.088,52 TL bedelli takip dosyasıdır. Nitekim davacı da harcı bu tutar üzerinden ikmal etmiştir. Mahkemece kabul ve ret hükmü kurulurken toplam dava değeri 34.088,52 TL olduğu kabul edilerek kabul ve ret oranına göre yargılama gideri ve harca hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile dava değerinin 67.925,91 TL olduğu kabul edilerek davalı aleyhine gereğinden fazla harca hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda bir numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, iki nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/3408, K. 2020/5192, 19 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/3408
Karar No
2020/5192
Tarih
19 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2020/3408 K.2020/9829
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/3408 K.2020/6342
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2020/3409 K.2020/10118
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/3409 K.2020/6959
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2020/3409 K.2020/5389
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/3409 K.2020/5069

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.