İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/341 K.2020/4833

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.03.2018 tarih ve 2016/210 E- 2018/362 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair…

Esas2020/341Karar2020/4833Tarih9 Kasım 2020Okuma4 dk · 798 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/341 E., 2020/4833 K.·Mahkemesi :bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Kasım 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

798 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.03.2018 tarih ve 2016/210 E- 2018/362 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 27.11.2019 tarih ve 2018/1233 E- 2019/1699 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin davalı şirkette uzun yıllar satış departmanı müdürü olarak görev yaptığını, davalı şirket ortaklarından ...’un 05.12.2005 tarihinde kendi şirket hisselerinin %1,6'sını, ...’in 06.12.2005 tarihinde kendi şirket hisselerinin % 1,6'sını ve ...’un ise 06.12.2005 tarihinde kendi şirket hisselerinin % 0,8'ini davacıya devrettiğini, devirlerin pay defterine davacının sözlü taleplerine rağmen işlenmediğini, şirket ortaklarının çıplak pay niteliğindeki hisselerini müvekkiline alacağın temliki usulüne göre devrettiğini, devrin geçerli olduğunu,

şirkete 2016 yılından gönderilen ihtara rağmen devirlerin şirket pay defterine işlenmediğini ileri sürerek, davacının devraldığı toplamda % 4 payın, davalı şirket pay defterine kaydına ve durumun ticaret siciline tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davacı vekili birleşen davada, bahse konu hisse devir sözleşmelerinin pay defterlerine işlenmemesi nedeniyle aslında davacının hakkı olup davalı ortaklara ödenen kâr payı ve diğer alacakların tespiti ile davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili, devir sözleşmelerinin geçerli olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İlk derece mahkemesince, hisse devir sözleşmelerinde devir bedelinin gösterilmediği aynı zamanda bu devir bedellerinin ödendiğine dair bir belgenin bulunmadığı, çıplak payla ilgili olarak davalı anonim şirketin hisse senedinin devrine onayının bulunduğuna ilişkin bir belgenin de bulunmadığı, 08.11.2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere ticaret sicil kayıtlarında ve ana sözleşmede ilan konusunda farklı bir düzenlemenin de olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, asıl dava reddedildiği için de hak sahibi olunmayan senetten dolayı kâr payı v.s . alacak talebinde bulunulamayacağı gerekçesi ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Bu karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce, asıl ve birleşen davada zamanaşımı itirazı bulunduğu halde mahkemece bu yönde olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de kararın davacı tarafça istinaf edilmesi ve bu hususun istinaf dilekçesinde ileri sürülmemesi nedeniyle istinaf incelemesinde bu konuda bir değerlendirme yapılmadığı, şirket ana sözleşmesinin 7. maddesine göre hisse senetlerinin hamiline yazılı olduğu, 6. maddesinde de şirket sermayesinin 500.000,00 TL olduğu, her biri 1.000,00 TL değerde 500 hisseye bölündüğü ve esas sermayenin tamamen taahhüt edilmiş ve %25’in nakten ve tamamen ödendiği,

geriye kalan 3/4’ünün, yönetim kurulunca alınacak kararlar dairesinde peşin ve taksitler halinde ödeneceğinin belirtildiği, hisselerin devrine ilişkin belgelerde zilyetliğin devredildiğine dair bir ibare bulunmadığı gibi, kısa elden teslim şartlarının da oluşmadığı, bu nedenlerle taraflar arasında geçerli bir devir sözleşmesi bulunmadığı, sözleşme tarihleri ve dava tarihi nazara alındığında aradan 10 yıldan fazla süre geçtikten sonra davacının dava açmasının TMK.2 maddesinde düzenlenen iyiniyet ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu,

ilk derece mahkemesi gerekçesi ve tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, hisse devir sözleşmelerinin şirket pay defterine kayıt ve tescili, kâr payı ve diğer alacakların tespiti ile davalı gerçek şahıslardan tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı asıl ve birleşen davalarda davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince “Hisse devrine ilişkin belgelerde zilyetliğin devredildiğine dair bir ibare olmadığı,

kısa elden teslim şartlarının oluşmadığı ve davacının 10 yıldan fazla zaman geçtikten sonra dava açmasının TMK 2.maddede düzenlenen iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğu” şeklindeki ilk derece mahkemesinin gerekçesinden farklı gerekçelerle davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 353/1-b. 2. maddesi "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir." hükmünü haiz olup, anılan hüküm doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekirken HMK 353/1-b-1. maddesi uyarınca başvurunun esastan reddine dair karar verilmesi yerinde görülmediğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen bozulmasına karar vermesi gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/341, K. 2020/4833, 9 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/341
Karar No
2020/4833
Tarih
9 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2020/344 K.2020/5015
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2020/345 K.2020/6739
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2020/345 K.2020/7241
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2020/345 K.2020/2349
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2020/347 K.2020/3765
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2020/348 K.2020/2711

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.