İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/4352 K.2021/6663

Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10.05.2018 tarih ve 2016/1834 E- 2018/574 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Adana Bölge Adliye…

Esas2020/4352Karar2021/6663Tarih29 Kasım 2021Okuma5 dk · 951 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/4352 E., 2021/6663 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Kasım 2021
Mahkemesi
ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

951 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 10.05.2018 tarih ve 2016/1834 E- 2018/574 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 19.06.2019 tarih ve 2018/1124 E- 2019/681 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu taşınmaz üzerine dava dışı bir kişinin davalı bankaya olan borçlarının teminatı olmak üzere ipotek tesis edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine banka tarafından müvekkili ve borçlu aleyhine ipotek takibi başlatıldığını, bu aşamadan sonra müvekkilinin bankayla sözlü olarak yaptığı anlaşma gereğince ipoteğin kaldırılması için bankaya 3 kalemde 80.000,00 TL ödeme yaptığını ancak ipoteğin kaldırılmadığını ve taşınmazın satıldığını, müvekkilinin sorumluluğunun taşınmazın satış bedelinden ibaret olması sebebiyle yapılan 80.000.- TL ödemenin bankanın sebepsiz zenginleşmesine sebep olduğunu,

belirtilen tutarın tahsili için banka aleyhine yaptıkları takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kendisine ait taşınmazın tapu kaydındaki ipoteğin kaldırılması açıklamasıyla davalı bankanın kredi kullandıran şubesi nezdindeki hesaba üç kalemde toplam 80.000,00 TL tutarında havale yaptığı, buna rağmen davalı banka tarafından ipotek veren davacı ile dava dışı kredi müşterisi aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle yapılan icra takibinde davacıya ait ipotekli taşınmazın üçüncü kişiye satıldığı ve satış bedelinin davalı bankaya ödendiği, davacının kredi

sözleşmelerinde müşterek borçlu ya da kefil konumunda olmadığı, davacının kredi borçlarından sorumluluğunun ipotek verilen taşınmazın bedeli ile sınırlı olduğu, ipotekli taşınmazın satılması karşısında davacının esasen ipoteğin kaldırılması amacına yönelik olarak yaptığı 80.000,00 TL tutarındaki ödeme yönünden davalının davacı aleyhine sebepsiz olarak zenginleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, ipotek resmi senedinin 4. maddesiyle, borcun toplamının ipotek miktarını aşması halinde borcun tamamı ödenmeksizin sadece ipotek tutarı ödenerek ipoteğinin fekkinin talep edilemeyeceği ve borca mahsuben yapılan her ödemenin öncelikle ipotek miktarını aşan kısımdan mahsup edileceğinin düzenlendiği, davacı yanca, ipoteğin fekki için banka ile anlaşmaya varıldığı ve bu amaçla 3 kalem halinde toplam 80.000,00 TL ödeme yapıldığı iddia edilmişse de davalı yan taraflar arasında böyle bir anlaşma yapıldığını kabul etmediği gibi davacı tarafında da bu hususun yazılı delille ispatlanamadığı,

dava dilekçesiyle yemin deliline açıkça dayanılmadığı için bu hususta yemin de teklif edilemeyeceği, fazladan ödendiği iddia edilen 80.000,00 TL’nin ipotek bedeli olan 260.000,00 TL'den daha düşük olduğu, kaldı ki, ipotek resmi senedinin 4. maddesine göre, borcun tamamı ödenmeden ipoteğin fekkinin talep edilemeyeceği, borcun 592.226,22 TL’ye ulaştığı ve ipotek bedelinden fazla olduğu, bu hale göre, davacı tarafından yapılan ödemenin resmi ipotek senedinin 4. maddesinde belirtildiği şekilde dava dışı Bülent Özbek'in borcuna mahsuben yapılan bir ödeme olarak kabul edilmesi gerektiği ve fazladan yatırılan ödeme niteliği taşımadığı,

davacının yaptığı ödemeyi ancak borçludan talep edebileceği gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, bölge adliye mahkemesince, yazılı gerekçeyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

Davacının maliki olduğu taşınmaz üzerine dava dışı bir şahsın davalı bankaya olan borçlarının teminatı olmak üzere ipotek tesis edildiği ve yapılan icra takibi sonucunda taşınmazın paraya çevrilerek satış bedelinin davalı banka tarafından tahsil edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının bankayla olan anlaşma gereğince ipoteğin kaldırılması için ödediğini iddia ettiği 80.000.- TL’nin davalının sebepsiz zenginleşmesine yol açıp açmadığı noktasında toplanmaktadır.

Bölge adliye mahkemesince, davacı yanın ipoteğin fekki için banka ile anlaşmaya varıldığı ve bu amaçla 3 kalem halinde toplam 80.000,00 TL ödeme yapıldığını iddia ettiği ancak davalı yanca taraflar arasında böyle bir anlaşma yapıldığı kabul edilmediği gibi davacı tarafından da bu hususun yazılı delille ispatlanamadığı, bu nedenle yapılan ödemenin lehine ipotek verilenin borcuna mahsuben yapılan bir ödeme olarak kabul edilmesi gerektiği, davacının yaptığı bu ödemeyi ancak borçludan talep edeceği belirtilmişse de dosyaya sunulan dekontlarda ödemenin ipoteğin 126.000.- TL bedel karşılığında kaldırılması için yapıldığı açıkça belirtilmiştir.

Davalı banka yapılan ödemeyi dekontta yazılan açıklamaya itiraz etmeksizin kabul ettiğine göre söz konusu ödemenin bankayla yapılan anlaşma gereğince ipoteğin kaldırılması için yapıldığı ve davacının bu hususu ispat ettiği kabul edilmelidir. Bu

noktada değinilmesi gereken diğer bir husus ise, taraflar arasında her ne kadar ipoteğin 126.000.- TL bedel karşılığında kaldırılması hususunda anlaşmaya varılmış ise de davacının kararlaştırılan bedelin ancak bir kısmını ödeyebilmesi sebebiyle davalı bankanın sözleşmeyi feshederek taşınmazı paraya çevirdiği başka bir deyişle sözleşmenin tarafların iradesi doğrultusunda uygulamaya konulmadığı hususudur.

Bu hale göre, davalı bankanın belirtilen sözleşmeye göre tahsil ettiği 80.000.- TL’yi iade etmekle yükümlü olup olmadığının tartışılması gerekmektedir. Hemen belirtmek gerekir ki, 3. kişi ipoteğinde taşınmaz malikinin sorumluluğu borcun ifa edilmemesi halinde taşınmazın paraya çevrilmesine katlanmaktan ibarettir.

Taşınmazın satılmasından elde edilen miktar, alacaklının alacağının tamamını karşılamaya yetmezse, alacaklı, alacağın karşılanmayan kısmı için, borçtan kişisel olarak sorumlu olmayan malike başvuramaz. Somut olayda ipotekli taşınmaz paraya çevrilip, bedeli banka tarafından tahsil edildiğine göre davacının sorumluğu son bulmuştur.

Davacının sorumluluğu bu suretle son bulduğuna ve taraflar arasındaki sözleşme tarafların ortak iradesine uygun olarak yürürlüğe konulmadığına göre, davalı bankanın tahsil ettiği 80.000.- TL’yi iade etmesi gerektiği açık olup, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 29/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/4352, K. 2021/6663, 29 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/4352
Karar No
2021/6663
Tarih
29 Kasım 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/4353 K.2021/6258
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/4355 K.2021/6213
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/4359 K.2021/6217
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/4362 K.2021/6366
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/4363 K.2021/11836
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/4365 K.2021/12332

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.