İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/4734 K.2021/1922

Taraflar arasında görülen davada Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.02.2014 tarih ve 2011/45-2014/77 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış…

Esas2020/4734Karar2021/1922Tarih2 Mart 2021Okuma6 dk · 1.264 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/4734 E., 2021/1922 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Mart 2021
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.264 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ayvacık Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26.02.2014 tarih ve 2011/45-2014/77 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasında tek satıcılık sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 2. maddesi gereğince söz konusu ürünlerin satış, dağıtım ve pazaryeri, fuar ve sergi konusunda tüm yetkilerin davacı firmaya verildiğini, davalı birlik ile yapılan sözleşmeye güvenen davacı firmanın organik et ürünlerinin satışı için ekip kurduğunu, birçok mağaza ve büyük marketlerle görüşüp sözleşme imzaladığını, ayrıca söz konusu ürünlerin tüm Türkiye'de tanıtımını yaparak bu hususta bir çok masraf yaptığını,

sözleşmenin sorunsuz bir şekilde ilerleyip davacı firmanın et satımına başladıktan bir süre sonra birlik yöneticisi ...'in sözleşmenin devamının kendi elinde olduğunu, isterse bu sözleşmeyi sona erdireceğini söyleyerek davacı firmadan kendi adına haksız para ve menfaat talep ettiğini, taleplerinin kabul edilmeyince de sözleşmeyi sona erdireceğini bildirdiğini, davalı birlik yöneticilerinin sözleşmeyi sona erdirmeden davacıya hayvan satmayı durdurduğunu, yapılan tüm görüşmelerin neticesiz kaldığını, Ekim 2010 tarihinde İstanbul'da yapılan, İstanbul Ekolojik Fuarına katılıp burada ürünlerini sergi ettiklerini,

yine bu fuarda birlik yöneticilerinin "Cityfarm" adlı firma ile anlaşıp taraflarından habersiz olarak bu firmaya organik et satmaya başladıklarını, söz konusu durum öğrenildiği zaman davalıya ihtarname gönderildiğini, sözleşmenin 7. maddesinin A fıkrası uyarınca davalı birlik yöneticilerinin Ekim 2010 tarihinden sonra taraflarına hiçbir ihtarda bulunmadan başka firmalara mal satmaya başladığını, taraflarınca gönderilen ihtardan hemen sonra geçmiş tarihli bir karar alarak sanki daha önce karar verilmiş gibi kötü niyetle işlem yaptıklarını,

sözleşme maddesi gereği davacı firmanın sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde öncelikle birlik tarafından ihtar edilmesi, ihtara rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediği takdirde sözleşmeyi feshedebileceği taraflar arasında kararlaştırıldığını, oysa 09.11.2010 tarih ve 13 numaralı birlik kararında sözleşmenin feshine karar verildiğini, bu karara dayanarak taraflar arasında yapılan sözleşmenin feshi işleminin açıkça sözleşmeye aykırı olduğunu, davalı birlik yöneticilerinin 09.11.2010 tarih ve 13 numaralı kararı almadan önce Ekim ayında fuara katılıp başka firmalara mal satmaya başladıklarını,

davalı birlik yöneticilerinin sözleşmenin feshine dair davacıya gönderdiği 04.01.2011 tarihli ihtarında daha önce 30.11.2010 tarihinde ihtar gönderdiklerini belirttiklerini, davalı birlik tarafından gönderildiği ileri sürülen 30.11.2010 tarihli ihtarın davacı firmaya ulaşmadığını, böyle bir ihtardan davacı firmanın haberinin bulunmadığını, söz konusu ihtarın davacı firmaya ulaşmış olması halinde dahi yapılan işlemlerin yine sözleşmeye aykırı olduğunu, davacı firmanın davalı birliğe borcunun bulunmadığını,

davalı birliğin ihtarda belirttiği tüm hususların gerçek dışı olduğunu ileri sürerek 09.11.2010 tarihli sözleşmenin feshi kararının haksızlığının tespitine, zarar unsuru oluştuğundan haksız fesihten dolayı davalının sözleşme maddesi gereği brüt asgari ücretin 200 katını ihtar tarihi olan 25.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile ödenmesine karar verilmesine, davacının sözleşmeden dolayı uğramış olduğu zarar ile yoksun kalınan kar olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davalı birliğin 5200 sayılı Kanuna tabi olup bu kanun kapsamında kurulduğunu ve bu kanun kapsamında faaliyette bulunduğunu, 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanunun 1. maddesinin tarımsal üretici birliklerinin kuruluşu, işleyişi, yönetimi, görevleri ve denetimine ilişkin hükümleri kapsadığını, yine kanunun 5. maddesinde birliğin görevlerinin düzenlendiğini, 5200 sayılı Kanun ve özellikle 1,5,7,8 ve 11. maddeleri incelendiğinde, birliğin davacının dayandığı 02.03.2010 tarihli sözleşmeyi imzalamaya yetkisi bulunmadığını, bu sözleşmenin yok hükmünde olup mutlak butlan ile batıl olduğunu,

birliğin ancak üyelerine yardımcı olmak için sözleşmeli üretim kapsamında örnek tip sözleşme hazırlayabileceğini, doğrudan kendi adına yada üyelerini temsilen sözleşme imzalayamayacağını ve mal sevk ve satışı yapamayacağını, birliğin vergi mükellefi ve tacir olmadığını, davaya dayanak yapılan sözleşmenin 5200 sayılı Kanuna açıkça aykırı olduğundan dolayı BK 19. ve 20. maddeleri gereğince hukuken geçersiz olan sözleşmeye dayanılarak cezai şart ve tazminat, zarar ile yoksun kaldığı bir kâr talebinde bulunulamayacağını,

bir an için sözleşmenin usul ve yasaya uygun olarak düzenlendiği ve mutlak butlan ile batıl olmadığı ihtimalinin düşünülmesi halinde ise, davacının sözleşme feshedilmeden önce kendisine hayvan satışının durdurulduğu iddiasının gerçek olmadığını, davalı birliğin sözleşmenin 5. maddesine uygun hareket ettiğini ancak davacının 5. maddesine aykırı hareket ederek hayvan bedellerini zamanında ödemediğini, ayrıca 5.000,00 TL teminat bedelini yatırmadığını, davacının sözleşmedeki yükümlülükleri ısrarla yerine getirmemesi nedeni ile sözleşmenin haklı olarak davalı tarafça feshedildiğini,

sözleşmenin 5. maddesinin c fıkrası gereğince teminat bedeli tamamlanmadan yeni bir kesime izin verilmeyeceğini, yani hayvan bedellerinin hayvanın tesliminde hemen ödeneceğini ancak davacı firmanın sözleşmenin başından itibaren bu maddeye uymadığını, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan 21.07.2010 tarihli ek sözleşme ve bu sözleşmenin 2. maddesi gereğince davacının 31.07.2010 tarihine kadar haftada 5 adet toplam 25 adet hayvan almayı taahhüt ettiğini ancak davacı firmanın bu taahhüdüne uymadığını ve bu hayvanları almadığını, sözleşmenin haksız feshinin söz konusu olmadığını,

davalı yönünden herhangi bir kötüniyetin söz konusu olmadığını, sözleşmenin 2. maddesine göre davacının fesih tarihine kadar ürünlerin satışı ve dağıtımı hakkına sahip olduğunu, davalı birliğin kendisini tanıtma ve ürünlerin reklamını yapma amacı ile fuara katılmasının sözleşmeye aykırı olmadığını, 5200 sayılı Kanuna göre de fuarlara katılmak ve ürünün tanıtımını yapmak birliğin görevleri arasında olup yasal bir zorunluluk olduğunu, ayrıca tüzüğün 22. maddesi gereğince birlik üyelerinin ürettikleri malın %10'unu kendi olanakları ile birlikten bağımsız ve habersiz diledikleri kişiye satma hak ve yetkilerinin bulunduğunu,

bir an için cezai şart ve tazminat talebinin incelenebileceği ihtimalinin düşünülmesi halinde, davacının bu maddeye göre talepte bulunabilmesi için öncelikle alıcının sözleşme hükümlerine uymasının gerektiği ve davalı birliğin başka bir alıcıya mal satması şartı olduğunu, ayrıca davacının talep ettiği cezai şart ve tazminatın çok fahiş olup ahlak ve adaba aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 02.03.2010 tarihli tek satıcılık sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 2 yıllık süreç için düzenlendiği ve taraflar arasında sözleşmenin fiili olarak kısmen uygulandığı, sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi niteliğinde olması nedeniyle her iki tarafada hak ve yükümlülük yüklediği,

sözleşmenin 2. maddesiyle Ayvacık İlçesi Organik Kırmızı Et Üreticileri Birliğinin 2 yıl süreyle alıcı Ecrin Organik Ürünler Seracılık İnşaat Turizm Ticaret Sanayi Limited Şirketini münhasır alıcı ve dağıtıcı olarak kabul ettiğini ve davacı Ecrin Organik dışında başka hiç bir kişi ya da kuruluşa söz konusu malları vermemeyi taahhüt ettiği, sözleşmenin 5. maddesinin B fıkrasına göre ise davacı alıcının sistemin güvenli işleyişi için satıcının hesabına 5.000,00 TL'yi teminat bedeli olarak 19.04.2010 tarihine kadar yatırmayı taahhüt ettiği,

yine sözleşmeninm 5. maddesinin C fıkrasının 2. bendinde davacı alıcının alım yaptığı hayvanların bedeline ilişkin ödemeyi hangi şekilde yapacağının belirtildiği, sözleşmenin 5. maddesinin D fıkrasında ise davacı alıcının kesilen hayvanlara ilişkin bedeli ödeyememesi durumunda teminat olarak yatırılan 5.000,00 TL'den satış bedelinin karşılanacağı, 5.000,00 TL den oluşan eksilme 5.000,00 TL'ye tamamlanmadan yeni bir kesime izin verilemeyeceğinin imza altına alındığı,

davalı vekilinin 07.12.2011 havale tarihli delil listesinde sunulan ve davacı tarafça 26.02.2014 tarihli bilirkişi raporlarına karşı sunulan itiraz beyanlarını içerir dilekçeye kadar karşı çıkılmayan 21.07.2010 düzenleme tarihli ek protokole göre davacı alıcının belli miktarda hayvan alımı için taahhüt verdiği, ancak bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı alıcının hem teminatı yatırmadığı hem de taahhütte bulunulan kadar hayvan alımının yapılmadığı,

davalı satıcının ise sözleşmede belirtilenin aksine dava dışı üçüncü bir firmaya organik et satışı yaptığı böylece sözleşme şartlarına her iki tarafın da riayet etmediği ve her iki tarafında kusurlu olduğu, bu durumda hiç kimsenin kendi kusurundan dolayı hukuken korunmaya değer bir menfaatinin olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı taraf vekilleri temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 02/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/4734, K. 2021/1922, 2 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/4734
Karar No
2021/1922
Tarih
2 Mart 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/4734 K.2021/3819
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2020/4735 K.2021/2265
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2020/4735 K.2021/4474
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2020/4736 K.2021/1251
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/4737 K.2021/2198
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/4738 K.2021/1923

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.