İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/4824 K.2020/5025

Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29/06/2017 tarih ve 2016/480 E- 2017/339 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine - esastan kabulüne dair Antalya…

Esas2020/4824Karar2020/5025Tarih12 Kasım 2020Okuma6 dk · 1.249 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/4824 E., 2020/5025 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Kasım 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.249 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 29/06/2017 tarih ve 2016/480 E- 2017/339 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine - esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 15/10/2018 tarih ve 2018/122 E- 2018/1555 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,

duruşma için belirlenen 10.11.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı tarafından davalıya satılan 160 paket glifosat OPA emtiasının, Şangay'dan yüklendiğini, davalıya teslim edildiğini, bedelinin ödenmediğini, 29.12.2015 tarihli ihtarın sonuçsuz kaldığını, Mersin 5. İcra Müdürlüğü’nün 2015/566 esas sayılı dosyasında başlatılan takibe itiraz üzerine takibin durduğunu iddia ederek, davalının itirazının iptaliyle takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı şirketin yabancı olup takip ve dava için teminat yatırması gerektiğini, takip alacağı belgelerin tercümelerinin ödeme emrine eklenmediğini savunarak takibe itirazları doğrultusunda davanın reddi ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesi’nce, dosya kapsamı ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının 14.03.2015 ve 28.03.2016 tarihli konişmentolar ile Şangay Limanı’ndan yüklediği glifosat OPA'yı Mersin Limanı’nda borçluya teslim ederek iki adet fatura düzenlediği, faturaların davalı defterlerinde yer aldığı, ancak teslim ispatlanmış olmasına rağmen davalının fatura bedellerini ödediğini ispatlayamadığı, Çin Menşei ülkeler arasında karşılıklı teminat aranmayacağı ve ifa yeri Mersin Mahkemeleri’nin yetkili olduğundan davalının teminat ve yetki itirazlarının yersiz olduğu,

davalının takipten önce temerrüde düşürüldüğü gerekçesiyle, itirazın iptali isteminin kabulüne, alacak faturaya dayanıp likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi’nce, (1) bilirkişi raporuyla takibe konu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğunun, bu durumda fatura içeriğinin davalıya teslim edildiğinin anlaşıldığı, kaldı ki davalının faturaların defterlerinde kayıtlı olmadığı ya da muhteviyatını almadıklarına ilişkin herhangi bir savunmasının da bulunmadığı, ancak ödeme olgusunu ispat edemediği, davalının icra takibinde icra müdürlüğünün yetkisine de itiraz ettiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ifa yerinin Mersin olduğu, bu sebeple davalının yetki itirazının yerinde olmadığı,

davalı tarafın icra takibinde alacaklı olan şirketin teminat vermek zorunda olduğunu ve bu şirketin alacağını Çin ülkesindeki diğer bir şirkete temlik etmiş olmasının teminattan muafiyeti gerektirmediğini, davacı tarafa borcu olmadığını savunduğu, icra takibini Yaunker Chemical Ltd.

Şti.’nin başlattığı, daha sonra 23.05.2016 tarihinde alacağın Çin ülkesinde bulunan davacı şirkete temlik edildiği, Çin ülkesi ile aramızdaki hukuki, ticari ve cezai konularda adli yardımlaşma anlaşmasının 28.09.1992 tarihinde imzalandığı,

her ne kadar icra takibi başlatan şirketin bulunduğu ülke itibariyle adli yardımlaşma anlaşması imzalanmamış ise de, takip konusu alacağın temliki nedeniyle temlik alan şirketin tabii olduğu Çin ülkesi ile ülkemiz arasında adli yardımlaşma anlaşması olduğundan davacı alacaklının anlaşmanın 16. maddesi uyarınca dava masrafları için ayrıca teminat vermekle yükümlü olmayacağı gibi yargı masrafını da ülkemiz vatandaşlarıyla aynı şartlar ve kapsamda ödeyeceği, bu hükümlerin hükmi şahıslar hakkında da uygulanacağı,

bu durumda temlik alan ve Çin ülkesine tabii şirketin gerek icra takibinde gerekse eldeki itirazın iptali davası açması sırasında teminat yatırmasına gerek olmadığı, öte yandan davalının icra takibinde ödeme emrinin iptali için Mersin 3. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2016/50 esas sayılı dosyasında dava açtığı, ancak dava tarihi itibariyle icra takibinin ayakta olduğu, İcra Hukuk Mahkemesi’nce yargılama sonunda ödeme emrinin iptaline karar verilse dahi sadece yeniden ödeme emri tebliği gerekeceği, takibin geçerliliğini etkilemeyeceği, bu sebeple İcra Hukuk Mahkemesi’ne açılan davanın sonucunun beklenmesi gerekmediği,

davalının bu yönlere ilişkin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, (2) davacının dava dilekçesinde, takip konusu asıl alacak olan 90.000,00 USD'nin dava tarihindeki döviz kuru üzerinden değeri olan 276.066,00 TL'yi harca esas değer olarak gösterdiği, faize ve ferilere yönelik itirazın iptalinin istenmediği, ilk derece mahkemesince taleple bağlılık nazara alınarak davalının icra takip dosyasındaki asıl alacağa yönelik itirazının iptaline karar vermek gerekirken talep aşılarak faiz ve ferileri de kapsama alınmak suretiyle itirazın iptaline karar verilmesinin doğru olmadığı,

davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulünün gerektiği, sonuç olarak yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle resen ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile hükmün (1) numaralı bendinin kaldırılarak yerine "davanın kabulüne, davalının Mersin 5. İcra Müdürlüğü’nün 2016/566 esas sayılı takip dosyasında asıl alacak miktarı olan 90.000,00 USD'nin takip tarihindeki TL kuru üzerinden 272.142,00 TL'lik kısmına vaki itirazın iptaline,

icra takibinin bu miktarda asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca USD cinsinden mevduata uygulanan yıllık faiz ve alacağın fiili ödeme gününde Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı ile icra giderleri, vekalet ücreti ile birlikte tahsiline imkan verecek tarzda devamına," ibaresinin yazılması gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle,

resen ve davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/480 esas ve 2017/339 karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalının Mersin 5. İcra Müdürlüğü’nün 2016/566 esas sayılı takip dosyasında asıl alacak miktarı olan 90.000 USD'nin takip tarihindeki TL kuru üzerinden 272.142,00 TL'lik kısmına vaki itirazın iptaline,

icra takibinin bu miktarda asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca USD cinsinden mevduata uygulanan yıllık faiz ve alacağın fiili ödeme gününde Merkez Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden Türk Lirası karşılığı ile icra giderleri, vekalet ücreti ile birlikte tahsiline imkan verecek tarzda devamına, asıl alacağın takip tarihindeki TL kur karşılığı olan 272.142,00 TL'nin % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde davacı yandan yabancılık unsuru nedeniyle teminat alınmasının gerekmediğine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353-b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin, bu yöne dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İtirazın iptali davası, İİK'nun 67. maddesinde düzenlenmiş kendine özgü bir dava türü olup, icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçluya gönderilen ödeme emrine süresi içerisinde itiraz edilmesi bu dava için özel bir dava şartı olarak öngörülmüştür.

Eldeki itirazın iptali davasının konusunu oluşturan Mersin 5. İcra Müdürlüğü’nün 2015/566 esas sayılı takip dosyasında gönderilen ödeme emri, Mersin 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2018/379 esas ve 2018/518 karar sayılı ve 13.09.2018 tarihli kararı ile iptal edilmiş, İcra Hukuk Mahkemesi’nce verilen işbu karar Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından 04.03.2019 tarihinde onandığı gibi karar düzeltme istemi de 24.06.2019 tarihinde red edilmiştir.

Bu durumda usulüne uygun bir ödeme emri ve itiraz bulunmamakta olup, itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğu gözetilerek İcra Hukuk Mahkemesi’nde dava konusu icra takibine ilişkin yürütülen davanın sonucu beklenilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken mahkeme sonucu beklenmeksizin yeniden ödeme emri düzenlenebileceği yönünde farazi gerekçe ile karar verilmesi doğru değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıdaki (1) nolu bend uyarınca davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK’nın 373/2 maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 12.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/4824, K. 2020/5025, 12 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/4824
Karar No
2020/5025
Tarih
12 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2020/4824 K.2020/5905
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2020/4825 K.2020/5025
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/4825 K.2020/4971
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/4825 K.2020/6496
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/4826 K.2020/18483
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/4826 K.2020/15724

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.