İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/4825 K.2020/4971

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.11.2017 tarih ve 2014/966 E- 2017/1321 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye…

Esas2020/4825Karar2020/4971Tarih11 Kasım 2020Okuma5 dk · 1.039 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/4825 E., 2020/4971 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Kasım 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.039 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 22.11.2017 tarih ve 2014/966 E- 2017/1321 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 14.11.2018 tarih ve 2018/526 E- 2018/1051 K. sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,

duruşma için belirlenen 10.11.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.

Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ... tarafından iki ayrı icra takibine konu edilen çekleri nakit para ihtiyacının olması ve durumunu bilen diğer davalı ...’ın nakit parayı diğer davalıdan temin edeceğini söylemesi üzerine davacının, davalı ...’a keşide etme yetkisi olmadığından sahte imza ile keşide edilen lehdarı olduğu çekleri diğer davalıya verilmek üzere verdiğini, ancak davalı ...’in nakit para vermediğini ve çekleri de iade etmediğini, davalılarla herhangi bir ticari ilişkisi olmayan davacının bedelsiz çekler için davalı ... tarafından başlatılan takibin haksız olduğunu belirterek icra dosyalarından dolayı borçlu bulunulmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının her iki icra takibinden dolayı icra hukuk mahkemelerinde de dava açıldğından bu davayı açmasında hukuki yararı olmadığını, 280.000 USD karşılığı takip yapıldığını, ikinci takibin tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla hak kaybı olmaması için yapıldığını, sahte keşideci imzalı çekleri bilerek cirolayan davacının bu iddiasına sığınamayacağını, çekte lehdar ve ciranta olan davacının imzasını kabul ettiğini ve davalı iyiniyetli hamile karşı kişisel defilerini ileri süremeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... davaya cevap sunmamıştır.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davalı hakkında tefecilik suçundan açılan ve beraat kararı verilen ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesinde yarar görülmediği, uyuşmazlığın çözümünün hukuki değerlendirmeye bağlı olduğu, davacının çeklerin lehtar ve cirantası durumunda olduğundan çeklerden sorumlu olduğu,

keşideci yönünden temsil ve imza yetkisi hususlarında ileri sürdüğü iddiaların davanın esasına tesir etmeyeceği, davacının para almadan iki ayrı çek verdiğine dair iddiasının olağan hayat akışına ve basiretli tacir davranışına aykırı olduğu ve çeklerin düzenlenip verilmiş olmasının karşılığında bir para alındığına karine olduğu, bu karinenin aksinin ancak yazılı yahut kesin delillerle ispat edilebileceği, her ne kadar ...'ın süreçte çelişkili ifadeleri varsa da, davacı ile davalı ... arasındaki ilişkiyi sağlayan bu kişinin kendi aleyhine olacak biçimde beyan ve ifade vermesinin makul olmadığı,

davalı ...’in çek bedelleri kadar takip yapmadığı, sadece ödediğini iddia ettiği 280.000 USD karşılığı olmak üzere takip yaptığı ve çekin kayıtsız şartsız borç ikrarını içerdiği nazara alındığında, davacının çek karşılığında para almadığı iddiasını destekleyecek hiçbir veri bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, şartlar oluşmadığından davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince,davacı takip konusu çeklerde lehtar ve ciranta durumunda olduğundan keşideci yönünden temsil ve imza yetkisi hususlarında ileri sürdüğü iddiaların eldeki davayı etkilemeyeceği ve davacının ciranta sıfatıyla çeklerden sorumlu olduğu, davacı tarafça takip konusu çeklerin teminat çeki olduğu iddia edilmekte olup çek ödeme vasıtası olduğundan teminat iddiasının yazılı delille kanıtlanması gerektiği, iddianın tanıkla ispat edilemeyeceği,davalı tarafından 280.000 USD borç verildiği iddia olunmakta olup Bursa 16.İcra Müdürlüğü 2011/13793 esas sayılı dosyası ile anılan miktarın TL değeri üzerinden takip başlatıldığı,

aynı İcra Müdürlüğü’nün 2011/15173 esas sayılı dosyasında ise yine aynı miktar üzerinden ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip yapıldığından davalının kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyeceği, dosya kapsamına göre mahkeme kararı ve gerekçesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, icra takibine konu iki ayrı çekten dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davaya konu çeklerde, davacı ... lehdar ciranta, davalı ... ikinci ciranta, diğer davalı ... ise çeki ciro yolu ile davalı ...’dan devir ve temlik alan 3. ciranta ve yetkili hamil konumundadır.

Davalı ... davacının bedelsizlik iddiası konusunda 17.12.2013 tarihli celsede. “Ben Garanti Bankasında nakit yönetmeni olarak çalışıyordum. ...'i de banka müşterisi olduğu için tanıyorum. ...'i de yine bankadan dolayı tanıyorum. ...'in paraya ihtiacı vardı. Kendisini ...'e götürdüm. Orada konuşuldu ve 280.000 USD talep ettik. Kendisi bize bu parayı temin edip verebileceğini söyledi. Karşılığında da teminat olarak bizden çek talep etti. Biz de çeki verebileceğimizi söyledik.

Bu şekilde kendisini tanıyıp güvendiğimden çeki parayı henüz almadan verdik......280.000 USD ...'den alınamadı.’’şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalının bu beyanı dikkate alındığında çeklerin bedelsiz olduğu bu davalı yönünden subüta ermiş bulunmaktadır. Bu nedenle davalı ... yönünden davanın kabul edilmesi gerekirken reddedilmesi doğru olmamıştır.

Davacının diğer davalı ...’e yönelik davasında ise; davacı, dava konusu çeklerin bedelsiz olduğunu bilerek kötüniyetle bu davalı tarafından ciro ile alındığını iddia ettiğine göre TTK’ nun 687 maddesine göre " poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri başvuran hamile karşı ileri süremez. Meğer ki hamil poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." hükmü gereği bu iddiasını tanık dahil her türlü delille ispat edebilir. Ancak mahkemece davacı tarafından delil dilekçesinde gösterilen kötüniyete ilişkin deliller toplanmamıştır.

Kötüniyet iddiası davacı tarafından ispatlandığı takdirde bu davalı hakkındaki davanın da TTK’nun 687. maddesi gereğince kabulü gerekir.

Kötüniyet iddiası ceza davası dışında ispat edildiğinde ceza davası sonucunun beklenmesine gerek olmayacaktır.

Kötüniyet iddiası davacı tarafından ispat edilemediği takdirde ise; davacının şikayeti üzerine her iki davalı hakkında dava konusu çeklerle ilgili tefecilik ve dolandırıcılık suçundan açılan Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/540 esas sayılı dosyasındaki ceza davası beraat kararı ile sonuçlanmış ise de Maliye Hazine vekilince temyiz edilmiş, dosya halen Yargıtay’da olup henüz kesinleşmemiştir. Bu kararın Yargıtay incelemesi sonucu bozulması ve her iki sanığın müsnet suçtan mahkum olmaları ve kararın kesinleşmesi halinde TBK'nun 74. madde ( BK. 53 m.) uyarınca ceza davasında verilecek mahkumiyet kararının dayandığı maddi vakalar hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olacağından ceza davası kararının sonucu beklenmeksizin karar verilmeside doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesinin 14.11.2018 tarih ve 2018/526 esas- 2018/1051 karar sayılı kararının BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 2.540.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/4825, K. 2020/4971, 11 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/4825
Karar No
2020/4971
Tarih
11 Kasım 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2020/4825 K.2020/6496
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2020/4826 K.2020/18483
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2020/4826 K.2020/15724
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2020/4826 K.2020/5670
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/4826 K.2020/5027
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2020/4827 K.2020/6764

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.