KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2020/7878 E., 2022/455 K.·Mahkemesi :fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2022
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.07.2020 tarih ve 2020/117 E. - 2020/215 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının TPMK nezdinde “DAPSAN+Şekil” ibareli markalarının olduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2012/17077 sayılı “DABLAN ASANSÖR+ Şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere kötüniyetli başvuruda bulunduğunu, başvurunun ilanı üzerine davacı tarafından itiraz edildiğini, davacının itirazlarının reddedildiğini, oysa başvurunun davacının markaları ile benzer olduğunu ve davacının tanınmış markaları ile iltibas yaratma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davalı başvurusu ile davacı markasının iltibas yaratmadığını, kötüniyet yönündeki iddiaların zeminsiz olduğu, marka başvurusunun davalının soy ismi olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacıya ait “DAPSAN+Şekil” markası ile davalıya ait “DABLAN ASANSÖR+Şekil” markasında dikkat çeken benzer nitelikteki baskın unsurların “DAPSAN” ve “DABLAN” ibareleri olduğu, taraf markaları bütün olarak karşılaştırıldığında da tescilli oldukları mal ve hizmet sınıflarının bilinç düzeyi yüksek olan ortalama tüketici kitlesi nezdinde 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarınca iltibas ihtimali bulunmadığı, taraflara ait markaların ilişkilendirme ve karıştırma ihtimalinin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/7878, K. 2022/455, 20 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama