İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/8513 K.2022/3926

Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 28.02.2018 tarih ve 2016/217 E- 2018/59 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine dair Bursa Bölge…

Esas2020/8513Karar2022/3926Tarih23 Mayıs 2022Okuma5 dk · 1.099 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2020/8513 E., 2022/3926 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Mayıs 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.099 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 28.02.2018 tarih ve 2016/217 E- 2018/59 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.10.2020 tarih ve 2018/2073 E- 2020/1034 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin 2001 yılından bu yana sigortacılık alanında acente olarak faaliyet gösterdiğini, resmi ticaret unvanında “YÖNET” ibaresinin kullanıldığını, davalının ise mali müşavirlik hizmeti yaptığını, 2003/01980 nolu YÖNET ibaresini 36. sınıf olan sigortacılık hizmeti sınıfında tescil ettirdiğini, davalının markayı hizmet sınıfıyla bağlantılı olarak kullanmadığını, 556 Sayılı KHK’nın 14. maddesine göre, tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı neden olmadan kullanılmayan markaların hükümsüz kılınacağını, sigorta hizmetinin sigortacılar tarafından verilebileceğini,

marka tescilinin iştigal konusu ile alakasının olmadığını, müvekkilinin YÖNET ibaresinin daha önceden kullandığını, maruf hale getirdiğini, gerçek hak sahibinin davacı olduğunu ileri sürerek, davalı markasının kullanmama nedeniyle iptalini, sicilden terkinini, iptal edilmemesi durumunda 36. sınıf hizmet sınıfıyla ilgili olarak iptalini, 36. sınıf hizmetin niteliği konusunda halka yanlış anlama ihtimali mevcut olduğundan, markanın müvekkiline ait YÖNET ismiyle iltibas yaratması nedeniyle, markanın öncelikli ve üstün hak sahipliği nedeniyle hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davalı şirketin 1998 yılından bu yana Yönet Yeminli Mali Müşavirlik adı ile hizmet verdiğini, Bursa'da tanınmış bir yeminli mali müşavirlik şirketi olan davalının 2003 yılında “Yönet” markasını kendi adına tescil ettirdiğini, esasen kullanımın çok daha önceki yıllara dayandığını, 36. sınıfta yer alan finansal ve parasal hizmetler, gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri, gümrük müşavirliği hizmetleri, sigorta hizmetleri'' sınıflarında markanın davalı şirketçe kullanıldığını, davalı şirketin www.yönetymm.com adresli web sitesinin bulunduğunu,

yönet markasını tanınmış hale getiren ve bu ad alanında yaklaşık 18 yıldır faaliyet gösterenin davalı şirket olduğunu, dava dilekçesinde davacı şirket tarafından 2001 yılından bu yana sigortacılık alanında Yönet adı ile faaliyet gösterildiğini, davacının faaliyetine davalının marka tescili gerçekleştikten 5 yıl sonra başladığının resmi kayıtlarla sabit olduğunu, davacı tarafın, davalı şirket adına tescilli markayı kullanmasının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, bu konudaki talep ve dava haklarının saklı olduğunu, davacının faaliyetine başlama yılının, davalı şirketin Yönet unvanı ile ticarete başlamasından çok sonra olduğunu,

davacı tarafın hangi gerekçeyle zarar gördüğünü iddia ettiğinin anlaşılamadığını, 1998 yılından bu yana aynı adla faaliyet gösterip 2003 yılında markayı tescil ettiren davalı şirketin, markayı ilk kez kullanan ve tanınır hale getiren taraf olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesince iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın dayandırıldığı kullanmamaya dayalı hükümsüzlük sebebi, mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 14. maddesi, Anayasa Mahkemesi'nin 14.12.2016 tarih, 2016/148 E. 2016/189 K. sayılı kararı ile iptal edildiğinden,

inceleme konusu dava bakımından, bu sebebe dayalı davanın yasal dayanağının ortadan kalktığı, davacının öncelik hakkı ve iltibas konulu hükümsüzlük talepleri bakımından 14.05.2004 tarihinde tescil edilen dava konusu 2003/01980 sayılı markaya yönelik olarak 11.04.2016 tarihinde açılan hükümsüzlük davasının, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca tescil tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler dikkate alındığında, dava konusu marka tescilinin kütü niyetle gerçekleştirildiğine dair bir tespitin yapılamadığı,

dava konusu YÖNET ibareli markanın, tescil edildiği 36. sınıfının alt sınıfı olan sigortacılık hizmetleri bakımından, mülga 556 sayılı KHK'nin 7/1-f anlamında nitelik, kalite yada üretim yeri ve coğrafi kaynak yönünden halkı yanıltıcı yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekilince ve katılma yoluyla davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, somut olayda, davacı tarafın birden fazla gerekçe ile hükümsüzlük isteminde bulunduğu, bunlardan birincisinin markanın kullanılmamasına yönelik hükümsüzlük istemi olduğu, 554 sayılı KHK'nın 42. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 2013/147 Esas 2014/75 Karar sayılı ilamı ile iptaline karar verildiği, yine 556 sayılı KHK'nın 14. maddesinin de Anayasa Mahkemesi'nin 2016/148 Esas 2016/189 Karar sayılı ilamı ile iptaline karar verildiği ve bu kararın 06/01/2017 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdiği, bu kapsamda açılan davanın yasal dayanağının kalmadığı,

kullanma zorunluluğunu düzenleyen başka bir iç hukuk kuralı da bulunmadığından TRIPS Anlaşması’nın 19. maddesinin uygulanarak yasal boşluğun doldurulamayacağı, dava tarihinde yürürlükte bulunmayan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerinin de geriye yürütülemeyeceği, davacının diğer istemlerinin üstün ve öncelikli hakka, iltibasa ve dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK’nın 7/f maddesine dayalı hükümsüzlük istemi olduğu, her üç isteminde 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi bulunduğu, sürenin markanın tescil tarihinden itibaren başlayacağı, dava konusu markanın 14.05.2004 tarihinde tescil edildiği,

işbu davanın 14.04.2016 tarihinde açıldığı, kötüniyetli tescil durumunda 5 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanamayacağı, davacının kötüniyetli tescile dair delil sunmadığı, mali müşavirlik hizmeti verdiği iddia edilen davalının, sigorta hizmetleri sınıfında tescilde bulunmasının kötüniyet olarak kabul edilemeyeceği, davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf istemine ilişkin olarak, kullanmamaya dayalı hükümsüzlük davasının Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra dayanağının kalmaması,

diğer istemlere ilişkin davanın ise hak düşürücü süre sonrasında açılması nedeniyle, mahkeme gerekçesinde davalının esasa ilişkin savunmalarına yer verilmemesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 ve devamı maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

2- Dava, davalı adına tescilli 2003/01980 sayılı “YÖNET” ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir. Davacı taraf, birden fazla hukuki sebep ileri sürerek hükümsüzlük talebinde bulunmuştur. Davaların yığılması söz konusu olduğunda, görünüşte tek dava, gerçekte ise talep sayısınca dava mevcuttur.

Davacı tarafın kullanmama sebebiyle hükümsüzlük davası yönünden temyiz istemine gelince; işbu dava tarihinin 14.04.2016 olduğu, Mülga 556 sayılı KHK’nın Anayasa Mahkemesi’nin 14.12.2016 tarihli ve 2016/148 E., 2016/189 K. sayılı kararı ile iptal edildiği, dolayısıyla kullanmama sebebine dayalı davanın yasal dayanağının yargılama sırasında ortadan kalktığı anlaşılmakla, mahkemece, bu istem yönünden dava konusuz kaldığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, dava tarihindeki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/8513, K. 2022/3926, 23 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/8513
Karar No
2022/3926
Tarih
23 Mayıs 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/8514 K.2022/3818
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/8515 K.2022/3645
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/8517 K.2022/3763
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/8519 K.2022/3735
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/8521 K.2022/4024
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2020/8522 K.2022/4106

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.