İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniTÜRK MİLLETİ ADINA

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/1895 K.2022/6467

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.09.2018 tarih ve 2014/423 E- 2018/927 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye…

Esas2021/1895Karar2022/6467Tarih29 Eylül 2022Okuma4 dk · 859 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/1895 E., 2022/6467 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Eylül 2022
Mahkemesi
İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

859 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.09.2018 tarih ve 2014/423 E- 2018/927 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi'nce verilen 10.12.2020 tarih ve 2020/192 E- 2020/424 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davacı ...’ın temsilcisi olduğu davacı şirketin tarımsal ilaç sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalı ile ticari ilişkinin 2002 yılında davalı şirkete ait bazı ürünlerin Türkiye genelinde satış ve pazarlanmasını yapmak suretiyle başladığını, 2006 yılında yazılı olarak distribütörülük anlaşması imzalandığını, bu tarihten sonra da müvekkili şirketin davalıdan ürün alış cirolarında ciddi artışlar olduğunu, başlangıçta Antalya bölgesinde faaliyet gösteren davacı şirketin davalı şirket ile gelişen olumlu ticari ilişkilere güvenerek bölge müdürlükleri oluşturduğunu, işçi sayısını artırdığını,

kampanyalar düzenlediğini bir çok masraf yaptığını, 2012 yılına gelindiğinde davalının Türkiye genelinde davacı şirketin toptan mal verdiği ya da cirosu yüksek bayiilerle doğrudan temasa geçtiğini, davalının 2012 yılı Mart ayından itibaren cirosu yüksek bayilere ziyaret yaparak müvekkili firma ile iş yapmayı bırakıp Dupont A.Ş.’nin kendi satış ağını kuracağı söylentilerinin yayılmasına neden olduğunu, 2012 yılı Aralık ayında 15 toptancı adayı şirketle Antalya’da toplantı yapıp davacıyı davet etmediğini, müvekkilinin bu duruma itirazlarının sonuç vermediğini,

cirosunun %80’ini davalının ürünlerinin oluşturduğu ve aradaki ticari ilişkiye güven duyarak ulusal çapta örgütlenen davacı şirketin personel çıkarmaya başladığını, satışlarının düştüğünü, stokta bulunan malların davalıya olan borcuna mahsup edilmek üzere davalıya iade edildiğini, davacı şirketin ticaret yapamaz duruma geldiğini, bakiye alacak için davalıya verilen bonolara dayalı olarak davalı tarafından icra takiplerine girişildiğini, davacı şirketin batma noktasına getirildiğini, davalı tarafça henüz sözleşme feshedilmeden tek satıcılık sözleşmesinin ihlal edildiğini,

sözleşmeye aykırı olarak davacı şirketin faaliyet alanının daraltıldığını, rekabet etmeme yasağını aykırı davranıldığını, 01.01.2006 tarihinden 2012 tarihine kadar satın alınan ürünler, satış ve kar tutarları dikkate alındığında, davacı şirketin uğradığı zararların ortada olduğunu ileri sürerek,

fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100.000.-TL maddi, 400.000.- TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiş, 10.02.2015 tarihli dilekçesinde, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000.-TL maddi tazminatın 90.000.-TL’lik kısmının davacı şirket adına, kalan 10.000.- TL’nin davacı ... adına, 400.000 TL’lik manevi tazminatın 300.000.- TL’lik kısmının davacı şirket adına, kalan 100.000.-TL’nin davacı ... adına davalıdan tahsiline hükmedilmesini istemiştir.

Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmede davacının toptancı olarak yetkilendirildiğini, bu yetkinin münhasır olmadığının sözleşmenin 1. maddesinde açıkça belirtildiğini, davacı şirketin müvekkili şirketin distribütörü veya tek satıcısı olmadığını, davacı şirketin 2011 yılında yaptığı alımlar ilişkin borçlarını 2012 yılında ödemediğini, davacının elindeki stokların borcuna mahsuben iade alındığını, bu ürünlerin bir kısmının son kullanma tarihinin geçtiği ve/veya çok yakın olması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını,

cari hesap alacağının tahsili için davacı şirket aleyhine başlatılan icra takiplerinin davacı şirket hakkında başkaca alacaklıların yürüttüğü takipler ve bunlar lehine verilen rehinler nedeniyle semeresiz kaldığını, bu kadar haklı nedenlere rağmen müvekkilinin sözleşmeyi feshetmediğini, tazminat koşullarının oluşmadığını, davacı iddialarının ispata muhtaç olduğunu savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamınına göre taraflar arasındaki 01/01/2006 tarihli sözleşmenin herhangi bir sebep göstermeden 90 gün önceden fesih ihbarı ile sonlandırılabileceği, tarafların biri tarafından yapılan haklı bir fesih olmadığı, taraf ticari defter ve kayıtlarında davalının, davacıdan alacaklı olduğu, sözleşme ihlalinin davacı tarafça yapıldığı, davacının sözleşme gereği üzerine düşen edimleri yerine getirmeden herhangi bir zarar ve tazminat talebinde bulunamayacağı, karşı tarafın sözleşmeye aykırı davranması halinde TBK hükümleri gereği seçimlik hakların davacı tarafça kullanılmadığı, davacının uğradığını iddia ettiği zararları ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacılar vekili, istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, taraflar arasındaki sözleşmede davacı şirkete atfen “distribütör” kelimesi kullanılmış ise de sözleşmede açıkça, davacının distribütör atanmasının münhasır nitelikte olmadığı hükme bağlandığından sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olarak kabulü edilemeyeceği, davacı taraf, davalının alt bayiiler ile doğrudan ticari ilişki kurduğu iddiasına dayalı eylemlerin sözleşmeyi ihlal ve aynı zamanda sözleşmenin zımnen feshi anlamına geldiğini ileri sürmüş ise de sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği iddia edilen bu eylemlerden dolayı davacı tarafça davalının usulüne uygun olarak temerrüde düşürüldüğü ispat edilemediği gibi,

davalının sözleşmeyi feshettiğinin de kanıtlanamadığı, taraflardan biri tarafından yapılan haklı bir fesih bulunmadığı, işbu davayı açmakla davacının sözleşmeyi feshettiğinin kabulü halinde dahi, davalının davacı şirketten cari hesaptan kaynaklanan ödenmeyen ve icra takiplerine konu olan alacaklarının bulunduğu ihtilafsız olup, davacının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini de ispat edemediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 29/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1895, K. 2022/6467, 29 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1895
Karar No
2022/6467
Tarih
29 Eylül 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/1906 K.2022/6293
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/1911 K.2022/6097
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/1915 K.2022/6278
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/1917 K.2022/6418
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/1918 K.2022/6075
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/1919 K.2022/6041

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.