KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/2125 E., 2022/4110 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2022
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın reddine dair verilen 15.12.2020 tarih ve 2020/1952 E. - 2020/1636 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka tarafından davacı hakkında başlatılan icra takibine dayanak genel kredi kefaletnamesinin yetkili temsilcilerince imzalanmadığından geçersiz olduğunu, basiretli bir tacir olan davalı bankanın sözleşmenin imza aşamasında imza sirkülerini veya yetki belgesini incelemesi gerektiğini, yetkili genel sekreter imzasını içermeyen sözleşme nedeniyle davacının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davalı bankanın basiretli bir tacir olduğu düşünüldüğünde kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davaya konu takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Genel Müdürlük ilgili birimleri ile yapılan değerlendirmede davacının haklılığının anlaşıldığından davayı kabul ettiklerini belirterek davanın kabulü ile davalı aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının menfi tespit ve kötü niyet tazminatı talebi bulunduğu, davalının cevap dilekçesi ile davayı kayıtsız şartsız kabul ettiği gerekçesiyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %20 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak davalı vekilinin istinaf istemlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2125, K. 2022/4110, 26 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama