İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/2338 K.2022/6611

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.05.2018 tarih ve 2016/588 E- 2018/452 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye…

Esas2021/2338Karar2022/6611Tarih4 Ekim 2022Okuma6 dk · 1.256 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/2338 E., 2022/6611 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Ekim 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.256 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.05.2018 tarih ve 2016/588 E- 2018/452 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nce verilen 03.02.2021 tarih ve 2018/2807 E- 2021/170 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkili ...'in 30.09.2015 tarihinde Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde omuriliğindeki eğriliğin giderilmesi amacıyla skolyoz ameliyatı olduğunu, ameliyat sırasında müvekkilinin omuriliğine ve sinirlerine zarar verildiğini, ameliyatı gerçekleştiren doktorların ağır kusuru neticesinde bitkisel hayata giren müvekkilinin bütün ömrünü bilinci kapalı olarak yatağa mahkum geçirmek zorunda kalacağını, müvekkilinin henüz 16 yaşında olup oldukça genç olduğunu, maddi ve manevi olarak ağır kusur ve ihmal nedeni ile zarara uğradığını,

ameliyatı gerçekleştiren doktor ...'nun omurilik ve sinirlere yanlış müdahale ettiğini, doktorun ... tarafından tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortasının mevcut olduğunu, manevi olarak bu travmanın ömür boyu atlatılmasının imkansız olduğunu ileri sürerek müvekkilleri adına fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla iş göremezlik için 500,00 TL ve bakım ücreti için 500,00 TL olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline;

müvekkili ...'ın yaşadığı durumun onun ve diğer davacılar olan anne babasının tüm hayatını etkilediği ve bundan sonraki hayatlarında büyük manevi sıkıntılar yaşayacağı gözönüne alınarak ... için 150.000,00 TL, ... için 150.000,00 TL, ... için 150.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 450.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili, müvekkilinin beyin ve sinir cerrahisi uzmanı hekim olduğunu ve halen Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalıştığını, hasta ...'in 2015 yılı Ağustos ayında giderek artış gösteren omurgada eğrilik ve sol omuzda düşüklük nedeni ile günlük aktivitelerde zorlandığı ve dış görünüşte bozulma olduğu ve sırtındaki kamburluk nedeni ile sırt üstü yatamadığı gibi yaygın bel ve sırt ağrısı şikayetleri nedeni ile hastaneye başvurduğunu, hastanın yapılan muayenesinde adelösan idiyopatik skolyoz tanısı konularak Dışkapı Beyin ve Sinir Cerrahi Kliniğine yatırıldığını, 30.09.2015 tarihinde davacının ameliyatının yapıldığını,

hastanın ameliyattan 16 saat sonra aniden oksijen satürasyonunu düşmesi, kalp hızının yavaşlaması ve tansiyonlarının düşmesi üzerine hemen anestezi ve reanimasyon ekibine haber verildiğini, hastanın yeniden uyutularak entübe edildiğini, ayrıntılı konsültasyonlar sonucunda akut solunum yetmezliği teşhisi konulduğunu; müvekkilinin devlet hastanesinde çalışan bir kamu görevlisi olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere memurların ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken meydana gelen zararlara ilişkin iddialarla açılan davaların idare aleyhine açılması gerektiğini;

davacıların aynı iddia ve taleplerle Ankara 11. İdare Mahkemesi'nde 2016/1871 Esas numarası ile kayıtlı bir dava açtıklarını, davanın halen derdest olduğunu ve bu davadan daha önce açıldığını, davacıların aynı, talebin aynı ve iddiaların da aynı olduğundan derdestlik sebebi ile davanın reddi gerektiğini, olayın bir kamu hastanesinde gerçekleşmesi, bunun bir idari eylem olması sebebi ile huzurdaki davada idari yargı yolunun caiz olduğunu ve mahkeme görevli olmadığından yargı yolu itirazında bulunduklarını;

ayrıca bir an için huzurdaki davanın tarafları özel hukuk kişileri olduğundan TTK anlamında ticari bir dava olmadığını, HMK'na göre tüketici mahkemelerinin görevine girdiğini; davanın esasına yönelik olarak ise, müvekkilinin özenli şekilde davrandığını, bulguları toplayıp konseye sunduğunu, doğru teşhis koyarak hasta için en yararlı olan çözümü yerine getirdiğini, talep edilen tazminatların fahiş olduğunu, faize ve faiz oranına itiraz ettiklerini, tarafların sosyo ekonomik durumlarının dikkate alınmadığını, talep edilen tutarın davacıları zenginleştirecek miktarlar olduğunu;

öte yandan müvekkilinin tacir olmadığını, yaptığı işin de dava konusunun da ticari olmadığını, bu sebeple de ticari faiz talebinin haksız olduğunu; maddi tazminatın fazlaya ilişkin kısmının saklı tutulması istemini de kabul etmediklerini, davacının tüm maddi zararı belirli iken şartları olmayan bu kısmi davayı açmasının hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacılar tarafından ileri sürülen iddialara ilişkin delil ve belgelerin taraflarına tebliğ edilmediğini, gerek maddi vakıa gerekse dava dilekçesinde iddia edilen hiçbir hususu kabul anlamına gelememek üzere; davalı hekim ...'nun dava konusu olay benzeri riskler bakımından müvekkili şirket tarafından tanzim edilen 05.08.2015/2016 vadeli 376993712 poliçe nolu tıbbi kötü uygulamaya ilişkin mali sorumluluk sigorta poliçesi ile güvence altına alındığını, ancak davalının müvekkili şirketçe poliçe teminatı altına alınmış olmasının, teminatın tamamen ve otomatik olarak ödeneceği anlamına gelmediğini,

dava konusu olayda sigortalı hekimin kusurlu olduğu iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, zira hekimin sorumluluğunun doğabilmesi için gerçekleştirilen teşhis ve yöntemlerde tıbbi standartın uygulanmamış olması gerektiğini, tıbbi standartın uygulandığı yerde müdahale tıp biliminin gereklerine uygun ise hekimin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğini, sigortalı hekimin tıbbın gerektirdiği azami beceriyi gösterdiğini, yapılabilecek en iyi tedaviyi gerçekleştirdiğini, mesleğinin gereğini başarılı bir şekilde uyguladığını, olayda sigortalı hekimin hiçbir kusurunun bulunmadığını,

öte yandan davacının tazminat taleplerinin dayanaksız ve fahiş olduğunu; kabul anlamına gelmemekle birlikte yerleşik Yargıtay içtihatları gereği manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini savunarak öncelikle davacı yanın delillerinin taraflarına tebliğine, kusur durumu yönünden Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmasına, mevcut olması halinde ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasına, her halükarda haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görevli olan davalı doktor hakkında, görevi sırasında ve görevinden dolayı gerçekleştirilen ameliyatın kusurlu yapıldığı iddiası ile tazminat talep edildiği,

Anayasa'nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 13/1. maddesi gereğince, kamu görevlilerin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeni ile oluşan zararlardan doğan tazminat davaları kendilerine rücu edilmek kaydı ile ve kanunda gösterilen koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabilebileceğinden, bu davalının açılan bu davada davalı sıfatının bulunmadığı,

bu nedenle davalı aleyhine açılan davanın sıfat yokluğundan reddi gerektiği, diğer davalı ... yönünden ise, ameliyatı gerçekleştiren doktorun kusur durumunun değerlendirilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun 26.12.2017 tarihli raporuna göre kişide "S" şeklinde skolyon tespit edilerek thorakal -Lomber 5 düzeyinde skolyoz operasyonu yapılmış olduğu, skolyoz için yapılan cerrahi girişimler arasında söz konusu ameliyat şeklinin uygulanan yöntemlerden biri olduğu,

bu tür ameliyatlardan sonra söz konusu klinik şikayetlere neden olan bulgularda tam düzelme olamayabileceği, bunun yanı sıra ameliyat sonrasında ortaya çıkan beyin ve akciğer ödeminin bu tür ameliyatlardan sonra ortaya çıkabilen herhangi bir tıbbi kusur ya da ihmalden kaynaklanmayan komplikasyon olarak nitelendirildiği, söz konusu komplikasyonları gidermeye yönelik müteaddit operasyonların yapılabileceği, komplikasyon yönteminin uygun olduğu cihazla, dava konusu olayda kişinin tedavisine katılan sağlık görevlilerinin uygulamalarının tıp bilimince genel kabul görmüş ilke ve kurallara uygun olduğu,

dolayısıyla ilgili sağlık çalışanlarına atfı-kabil kusur bulunmadığı şeklinde görüş bildirildiği, raporun dosya kapsamı dikkate alınarak düzenlendiği, denetime elverişli olduğu gerekçesi ile davacılar ..., Ahmet ve Hamide tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan manevi tazminat talepli davaların reddine, davacı ... tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan maddi tazminat talepli davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 04/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2338, K. 2022/6611, 4 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/2338
Karar No
2022/6611
Tarih
4 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2021/2340 K.2022/7128
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/2341 K.2022/6675
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/2343 K.2022/5780
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/2347 K.2022/6618
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/2350 K.2022/6538
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/2352 K.2022/7135

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.