KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/2778 E., 2022/7250 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2022
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 29.05.2018 tarih ve 2017/210 E- 2018/365 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 31.12.2020 tarih ve 2018/1866 E- 2020/1454 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, turşu üretim ve depolama alanında faaliyet gösteren müvekkilinin gerekli ham madde ve malzemelerin komisyonculuğunu yapan davalı ile malzeme alımı hususunda anlaştıklarını müvekkilinin ödemelerini çek ve bonolarla yapmasına rağmen malların teslim edilmediğini, 30.000,00 ve 20.000,00 TL'lik iki adet çek karşılığı dışında mal teslimi yapılmadığını, müvekkilinin mal teslim edilmediği için ödeme yapmadığını, davalı tarafından müvekkili aleyhine 4 adet çek, 9 adet bonodan kaynaklı alacağın tahsili için takip başlattığını belirterek müvekkilinin dava konusu kambiyo senetlerine ilişkin olarak davalıya borçlu olmadığının tespitini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin anlaşma gereği tedarik ettiği 377.923.- TL bedelli malları davacı şirkete gönderdiğini, bu malların davacıya ait 10 adet sevk irsaliyesi ile kamyonlara yüklendiğini ve davacı şirkete teslim edildiğini, davacı şirketin almış olduğu mallar karşılığı olarak toplam 373.000.- TL bedelli çekleri teslim ettiğini, bu çeklerden toplam 108.657,00 TL bedelli çeklerin ödendiğini, diğer çeklerin ödenmediğini, davacı şirketin banka havalesi yolu ile yaptığı 30.950.- TL ödeme ve senet karşılığı yapmış olduğu 10.000.- TL'lik ödeme ile birlikte davacı şirketin müvekkiline toplam 149.607,00 TL ödeme yaptığını, davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, çek ve bono gibi kambiyo senetleri mücerret borç ikrarı olup, bu senetlere dayalı olarak borçlu olmadığını ispat yükünün davacı tarafta olduğu, çekin verildiği sırada malların teslim edildiğinin karine olarak kabul edildiği, bu karinenin aksini davacının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delil ile ispatlaması gerektiği, davacı tarafça bu yönde bir yazılı delil dosyaya sunulmamış olduğundan davacının borçlu olmadığının tespiti yönündeki talebini karşılar bir ispat durumu hasıl olmadığı,
davacı şirketin, ticaretini yaptığı mal alımını yapmadan yani teslim almadığı mala karşılık senet verilip verilmeyeceği hususunu basiretli davranarak bilmek durumunda olduğu, davacı tarafça bu yönde bir yazılı delil dosyaya sunulmamış olup, davalı tarafın davacıya yaptığı mal teslimini belgeleriyle ispatladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2778, K. 2022/7250, 20 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama