KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/2922 E., 2022/7105 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2022
- Mahkemesi
- İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Lüleburgaz 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 27.11.2017 tarih ve 2016/583 E. - 2017/1136 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.03.2021 tarih ve 2018/1491 E. - 2021/501 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 03/04/2006 tanzim, 10/10/2006 vade tarihli ve 82.000 TL bedelli bonoya dayalı olarak müvekkili hakkında icra takibi yaptığını ancak müvekkili ile davalı arasında bono verilmesini gerektirir bir para ve mal alışverişi bulunmadığını, bu hususun davalı yanın ticari defterlerinin incelenmesi ile ortaya çıkacağını ileri sürerek, müvekkilinin dava konusu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı yanın davaya konu iddialarını ispat zımmında davalı yanın ticari defterlerinin incelenmesini talep ettiği, davalı yanca her ne kadar ticari defterlerin ibrazından imtina edilmişse de Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/8407 Esas-2016/12396 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kambiyo senedine ilişkin menfi tespit iddiasının sadece ticari defterlerle ispat edilemeyeceği, bu hususun usulüne uygun başkaca yazılı delillerle ispatı gerektiği, davacı yanca menfi tespit iddiasını ispat eder delil sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/2922, K. 2022/7105, 18 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama