KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/3337 E., 2022/9571 K.·Mahkemesi :...bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Aralık 2022
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 13.03.2018 tarih ve 2017/54 E- 2018/122 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.02.2021 tarih ve 2019/71 E- 2021/294 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada ... hesap numarası ile hesabının olduğunu, davalı bankanın müvekkilinin davalı banka hesabına yatan 1.339,06 TL emekli maaşının tamamına 2016 Mart ayından bu yana el koyduğunu, müvekkilinin işlemin ortadan kaldırılması için davalı banka yetkilileri ile görüştüğünü ancak bugüne kadar herhangi bir netice alamadığını, 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi ve yine 2004 sayılı İİK’nın 83/a maddesi gereğince borçlunun hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilemeyeceği,
alacaklıyla yapmış olduğu anlaşmanın geçerli olmadığını ileri sürerek davalı bankanın müvekkilinin emekli maaşı üzerine koyduğu bloke ve yaptığı kesintilerin kaldırılmasına, müvekkilinin emekli maaşında yapılan kesintilerin tespiti ile müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili kurumla imzalamış olduğu kredi sözleşmelerinden ve kullanmış olduğu kredi kartı ve kredili mevduat hesaplarından dolayı müvekkili bankaya borcunun bulunduğunu, işbu kredi kartları ve kredi mevduat hesapları için İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün 2016/21580 esas sayılı dosyası ile yasal takibe geçildiğini, takip dosyasından borçlunun maaş hesabına herhangi bir bloke koyulmadığını, yani icra takibi kaynaklı herhangi bir haciz işlemi olmadığını, davacının imzalamış olduğu “Muvafakatname, taahhütname, virman takas ve mahsup talimatı” başlıklı taahhütnamenin 2. maddesine göre, müvekkili kurumca hesaptan kredi borcuna karşılık kesintiler yapıldığını, yapılan kesintilerin içtihatlara uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davacının ... Şubesi'nden 25.06.2015 tarihinde 7.300,00 TL kredi kullandığı ve kullandığı bu krediyle ilgili olarak 23.06.2015 tarihinde davalı bankaya “Muvafakatname, taahhütname, virman takas ve mahsup talimatı” verdiği, bu talimatın 7. maddesinde; “Bankadan kullanmış olduğum/kullanacağım kredilerin yahut hamili bulunduğum kredi kartı borçlarımın ödenmemesi halinde vesair suretle bankaya borçlu bulunduğum durumda banka tarafından hakkımda başlatılacak icra takiplerinde SGK’dan almakta olduğum gelir, aylık ve ödeneklerin tamamı üzerine haciz uygulanacağı” nın belirtildiği, ödenmeyen taksitlerin ödenmesi amacıyla takip hesabına virman yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir.
Bölge adliye mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, davacı ile arasında imzalanan sözleşme ve taahhütname hükümlerine göre kesinti yaptığı, anılan hükümlerin haksız şart olarak nitelendirilemeyeceği, davacının yürürlükteki yasaları bilerek sözleşmeyi imzaladığı, serbest iradesi ile sözleşme şartlarına uygun olarak konut kredisi taksitlerinin davalı bankadan aldığı emekli maaşından kesilmesi için taahhüt verdiği, 4721 sayılı TMK'nın 2. maddesinde herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu, davacının maaşına bloke konulmadığı,
kullandığı kredi nedeniyle maaşından kesinti yapıldığı, mahkemenin davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekmekte ise de Kozan ilçesinde ayrı tüketici mahkemesi bulunmadığından bu hususun yalnızca eleştirildiği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/3337, K. 2022/9571, 28 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama