İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/3597 K.2022/8220

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01.12.2017 tarih ve 2016/818 E. - 2017/1069 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İstanbul Bölge…

Esas2021/3597Karar2022/8220Tarih23 Kasım 2022Okuma4 dk · 803 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/3597 E., 2022/8220 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi14. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Kasım 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

803 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01.12.2017 tarih ve 2016/818 E. - 2017/1069 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.02.2021 tarih ve 2019/729 E. - 2021/211 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin, davalı şirketten kur değişimine göre fark ödenmek ya da iade alınmak üzere bir yıl süreli 46 kg altın satın aldığını, kur farkından dolayı davalı tarafa iki kez ödeme yapıldığını, bir yıllık süre dolduktan sonra mecbur kalınarak yeni sözleşme imzalandığını, zira imzalamazsa 46 kg altını bir anda geri vermeleri gerekeceğini, bankanın bu zor durumdan faydalandığını ileri sürerek bankanın aşırı yararlanma oranı nispetinde sözleşmedeki edimlerden indirim yapılması, orantısızlığın giderilmesi aksi halde gabin nedeniyle imzalanan 26.11.2015 tarihli sözleşmesin feshine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

Davalı vekili, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, delil sözleşmesi gereği banka kayıtlarının delil olduğu, anılan sözleşmelerin risk bildirimini bölümünün olduğunu, müvekkili bankanın davacı tarafın borçlarını ödeyememesi üzerine ödeme kolaylığı sağladığını, ancak davacı tarafça borçların yine de ödenememesi üzerine icra takiplerinin başladığını, davacı tarafın iddialarının kötü niyetli olduğunu, forward işlemlerindeki kur farkının kendilerinden kaynaklanmadığını, davacının bunun riskini bilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki akdi ilişkinin ilk olarak 05/04/2011 tarihli vadeli işlem sözleşmesi ile başladığı, akabinde 20/04/2012 tarihinde yeni bir vadeli işlemler sözleşmesinin akdedildiği,

davacının 20/04/2012 tarihinde imzaladığı vadeli işlemler talep formu ile davalı bankadan 15/04/2013 günü 46 kilogram altını 53.400 USD üzerinden toplam 2.456.400 USD'ye satın almayı taahhüt ettiği, davalı bankanın 20/04/2012 tarihinde 1 kilogram altını davacıya 40.456 USD üzerinden sattığı, davacının ise 14/02/2014 tarihinde 1 kilogram altını 53.400 USD bedelle davalı bankadan satın almayı kabul ve taahhüt ettiği, 20/04/2012, 15/04/2013 ve 14/02/2014 tarihli forward sözleşmelerinden kaynaklanan işlemleri her iki tarafın da ticari defterlerine kaydettikleri, tarafların kayıtları arasında fark bulunmadığı,

davacının 20/04/2012- 14/02/2014 tarihleri arasındaki forward zararının kilogram başına 12.944 USD olduğu, davacı şirketin 16/05/2014 tarihi itibari ile davalı bankaya toplam 476.520,74 USD tutarında borçlu göründüğü, borcunu 17/08/2015-16/05/2018 tarihleri arasında aylık muhtelif taksitler halinde ödemeyi talep ettiği, 26/11/2015 tarihli proje geri ödeme planı formu ile 18/01/2016 tarihinde başlayan aylık muhtelif taksitler halinde 48 ayda ödenmek üzere asıl borcun 417.485,76 USD olarak yapılandırıldığı,

kur riskinin üstlenilmesi suretiyle, ileriki bir tarihte döviz veya kıymetli maden ya da hammadde vs. teslimi hususundaki anlaşmaların Türk hukukunda “tesadüf ve talihe bağlı sözleşmeler” kapsamında sayılarak uygulamada “forward işlemi” olarak anıldığı, forward işlemlerinin vadesindeki kur ile taraflarca belirlenen kur arasında doğan farkın bu işlemlerinin niteliğinden kaynaklanan ve davalı bankanın herhangi bir kontrol yahut müdahalesine tabi olmaksızın tümüyle USD- altın piyasasındaki gelişmelere bağlı bir fark olduğu,

ayrıca ticaret sicil kayıtları itibari ile davacının 30/04/1998 yılından bu yana altın işi yapan bir şirket olup 31/12/2011 tarihi itibari ile ödenmiş sermayesi 3.500.000,00 TL, 31/12/2016 tarihi itibari ile öz varlığı 5.224.194,09 TL olmakla; ticari tecrübesi ve ekonomik gücü itibari ile altın fiyatlarındaki gelişmeleri TTK 18/2 maddesi hükmü uyarınca basiretli bir tacir olarak hareket etmekle öngörebilecek durumda olduğu, bu hali ile belirtilen farkın, aşırı yararlanma unsuru olarak edimler arasında bir oransızlık olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı,

davacı şirketin müzayaka halinin varlığına, davalı bankanın davacının zor durumundan, hiffetinden yahut tecrübesizliğinden yararlanmış olması gibi bir duruma rastlanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili ve davalı vekili(katılmayla) istinaf etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, ilk derece mahkemesince dava değeri açıklattırılıp harç ikmal ettirilmeden yargılamaya devam edilmesinin usule aykırı olduğu, ancak neticede davanın reddedildiği ve harcın iadesi gerekeceği, ayrıca davalı tarafın dava değeriyle ilgili bir istinafı olmadığı, mahkemece kurulan hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusu ile davalı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur

Kararı, davacı vekili ve davalı vekili(katılmayla) temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 23/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/3597, K. 2022/8220, 23 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/3597
Karar No
2022/8220
Tarih
23 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/3598 K.2022/7763
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/3599 K.2022/7756
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/3600 K.2022/7644
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/3600 K.2022/9099
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/3601 K.2022/7886
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/3602 K.2022/7853

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.