KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/4123 E., 2022/8314 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2022
Karar Metni
483 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16.12.2020 tarih ve 2018/861 E- 2020/717 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 17.03.2021 tarih ve 2021/379 E- 2021/540 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının faturalardan kaynaklı cari hesap alacağına ilişkin olarak davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödenmesinin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu edilen bedel yönünden iade faturası düzenlediklerini ve davacıya gönderdiklerini, davacının takibe konu hammaddeyi göndermediğini, davacının fazla fatura kestiğini, davacının mal teslimini ispatlaması gerektiğini, davacının kötü niyetle takip başlattığını, davalının iade faturası düzenlediği ve mal teslimine ilişkin herhangi bir belgenin olmadığı dikkate alınarak davanın reddi ile tazminat talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve takibe konu fatura cari hesap alacağının tespiti amacı ile tarafların form BA-BS kayıtlarının temini için yazılan müzekkere cevaplarına göre davacı ile davalının form BS- BA kayıtları arasında uyum olması nedeni ile davacının mal teslimini ispat ettiği kabul edilerek davalının mal teslimi olmadığına yönelik beyanına ve faturalardan çok sonra düzenlenen iade faturasına itibar edilmediği,
taraflar arasındaki 7 faturadan kaynaklı toplam 244.723,75 TL’lik ilişki nedeni ile davalının 87.890,00 TL ödeme yaptığı ve bu hali ile davacının 156.833,75 TL alacağının kaldığı, davalının delilleri arasında yemin delilinin olması nedeni ile yemine başvurup başvurmayacakları hatırlatıldığında davalı tarafça yemine başvurulmaması nedeni ile davalının iddiasını yazılı delil ile ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir isabetsizliğin bulunmadığı, kamu düzenini ilgilendiren başkaca bir aykırılık da tespit edilemediğinden davalının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4123, K. 2022/8314, 24 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama