İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/4201 K.2023/386

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2021/4201Karar2023/386Tarih19 Ocak 2023Okuma7 dk · 1.343 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/4201 E., 2023/386 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Ocak 2023
Mahkemesi
...Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Hüküm
Ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.343 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak kararın gerekçesi kısmen düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.01.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, dava dışı şirketin sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle müvekkiline verilen teminat mektubu bedelinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ve bedelin icra takibi neticesinde gecikmeli ödendiğini ve 28.03.2003 tarihinde icra dosyasının kapatılarak işlemden kaldırıldığını, aradan 13 yıl 7 ay geçtikten sonra davalının gayri kabili rücu olarak ödediği teminat mektubu bedelinin iadesini talep ettiğini, davalının mektup bedelini dava dışı Orüs A.Ş.'den 1993 yılında tahsil ederek riskini tasfiye ettiğini, davalının mükerrer tahsilat yapma gayreti içinde olduğunu, davalı talebinin zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin icra takibi sırasında haciz baskısı altında davacıya ödeme yaptığını; ancak takibe itirazları üzerine yapılan yargılama neticesinde müvekkilinin davacı tarafa borcu olmadığının kesinleşmiş mahkeme kararı ile tespit edildiğini, icranın eski hale getirilmesinin istendiğini, davacıya 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 40 ıncı maddesi uyarınca muhtıra gönderildiğini, davacının zamanaşımı iddiasına dayanarak şikayet yoluna başvurduğunu, ancak başvurunun ilgili mahkemece reddedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın klasik anlamda bir menfi tespit davası olmadığı, takip alacaklısının kendi başlattığı icra takibinde gönderilen muhtıra nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmesinin hukuken mümkün olmadığı, davalı tarafın ilama dayalı olarak aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle ödediği tutarın 2004 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi uyarınca iadesi için davacıya muhtıra gönderdiği, bunun takibin yenilenmesi olarak anlaşılmasının da mümkün olmadığı, 2004 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi için öngörülmüş bir zamanaşımı süresi de bulunmadığı,

talep edilebilecek tutarın daha doğrusu İcra Müdürlüğü tarafından gönderilecek ihtarda iadesi istenecek tutarın ödenen miktar olduğu, davalı taraf daha fazla talepte bulunmuş ise de davacının icra mahkemesine müracaat edip miktarın fazla hesaplandığı iddiası ile şikayet yoluna gitmesi mümkün olmakla birlikte davacının böyle bir iddia ile icra mahkemesine gitmediği ve işbu davada da böyle bir iddianın ileri sürmediği, davacının gerek icra mahkemesinde gerekse işbu davada talebin/takibin zamanaşımına uğradığını iddia ettiği, böyle bir iddia ile dava açılmasının mümkün olmadığı,

İcra Mahkemesinin de talebi reddettiği, bir an için davanın menfi tespit davası olduğunun kabulü halinde dahi zamanaşımı iddiasına dayalı olarak menfi tespit davası açılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; teminat bedeli olan asıl alacak üzerine faiz eklenerek bulunan bedel üzerinden harç hesaplanmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, zamanaşımı definin iddialardan yalnızca biri olduğunu, müvekkili şirketin davalı bankaya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespit edilebilmesi için menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğunu, Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen dava ile huzurdaki davanın konuları farklı olduğundan, huzurdaki dava bakımından kesin hükmün koşullarının oluşmadığını,

teminat bedelini dava dışı Orüs A.Ş.’den tahsil ederek riskini tasfiye eden davalı bankanın müvekkiline gayrikabili rucü olarak ödediği teminat mektubu bedelinin iadesini talep etmesinin teminat mektubunun hukuki mahiyetine aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davacı vekili ek beyan dilekçesi ile muhtırada İİK 40 maddesine aykırı olarak tahsil harcı, vekalet ücreti, faiz, ek masrafların eklendiğini, 28.03.2003 tarihinde müvekkiline yapılan ödemenin 150.995.008 TL olduğunu, 2004 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince icranın eski hale getirilmesi ile takip alacaklısından geri alınabilecek meblağın icra dairesinde kendisine ödenen meblağ olduğunu da belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/577 E. ve 2011/241 K. sayılı dosyasında; davacıya hitaben düzenlenen teminat mektubuyla ilgili temin edilen ticari ilişkide mal bedelinin davacı tarafa ödenmiş olması sebebiyle riskin oluşmadığı gerekçesi ile davacının davalı banka aleyhine açtığı davanın reddine karar verildiği,

kararın Yargıtay incelemesinden geçerek 02.12.2014 tarihinde kesinleştiği, alacaklı vekilinin 04.11.2016 tarihli talebine istinaden icranın eski hale iadesi için muhtıra düzenlenerek 07.11.2016 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, her ne kadar İlk Derece Mahkemesi kararında 2004 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi yönünden öngörülen bir zamanaşımı süresi olmadığı belirtilmiş ise de eski hale iade isteminin hukuki dayanağının sebepsiz zenginleşme olmakla zamanaşımı süresinin iki yıl olarak esas alınması gerektiği, ilamın kesinleşme tarihi ve muhtıranın gönderilme tarihi itibarı ile zamanaşımının dolmadığı,

bu durumda Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı yerinde ise de alacağın zamanaşımına tabi olmadığına ilişkin gerekçesinin yerinde olmadığı ve kararın gerekçesinin bu kısmı itibarı ile düzeltilmesi gerektiği, davacının aşamalardaki beyan ve dilekçelerinde iadesi istenen miktarın fazla olduğuna ilişkin iddiada bulunmadığı ve bu sebeple de Mahkemece değerlendirme yapılmadığı,

istinaf süresinden sonra sunulan ek beyan dilekçesinde bu yönde iddiada bulunulmuş ise de bu hususun resen dikkate alınacak hususlardan olmadığı ayrıca davacı yanca yargılama sırasında da bu yönde iddia ileri sürülmediğinden ek beyan dilekçesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 357 nci maddesinin ilk fıkrasının son cümlesi gereğince dikkate alınmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, neticeten davanın reddine ilişkin karar yerinde ise de gerekçesi yönünden kısmen düzeltilmesi gerektiği kanaati ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına,

yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 2004 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi gereğince gönderilen muhtıraya konu borca dair menfi tespit istemine ilişkindir. Uyuşmazlık davalı tarafça ödenen banka teminat mektubu bedelinin iadesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 2004 sayılı Kanun'un 40 ıncı ve 72 nci maddeleri

3. Değerlendirme 1. Davacının, lehdarı olduğu banka teminat mektubunun nakde çevrilmesi için davalı bankaya yaptığı başvurunun sonuçsuz kalması üzerine başlatılan icra takibine davalı banka tarafından itiraz edilmiş, işbu itirazın iptali için açılan itirazın iptali davası devam etmekte iken davalı banka tarafından icra dosyasına ödeme yapılmıştır. İtirazın iptali davasının reddine ilişkin kararın kesinleşmesi ile davalı banka 2004 sayılı Kanun'un 40 ıncı maddesi gereğince icranın iadesi talebi ile İcra Dairesine başvurmuş ve davacıya muhtıra gönderilmiştir. Davacı, bu muhtıraya konu borçtan sorumlu olmadığı iddiasındadır.

2. Kesinleşen itirazın iptali davasında Mahkemece, uyuşmazlığın teminat mektubu ile güvence altına alınan tomruk bedellerinin alıcı Orüs A.Ş. tarafından ödenip ödenmediği olduğu, davacı yana dava tarihine kadar 3.349.600,00 DM karşılığı ödeme yapıldığı, dövizin fiili ödeme tarihlerindeki kur değerleri üzerinden 27.827,94 TL olduğunun tespit edildiği, müdahil ile davacı arasındaki 03.04.1993 tarihli sözleşme kapsamındaki 20.000 metreküp tomruk satış bedelini garanti etmek üzere davalı banka tarafından davacı yana hitaben tanzim edilen kesin teminat mektubuyla ilgili olarak temin edilen ticari ilişkide mal bedelinin davacı tarafa ödendiği ve riskin oluşmadığı tespit edilmiştir.

3. Bu itibarla davacının kesin hükmün sonuçlarını bertaraf etmek için açtığı işbu menfi tespit davasında hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek işbu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe ve hükmü bakımından düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinin 4 üncü satırında yer alan “33.774,43 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “4.080,00 TL maktu vekalet ücreti” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4201, K. 2023/386, 19 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4201
Karar No
2023/386
Tarih
19 Ocak 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/4213 K.2023/448
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/4218 K.2023/334
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/4228 K.2023/162
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/4231 K.2023/385
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/4234 K.2023/13
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/4237 K.2023/14

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.