İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/4273 K.2022/8253

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.11.2018 tarih ve 2018/216 E- 2018/954 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge…

Esas2021/4273Karar2022/8253Tarih23 Kasım 2022Okuma5 dk · 954 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/4273 E., 2022/8253 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Kasım 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

954 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.11.2018 tarih ve 2018/216 E- 2018/954 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.02.2021 tarih ve 2019/1117 E- 2021/197 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin İstanbul 8. İş Mahkemesi'nin 2014/472 esas-2014/722 karar sayılı ilamına istinaden 22.02.2017 tarihinde 328.178,61 TL, 03.04.2017 tarihinde 26,60 TL, 04.12.2014 tarihinde 2.524,87 TL, 25.01.2016 tarihinde 7.169,89 TL, 07.07.2017 tarihinde ise 4.301,08 TL ödemek zorunda kaldığını, yapılan ödemelerden taraflar arasında akdedilen İHDS sözleşmesi gereğince davalının sorumlu olduğun beyan ederek, yapılan ödemelerin ödeme tarihinde itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü süre ve derdestlik ile kesin hüküm yönünden davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen İHDS kapsamında davaya konu alacağın müvekkilinden rücu edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, yapılan yargılama,toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücu alacağının tahsili talebine ilişkin olduğu, davalı vekili tarafından derdestlik itirazında bulunulmuş ise de aynı konuda açılan davanın esas numarası bildirilmediğinden soyut nitelikteki derdestlik itirazının, somut olayda uygulanması gereken hak düşürücü süre bulunmadığından davanın hak düşürücü süre yönünden reddedilmesi isteminin,

sözleşmeden kaynaklanan alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabii olduğu nazara alınarak ve ödeme tarihi ile dava tarihi arasında zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilerek zamanaşımı itirazının, yine davalı vekili tarafından kesin hüküm oluşturan mahkeme esas numarası bildirilmediğinden soyut nitelikteki kesin hüküm itirazının esas hükümle birlikte reddine, taraflar arasında 24.07.2016 tarihinde işletme hakkı devir sözleşmesinin akdedildiği, sözleşmenin 7.4 ve 7.6 maddeleri uyarınca dayanak mahkeme ilamına istinaden ödenen bedelden davalının sorumlu olduğu,

ayrıca ihtilafın sözleşmeden önceki dönemde (11.11.2005) ortaya çıkmış olması nedeniyle davacının ihbar yükümlülüğünün bulunmadığı yine rücu borçlusu olan davalının haklarını korumak amacıyla davacının İstanbul 8. İş Mahkemesi'nin ilamını temyiz yasa yoluna başvurması sebebiyle yapmış olduğu masrafları da talep edebileceği, her iki tarafın tacir ihtilafın ticari iş mahiyetinde olması sebebiyle davacının avans faizi isteminde bulunabileceği, yapılan her bir ödeme için davacı ödeme tarihinden itibaren faiz isteminde bulunabilecek ise de,

davacının 22.02.2017 tarihinde ödediği 328.178,61 TL ile 03.04.2017 tarihinde ödediği 26,60 TL için davalıya yazmış olduğu 17.04.2017 tarihli müzekkere ile davalıya atıfet tanıyarak yazının tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde ödeme yapmasını istediği,

anılı ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği tarih ispat edilememiş ise de davalının davacıya hitaben yazmış olduğu 08.05.2017 tarihli cevabi yazı ile borçtan sorumlu olmadığını bildirmekle, 328.178,61 TL ile 26,60 TL yönünden temerrüt tarihinin davacının atıfet yazısı içeriği gözetilerek 08.05.2017, diğer alacak kalemleri yönünden ise ödeme kalemlerinin kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 328.178,61 TL'nin 08.05.2017 tarihinden, 26,60 TL'nin 08.05.2017 tarihinden, 2.524,87 TL'nin 04.12.2014 tarihinden, 7.169,89 TL'nin 25.01.2016 tarihinden,

4.301,08 TL'nin 07.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, kararı taraf vekilleri istinaf etmiştir.

İstinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin katılma yolu ile istinaf sebebinin kabulü ile duruşma açılmasına gerek görülmeksizin ilk derece mahkemesince verilen karar HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereği kaldırılarak, davacı tarafından ödenen 328.178,61 TL'nin ödeme tarihi olan 22.02.2017, 26.60 TL'nin ödeme tarihi olan 03.04.2017 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücu’an tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince, davacının 22.02.2017 tarihinde ödediği 328.178,61 TL ile 03.04.2017 tarihinde ödediği 26,60 TL için davalıya yazmış olduğu 17.04.2017 tarihli müzekkere ile davalıya atıfet tanıyarak yazının tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içerisinde ödeme yapmasını istediği, anılı ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği tarih ispat edilememiş ise de, davalının davacıya hitaben yazmış olduğu 08.05.2017 tarihli cevabi yazı ile borçtan sorumlu olmadığını bildirmekle, 328.178,61 TL ile 26,60 TL yönünden temerrüt tarihinin davacının atıfet yazısı içeriği gözetilerek,

08.05.2017 tarihinden itibaren, diğer alacak kalemleri için ise ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İstinaf mahkemesi gerekçesinde de, davacı tarafından işbu davadan önce davalı şirkete yazılan 17.04.2017 tarih ve 26222 sayılı yazı ile icra takibine istinaden 22.02.2017 tarihinde 328.178,61 TL, 03.04.2017 tarihinde 26,60 TL olmak üzere ödenen toplam 328.205,21 TL'nin yazının tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte ödenmesinin talep edildiği,

işbu yazının davalı şirkete tebliğine ilişkin bir belgeye dosyada rastlanılmamış ise de, davalı tarafından davacı şirkete yazılan 08.05.2017 tarihli cevabi yazıda ilgi yazı ile istenilen ödeme bedellerinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağının bildirildiği ancak rücu’an tazminat talebi başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olduğundan ödeme gününden itibaren faiz talep edilebileceği,

ilk derece mahkemesince davalıya atıfet süresi verildiğinin kabulünün yerinde olmadığı bu nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ödeme tarihlerinden itibaren faiziyle paranın tahsiline karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesi gerekçesinde ve istinaf mahkemesi gerekçesinde belirtilen ihtarnameye dosya kapsamındaki belgelerde rastlanılmamıştır. Buna göre, davacı tarafından davalı şirkete yazılan bir ihtarname olup olmadığı, anılı ihtarnamenin davalıya tebliğ edilip edilmediği ve ihtarname kapsamında atıfet mehli verilmiş ise bu durumda davacının ancak atıfet süresinin sona erdiği tarihten itibaren faiz isteyebileceği gözetilerek, atıfet süresi değerlendirilerek, atıfet süresinin dolduğu tarihten itibaren işlemiş faize karar verilmesi gerektiğinden bu hususlar değerlendirilmeksizin eksik incelemeye dayalı yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 23.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4273, K. 2022/8253, 23 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4273
Karar No
2022/8253
Tarih
23 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/4274 K.2022/5052
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/4275 K.2022/8316
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/4276 K.2022/8047
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/4280 K.2022/8030
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/4282 K.2022/8163
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/4282 K.2022/5303

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.