KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/4511 E., 2022/8242 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2022
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11/01/2018 tarih ve 2016/654 E- 2018/20 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 24/03/2021 tarih ve 2019/1285 E- 2021/513 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; davalı tarafından her iki müvekkili yönünden Kahramanmaraş 1.İcra Müdürlüğü'nün 2016/4919 Esas sayılı takip dosyası üzerinden 250.000,00 TL senet ile kambiyo takibi başlatıldığını, ancak takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkillerinden Florya İnşaatın sahibi İdris ile davalının oğlu ... ve eşi ... ile ayrı ayrı daire satış sözleşmeleri imzaladıklarını, bu sözleşmeye müteakip dava dışı sözleşme sahipleri adına devreye giren davalının müvekkili İdris'ten ileride ortaya çıkabilecek olası sıkıntıların teminatı olarak senet talep ettiğini, davalıya takibe konu edilen 250.000,00 TL bedelli senedin verildiğini,
davacı ...'in babası diğer davacı ...'in de senedi teminat niteliğinde imzaladığını, müvekkillerinin davalının eş ve oğluna satışı yapılan daireler üzerinde şu an için herhangi bir hak ve talebi olmadığından ve dairelerin bu kişilere teslimi noktasında herhangi bir kusurları bulunmadığından,
takibe konu bonoya ilişkin olarak borçlu olmadıklarının tespitine, söz konusu senedin iptaline, davalı tarafça yargılama aşamasında, dava dışı sözleşme sahipleri tarafından, satışa konu daireler yönünden herhangi bir hak ve taleplerinin bulunmadığının belirtilmesi halinde ise bu durumda ancak müvekkili İdris'e ödedikleri 85.000.- TL yönünden alacaklı olacaklarından, bu miktarı aşan miktar yönünden müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine ve takibin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu bononun davacı ile başka amaçla alınmış bono olduğunu, teminat şeklinde verilen bononun 19/12/2013 vade tarihli 90.000.- TL tutarlı olduğunu savunarak, davanın reddini ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının eşinin ve çocuğunun adına yapıldığı iddia edilen 11/04/2015 tarihli sözleşmenin 85.000.-TL bedelli ve 19/12/2013 tarihli sözleşmenin ise 60.000.- TL bedelli olduğu, sözleşme içeriklerinde herhangi bir teminat senedi verildiğinden bahsedilmediği, bir bononun teminat amaçlı verildiği,
bononun muhteviyatında anlaşılamıyorsa ancak yazılı belge ile ispatının yapılması gerektiği, davacı tarafın, Kahramanmaraş 1.İcra Müdürlüğü’nün 2016/4919 Esas sayılı dosyası kapsamında başlatılan icra takibine dayanak 20/04/2016 vade tarihli 250.000.-TL tutarlı bononun “teminat amaçlı” verildiğini iddia etmesine rağmen, ispata elverişli değil sunamadığı, senede karşı senetle ispat kuralı karşısında, ispat edilemeyen menfi tespit nitelikli davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi'nce, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvusurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacılar vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesi'nce verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4511, K. 2022/8242, 23 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama