İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/4569 K.2022/8573

Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.05.2018 tarih ve 2017/246 E. - 2018/297 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Adana Bölge Adliye…

Esas2021/4569Karar2022/8573Tarih1 Aralık 2022Okuma7 dk · 1.304 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/4569 E., 2022/8573 K.·Mahkemesi : Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
1 Aralık 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.304 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davada Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.05.2018 tarih ve 2017/246 E. - 2018/297 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan kabulüne dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nce verilen 06.10.2020 tarih ve 2018/1427 E. - 2020/778 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ihracatcı/yüklenici ...’ın arasında taşıma ilişkisi bulunduğunu, teslim alınan ürünlerin taşınması için davalı alt taşıyıcı Erentur Transport ve Tic. Ltd.

Şti. ile anlaşıldığını, ürünlerin davalı şirkete ait araçlarla taşındığını, ürünlerin alıcısı MEGAFRESH LLC firmasının nihai varış noktası Novorossisky limanında ürünleri hasarlı olduğu gerekçesi ile kabul etmediğini, alınan ekspertiz raporunda mallarının bozulduğunun ve ticari değerini kaybettiğinin belirtildiğini, ürünlerin bozulmasının +3 derecede taşınması gereken ürünlerin +10 derecenin üzerinde taşınmasından ve taşıyıcı tarafından soğuk zincirin muhafaza edilmemesinden kaynaklandığını, zarara davalı fiili taşıyıcının ağır kusurunun sebep olduğunu,

müvekkili tarafından ödenen tazminatın davalı tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 29.345,61 USD'nin 24/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı ile taşıma konusunda sözlü olarak anlaştıklarını, müvekkili firmaya ait frigorifik dorsenin Novorossisky'ye hareket eden gemiye teslim edildiğini, gemiye teslim anına kadar araç iç soğukluğunda herhangi bir sıkıntının bulunmadığını, Novorossisky'ye ulaşmasından sonra ürünlerin Rusya plakalı tır aracına yüklendiğini ve varış yerine ürünleri bu aracın teslim ettiğini, başka araç ile ürünlerin taşınmasından doğan hasardan sorumlu bulunmadıklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının söz konusu emtiaları Mersin-Tarsus limanından Rusya Federasyonu Novorossisky limanına kadar taşımayı üstlendiği, ancak taşıma sırasında taşımaya konu yaş meyvelerin bozulmaması için gerekli olan soğuk zinciri korumadığı, bu nedenle taşınan yaş meyve emtiasında bozulmanın meydana geldiği, davalının üstlendiği sorumluluğu gereği gibi ifa edemediği, davalının TTK 875. maddesine göre taşınan emtiaların ziyaından ve hasarından sorumlu olduğu,

davacı şirketin sözkonusu emtianın bozulmasından dolayı dava dışı taşıtan ...'a çekle ödeme yaptığı, emtiayı taşıyan davalıdan rücuen tazminini talep edebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne 29.345,61 USD’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece alınan raporun hükme esas alınmasının mümkün bulunmadığı, uyuşmazlık konusu hakkında yeniden rapor alınmasına karar verildiği, ürünlerin davalı tarafından taşıma ve depolamaya uygun olmayacak şekilde +4 C ile +15 C arasında bir sıcaklıkta taşınması sebebi ile hasara uğradığı, hasar oranının %66,16 ve toplam hasar miktarının 20.228,75.USD olduğu,

yapılan masraflar ve günlük vergilerinin mahsubunun gerektiği ileri sürülse de belirtilen masraflara ilişkin herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/05/2018 tarih ve 2017/246 E., 2018/297 K. sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

davanın kısmen kabulüne, 20.228,75 USD'nin dava tarihi olan 19/04/2017 tarihinden itibaren Devlet Bankalarının USD cinsi para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden faiz işletilmek suretiyle fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dava, 29.345,61 USD (107.698,00 TL) alacağın tahsili istemine ilişkindir. Karar tarihi olan 06.10.2020 itibariyle Bölge Adliye Mahkemesi temyiz kesinlik sınırı 72.070,00 TL olup bu meblağın altında kalan hükümler 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a. bendi uyarınca kesin niteliktedir. Mahkemece davanın kısmen reddine karar verildiği, davacı taraf için reddedilen 9.116,86 USD'nin dava tarihindeki T.C.

Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı 33.498,99 TL'nin temyiz kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

2- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 3.744,16 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 01.12.2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

1. Dava, 29.345 USD cezai şart alacağına ilişkindir. 2. Yargılama sonucunda 20.228 USD yönünden davanın kabulüne, 9.116,86 USD yönünden davanın reddine karar verilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince kararın verildiği 06.10.2020 yılı itibariyle HMK 362/1-a maddesi uyarınca temyiz sınırının 72.070 TL olduğu konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır. 3. Daire çoğunluğunca, davaya konu reddolunan 9.116,86 USD’nin davanın açıldığı tarih itibariyle 33.498 TL olduğu, oysa BAM kararının verildiği 06.10.2020 tarih itibariyle temyiz kesinlik sınırının 72.070 TL olması nedeniyle miktar yönünden temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

4. Hukuk ve adalet anlayışında yaşanan gelişmelere orantılı olarak 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36.maddesinde “Adil yargılanma hakkı” temel insan hakları arasında sayılmıştır. Adil yargılanma ilkesi kapsamındaki haklardan bir de, “Mahkemeye Erişim Hakkı” dır. Diğer bir anlatımla, “mahkemeye erişim hakkı” adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından birisidir.

Mahkemeye erişim hakkı şüphesiz yüksek mahkemeye ulaşma hakkını da kapsar (AYM 23.10.2019 T. ve 2016/73086 BB no’lu). Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkânsız hale getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (Osman Çelik, Adil Yargılanma Hakkı Rehberi, Anayasa Mahkemesi Yayınları, s.31 vd.). Bu bağlamda mahkemeye erişim konusunda yasalarda muğlak bir hüküm bulunması halinde, adil yargılanma hakkını sağlayan hüküm tercih edilmelidir.

5. Mülga 1086 sayılı HUMK döneminde Kanunun 427/2-son maddesinde yer alan “Miktar veya değeri birmilyar lirayı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde, asıl isteminin kabul edilmeyen bölümü birmilyar lirayı geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur” şeklindeki düzenlemeye istinaden, yargı organlarınca, davanın açıldığı tarihteki değeri esas alınarak temyizde kesinlik sınırı belirleniyordu.

Aynı husus 6100 sayılı HMK’nın 362/1-a ve 2.fıkrasında “a) Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar. Alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur” şeklinde benzer düzenleme içermektedir.

Adil yargılanma, hukuki dinlenilme gibi kavramların, yüksek enflasyon, devalüasyon ve diğer ekonomik krizlerin olmadığı bir dönemde va’z edilen 1927 tarihli 1086 sayılı HUMK döneminde temyiz kesinlik sınırı hakkında var olan eksik ve hatalı yorumların, anılan kavramların ve olguların neşet ettiği 6100 sayılı HMK döneminde sürdürülmesi isabetli görünmemektedir.

Ancak alacağın döviz olarak talep edildiği durumlarda, ülkemiz gibi yüksek kur artışlarının görüldüğü ülkelerde, davadaki kesinlik sınırının dövizin dava tarihindeki değeri esas alınarak, bu miktarın karar tarihi itibariyle kesinlik sınırını geçip geçmediği değerlendirmesi, “Mahkemeye Erişim Hakkına” diğer bir anlatımla adil yargılanma hakkına aykırılık teşkil edebilir.

6. HMK’nın 362/2.maddesinde temyiz kesinlik sınırı hakkında “Alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur” sözcüğünün, yüksek mahkemeye erişim hakkının zorlaştırılmaması ve “adil yargılanma hakkı” kapsamında yorumlanması gerekir.

7. Somut olayda, davacı taraf 9.116,86 USD talebi yönünden davanın kısmen reddine karar verilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi olan tarihi itibariyle hüküm olunan (USD’nin efektif satış değeri olan 9.116,86 USD x 7,93 MB Efektif Satış Kuru=) 72,296 TL’nin temyiz kesinlik sınırının (72.070 TL) üzerinde olduğu anlaşıldığı halde Daire çoğunluğu tarafından temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar verilmesini isabetli bulmuyorum.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4569, K. 2022/8573, 1 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4569
Karar No
2022/8573
Tarih
1 Aralık 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/4571 K.2022/8501
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/4572 K.2022/8483
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/4573 K.2022/8581
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/4576 K.2022/8459
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/4577 K.2022/8931
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/4577 K.2022/9798

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.