İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/4575 K.2023/1460

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2021/4575Karar2023/1460Tarih9 Mart 2023Okuma13 dk · 2.538 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/4575 E., 2023/1460 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Mart 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Hüküm
Esastan ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.538 kelime·13 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; tüm hakları müvekkiline ait olan İnsansız Makineli Tüfek Kontrol Sistemi (İMTAKS) isimli ''uzaktan kontrollü silah sistemi '' projesi ve İMTAKS başta olmak üzere diğer aktif Projelerini de hayata geçirmek amacıyla müvekkili ile davalı arasında 17.01.2007 tarihinde belirsiz süreli, fikri hak ve know-how temelli, eser ve adi ortaklık sözleşmesinin unsurlarını içeren karma nitelikte bir sözleşmenin akdedildiğini, müvekkilinin, bu sözleşme uyarınca ilk proje kapsamında hazırlamakla yükümlü olduğu çalışan bir İMTAKSI kendi tasarım bilgilerine uygun olarak üretip 17.07.2008 tarihinde davalı şirkete teslim ettiğini,

davalının da İMTAKS çalışan ürününü ve bu ürüne ait tüm tasarım ve üretime dair know-how bilgi paketini 29.08.2008 tarihli yazılı beyan ile kabul ettiğini, daha sonra davalının 15.10.2008 tarihli ihtarnamesi ile müvekkilini fiilen sözleşmenin ve ortaklığın dışına itme iradesi gösterdiğini, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini davalının ise sözleşme ile taahhüt edilen yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve müvekkilini fiilen kendi geliştirdiği projenin dışına itme ve müvekkilinin hak edişlerini vermeme yönündeki iradesi nedeniyle taraflar arasında ihtilaf çıktığını,

müvekkilinin 04.03.2009 tarihli cevabi ihtarnamesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak sözleşme uyarınca kendisine ödenmesi kararlaştırılan aylık 3000 Amerikan doları+Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tavan primi kadar bedelinin kendisine ödenmmesi talep edilmiş ise de davalının ihtarın gereğini yerine getirmemesi nedeniyle davalı aleyhine fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle dava açıldığını, Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/146 E.-2014 /315 K. sayılı kararın hükümde ''25.000 TL alacağın 06.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

bu yönden fazla isteminin saklı tutulmasına'' karar verildiği, karar gerekçesinde İmtaks projesinin tamamlanması ile davacıya 3.000 Amerikan doları+SGK tavan primi kadar bir bedelin ödenmesinin kararlaştırıldığı, bu ödemenin sözleşmenin ayakta kaldığı sürece devam edeceği, bunun sözleşmenin fikri ve sınai haklar hukukunu ilgilendiren niteliğini gereği olduğu hüküm altına alındığından,

saklı tutulan fazlaya ilişkin alacaklar yönünden de istemde bulunmak gerektiği, zira sözleşmede İMTAKS ve know-how teslimi ani bir edim olarak kararlaştırıldığı ve teslim gerçekleştiği anda müvekkilinin de taahhüdünü yerine getirdiğinin mahkeme hükmüyle sabit hale geldiğini, bakiye alacak yönünden icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dayandığı mahkeme kararının temyiz sürecinin devam ettiğini, ödeme emrinin denetime elverişli olacak açıklıkta bulunmadığını, sözleşmede yer alan 3.000 dolar ve tavan SGK priminin ücret olduğunu,hizmet akdini bütün ögeleri yönünden fesh edildiğini, mahkeme kararı doğru kabul edilse dahi ancak 11.01.2011 tarihine kadar istenebilecek olan 30.234,44 TL alacağın 30.09.2008 tarihinden 11.12.2014 takip tarihine kadar olan avans faizi karşılığının ise 30.142,29 TL olduğunu, icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/146 E., 2014/315 K. sayılı ilamı ile; asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile 25.000,00 TL alacağın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden ise davanın reddine karar verildiği, dosyanın temyiz aşamasından dava edilen bölüm yönünden onanarak döndüğü, karar düzeltme aşamasıda tamamlanarak kesinleştiği, kararda alacaklı davacının 25.000,00 TL olarak belirlediği talep miktarının tamamlandığı,

04.03.2009/1710 sayılı 06.03.2009 tarihinde tebliğ edilen ihtarnamesi ile davalı borçluyu temerrüde düşürdüğü hükme bağlandığı, Yargıtay kararından anlaşıldığı kadarıyla çatı yapıdaki karma yapılı bu akdin dava tarihi itibariyle tamamlanmamış olduğu sonucu çıkmakla birlikte bu sözleşmenin birden çok alacak ve sözleşme çeşidini içerdiği, Yargıtay kararında “3000 USD+SGK tavan pirimi kadar bir bedelin ödenmesinin kararlaştırıldığı” ifadesindeki “kadar bir bedelin” ibarelerinden bunun işçi alacağının dışında bir bedel olduğu kanaatına ulaşıldığı,

davalı tarafın, tarafların fesih iradelerinin 06.12.2013 tarihinde birleştiğini ifade ettiği ancak bu tarihi destekleyici bir unsur dosya kapsamında görülmediği, çatı nitelikteki karma yapılı sözleşmenin bir bütün olarak ayakta olduğunun kabulü ile, 3000 USD+ SGK Primi alacağının temerrüt faizinin reeskont avans faizine denk olarak hesap edilebileceği, işbu davada davacının, davalıyı 06.03.2009 tarihinde temerrüde düşürdüğü, alacağın eser tesliminden değil ticari bir ürünün tesliminden doğduğu kabulü halinde Katma Değer Vergisi unsurlarının doğacağı, prototipin kabul edildiği, diğer bir değişle borcun doğduğu 29.08.2008 tarihinde doğduğu,

alacağın esas kısmının 790.169,00 TL, hesaplanan faizi 300.644,69 TL olmak üzere faizler dahil toplam alacak tutarının 1.090.813,69 TL olarak hesap edildiği, dava konusu alacağın miktarı bilirkişi raporuyla ve sözleşmenin yorumuyla tespit edildiğinden,

alacağın likit olarak değerlendirilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2014/24688 sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 790.169,00 TL asıl alacak ve 300.644,69 TL faiz olmak üzere toplam 1.090.813,69 TL takip tutarı üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likid olarak değerlendirilmediğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının sadece sözleşme ile değil, aynı zamanda Yargıtay ilamı ile kesinleşmiş bir mahkeme kararı ile belirlendiğini, aynı hesap yönteminin sözleşmede de belirtildiğini, dolayısıyla ortada tam olarak hesap edilebilir ve likid bir alacak miktarının söz konusu olduğunu, mahkemece icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince, dosyaya sunulan 24.12.2018 tarihli son bilirkişi raporunun etkisi ile hatalı şekilde Sözleşmenin 6.3 üncü maddesinde düzenlenmiş olan ödemenin ticari alacak mı iş akdinden doğan bir ödeme mi olduğu tartışmasına girildiğini, söz konusu ödemenin iş akdinden kaynaklanan bir ödeme olduğu gibi, esasında Sözleşmenin 6.3 üncü maddesi ve ilgili maddeleri ile 2012/146 E. sayılı dosya kapsamında verilen karar dikkate alındığında, ödemenin mahiyetinin ne olursa olsun, davacının alacak talebinin ve davanın reddinin gerektiğini, 3.000 dolar + SGK tavan prim ödemesinin,

(ilk) projenin bitmesi ile taraflar arasında yapılma ihtimali olabilecek diğer projeye kadarki dönem için davacıya yapılacak maaş ödemesi olarak planlandığını, davacı ile olan hizmet ilişkisinin 15.10.2008 tarihinde tüm yönleri ile sona erdiğini, davacının bu tarihten sonra müvekkili şirkette ya da grup şirketlerin bünyesinde görev almadığını, dolayısıyla davaya konu ödemenin yapılmasını gerektirir sözleşme şartının da (müteakip proje) mevcut olmadığını, nitekim davacının 27.08.2010 tarihinde Türksat A.Ş.'de çalışmaya başladığını,

huzurdaki davaya konu alacak kaleminin Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/146 E. sayılı gerekçeli kararında "…taraflar arasında geleceğe dönük yeni projelerin gerçekleştirilmesi için davacının başka bir firmayla anlaşmasının önlemesi amaçlı yapılan…" şeklinde tanımlandığını ve dava tarihi itibari ile akdin bütünü ve taraflar arasındaki ilişki nazara alındığında, asıl dava tarihinde tamamlanmamış bulunduğunun kabulünün hakkaniyete uygun düştüğü gerekçesi ile taleple bağlı kalınarak bu alacağa hükmedildiğini, bu durumda ilk derece mahkemesi tarafından yapılması gerekenin,

Sözleşmenin 6.3 üncü maddesi ile Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin söz konusu kararının birlikte değerlendirilmesi olduğunu, Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi kararında davaya konu alacağın, davacının bir başka firma ile anlaşmasının önlenmesi amaçlı olduğu ve dava tarihi itibari ile taraflar arasındaki ilişki nazara alındığında, söz konusu alacağa ilişkin talebin kabulünün hakkaniyete uygun olduğunun belirtildiğini, dolayısıyla 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin hakkaniyet gereği sadece dava tarihi olan 11.01.2011 tarihine kadar söz konusu bedelin ödenmesi gerektiğine hükmettiğini,

davacı başka bir yerde çalışmaya başladığından, kesinleşen Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/146 E. sayılı dosyasında ortaya koyduğu "başka bir işyerinde çalışmaması için" şeklinde ifade edilen ödeme şartının oluşmadığını, dolayısıyla hiçbir ihtimalde 11.01.2011 tarihinden sonrası için bir hesaplama yapılamayacağını, avans faizi uygulamasının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından tartışılmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/67 E. sayılı dosyası ile açılan uyarlama davasının da dikkate alınmadığını,

oysa Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/67 E. sayılı dosyasında, sözleşmenin sona ermesini ve huzurdaki alacak davasına ilişkin ödeme maddesini de kapsayacak şekilde, ödemelere ilişkin hükümlerinin uyarlanmasının talep edildiğini, bu nedenle ilk derece mahkemesinin uyarlama davasının sonucunu beklemeden hüküm kurmasının yasa ve usule aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve "taraflar arasındaki sözleşme bütün olarak gözönüne alındığında, tarafların arasında ileriye dönük belirsiz süreli olarak proje geliştirmeyi amaçladıklarının anlaşıldığı, İmtaks projesinin tamamlanması ile müteakip projenin realize edilmesi arasında geçen sürede davacıya 3.000 dolar+SGK tavan pirimi kadar bir bedelin ödenmesinin kararlaştırıldığı,

taraflar arasında yapılan sözleşmenin parçası olarak iş aktinin fesihle birlikte sona erdirilmesine karşın, taraflar arasındaki geleceğe dönük yeni projelerin gerçekleştirilmesi için davacının başka bir firmayla anlaşmasının önlenmesi amaçlı olarak yapılan bedel taahhüdünü içeren aktin fesih edilmediği,

dolayısıyla davalı akidin bu yükümlülüğünün yeni projeye başlanması ve realize edilmesi için geçecek zamana kadar devam edeceği, bu sürenin aktin bütünü ve taraflar arasındaki ilişki nazara alındığında asıl dava tarihi itibariyle tamamlanmamış bulunduğunun kabulünün hakkaniyete uygun düşeceği, Resmi Gazetede ilan edilen ve SGK tarafından da yazılı olarak bildirildiği üzere 5510 sayılı Kanunu'nun 82/1 inci maddesi uyarınca SGK tavan piriminin 01.07.2008-31.12.2008 tarihleri arasında 4.151,55 TL, 01.01.2009-30.06.2009 tarihleri arasında 4.329,00 TL.

01.07.2009-31.12.2009 tarihleri arasında 4.504,50.-TL. 01.01.2010-30.06.2010 tarihleri arasında 4.738,50 TL. 01.07.2010-31.12.2010 tarihleri arasında 4.943,25 TL.

01.01.2011-30.06.2011 tarihleri arasında 5.177,25 TL olarak tespit edildiği, Amerikan dolarının ücretin tahakkuk edeceği her ayın sonu itibariyle olan TL karşılığı da nazara alınarak davacının sözleşmenin bu kalemi gereğince asıl davalıdan alacaklı olduğu, davacının 06.03.2009 tarihinde tebliğ edilen ihtarnamesi ile karşı tarafı temerrüde düşürdüğü, tarafları tacir olan ve ticari nitelikte bulunan bu iş ile ilgili olarak avans faiz işletilmesinin gerektiği, sözleşme konusu ürünün eser olmadığı,

tamamen ticari bir ürün olduğu" hususlarının, taraflar arasında görülen ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.12.2015 tarih ve 2015/1164 E.- 2015/13772 K. sayılı ilamı ile temyiz incelemesinden geçen, Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 22.10.2014 tarih ve 2012/146 E.- 2014/315 K. sayılı kararı ile tespit edildiği, işbu dava konusu icra takibinin dayandığı anılan mahkeme kararı uyarınca davacının alacağının, 30.11.2014 icra takip tarihine kadar, ticari kazanç yöntemiyle hesaplanmasında bir isabetsizliğin bulunmadığı,

yine dava konusu alacağın açıklanan hesap şekline göre likid olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; icra inkar tazminat taleplerinin gerekçesiz bir şekilde reddedildiğini, dava konusu alacağın miktarı ve ne zaman ne şekilde ödeneceğinin sözleşme ile belirlendiğini ileri sürerek icra inkar tazminatı taleplerinin reddi yönündeki Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle.

Bölge Adliye Mahkemesi kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 2012/146 E. sayılı dosyasındaki karara atıf yapmak sureti ile bu kararın işbu davaya konu kısmının onandığı gerekçesi ile hüküm kurduğunu, bu kapsamda istinaf taleplerinin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından irdelenmediğini, Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 015/1164 E.- 2015/13772 K. sayılı kararlarında huzurdaki davanın kabulünü gerektirir bir gerekçe ya da kesin hüküm teşkil edecek bir durum olmadığını,

Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2012/146 E. sayılı dosyada hakkaniyet gereği/hakkaniyete uygun düşmesi nedeniyle bu davanın dava tarihi olan 11.01.2011 tarihine kadar söz konusu bedelin ödenmesi gerektiğine hükmetmiş olup, 11.01.2011 tarihi sonrası davacıya ödeme yapılmasını gerektirir bağlayıcı mahiyette bir hüküm kurmadığını, huzurdaki davanın kendi somut şartları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, 3.000 Amerikan doları + SGK tavan prim ödemesi (ilk) projenin bitmesi ile taraflar arasında yapılma ihtimali olabilecek diğer projeye kadar ki dönem için davacıya yapılacak maaş ödemesi olarak planlandığını,

davacı ile olan hizmet ilişkisinin 15 Ekim 2008 tarihinde tüm yönleri ile sona erdiğini, davacı ile müvekkil şirket arasında davaya konu ödeme ile bağlantılı olarak Sözleşme'nin 6.3 üncü maddesinde belirtilen şekilde realize edilen müteakip proje (proje CBS'isi) olmadığını, dolayısıyla davaya konu ödemenin yapılmasını gerektirir sözleşme şartının da (müteakip proje) mevcut olmadığını, davacının 27.08.2010 tarihinde Türksat Uydu Haberleşme ve Kablo TV İşletme A.Ş.'de çalışmaya başladığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararında davaya konu alacak iddiasının sözleşmede düzenlenme şeklini ve mevcut durumu irdelemediğini,

taraflar arasındaki ilişkinin devam etmediği ve yürütülen "mütekaip bir projenin" bulunmadığı dosya kapsamında sabit olup, davacıya dava konusu ödemenin yapılmasını gerektirir hukuki bir durum ya da sözleşmesel ilişki bulunmadığını, sözleşmenin 6.3 üncü maddesi uyarınca davacının alacak iddiasının yerinde olmadığını, müvekkil şirket ile hiçbir ilişkisi olmayan, başka bir şirkette çalışan davacının karşılıksız olarak her ay 3.000 Amerikan doları + SGK tavan primi ödeme zorunda bırakılmasının davacının sebepsiz zenginleşmesine de sebebiyet vereceğini, alacağın ticari alacak olduğu tespitinin hatalı olduğunu,

geçerli bir temerrüt ihtarı bulunmadığını ileri sürerek ve resen göz önüne alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, dava, İMTAKS başlıklı sözleşmeye konu alacak istemine ilişkin daha önce açılıp kesinleşen davanın eki mahiyetinde başlatılan icra takibine itirazın iptali niteliğinde olup, Mahkemece, daha önce Dairemizce onanarak kesinleşen kısmi dava niteliğindeki Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/146 E. – 2014/315 K. sayılı ilama, dosyadaki delillere,

usul ve esas yönünden yasalara uygun şekilde karar verilmiş olması nedeniyle, mahkemece davalı itirazının kısmen iptali ile takibin 790.169,00 TL asıl alacak ve 300.644,69 TL faiz olmak üzere toplam 1.090.813,69 TL üzerinden devamına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, keza temyiz sebebi yapılan hususların aynı zamanda istinaf sebebi yapılmış olmasına ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf istemi hakkında ret gerekçelerinin de yerinde bulunmasına göre davalı tarafın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin tümden reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı tarafın temyiz istemine gelince, itirazın iptali davasının bir daha önce kesinleşen davanın eki mahiyetinde olması, borcun miktarının önceki karar kapsamında açıkça belirlenmiş ve vade ve takip tarihinde döviz kurunun da belirlenebilir olması nedeniyle alacağın likit olduğunun kabulü ile davalı tarafın takibin devamına karar verilen miktar yönünden takibe itirazda haksız olduğunun kabulü ile davacı taraf yararına İİT’na karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçeyle bu istem yönünden davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu kısım yönünden davanın bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmemiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararında davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine ilişkin kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu kısım yönünden ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin devamına “Toplam miktar üzerinden davacı taraf yararına %20 oranında İcra İnkar Tazminatına Hüküm Olunmasına” ibaresinin eklenilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4575, K. 2023/1460, 9 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/4575
Karar No
2023/1460
Tarih
9 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/4579 K.2023/1657
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/4582 K.2023/2045
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/4592 K.2023/1558
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/4593 K.2023/1359
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/4594 K.2023/1513
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/4595 K.2023/1289

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.