KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/4928 E., 2022/6693 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2022
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31.03.2021 tarih ve 2021/158 E. - 2021/276 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Mersin 1.İcra Müdürlüğü’nün 2014/10537 ve 2014/10539 esas sayılı takip dosyaları ile davalı tarafından davacı hakkında bonoya dayalı olarak iki ayrı takip başlatıldığını, Mersin 1.İcra Müdürlüğü’nün 2014/10539 esas sayılı takip dosyasında anapara alacağının 1.020.933,21 TL olduğunu, bu dosyada feragat ya da mahsup talebinin bulunmadığını, ancak her iki dosyanın da aynı kredi borcuna ilişkin olduğunu, davalı bankanın borç olunan miktarından fazla talepte bulunduğunu ileri sürerek, davacının her iki takipte asıl alacak tutarının 500.000,00 TL’lik kısmından borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötü niyetli tazminatı karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı şirketin davalı bankadan genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kredi kullandığını, davacının anılan bu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, bonoların vadesinde ödenmediğini, icra takibi başlatılan her iki bononun borçlularının farklı olduğunu, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takipte bulunduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; davalının aynı kredi borcu için verilen senetlerden dolayı farklı icra dosyaları ile icra takibi yaptığı, davacının haciz tehdidi altında bulunması nedeniyle bu davayı açmakta hukuki yararının olduğu, alınan bilirkişi raporlarında da davacı bankanın toplam alacağının 1.025.865,99 TL olduğu, davacının davasında haklı olduğu gerekçesi ile, davanın kabulü ile Mersin 1.İcra Müdürlüğü'nün 2014/10539 E sayılı dosyasından dolayı davacının davalıya 500.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı banka vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/4928, K. 2022/6693, 5 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama