KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/5198 E., 2022/9365 K.·Mahkemesi :... Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2022
Karar Metni
471 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15.02.2018 tarih ve 2014/351 E. - 2018/133 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi’nce verilen 01.04.2021 tarih ve 2020/1030 E. -2021/383 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Alternatif Bank A.Ş. ...
Şubesi'nin mevduat müşterisi olduğunu, müvekkilinin 05/11/2010 tarihinde hesaplarını incelerken davalı bankanın şahsi hesabından, eşi ...'in HSBC Bank Merkez Şubesi'nde bulunan hesaba 25/10/2010 tarihinde 100.000,00 TL'nin aktarıldığını öğrendiğini, bu durumun izahı için davalı bankaya gittiğinde banka görevlisinin müvekkiline faks yolu ile gelen talimatla bahse konu tutarın havale yapıldığının bildirildiğini, talimatın müvekkili tarafından verilmediğini, davalı banka tarafından zararın giderilmemesi ve alacağın tahsilinin sulhen mümkün olmaması nedeniyle banka aleyhine icra takibine geçildiğini,
davalının borca ve faize itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı bankanın itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, belirterek itirazın iptaline, itirazında kötü niyetli olan davalının likit alacak miktarının %40'ından aşağı olmamak üzere, icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, bankanın kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; ceza dosyasında alınan ATK raporu ile talimat altındaki imzanın hesap sahibi ve davacı ... (...) eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davacının davalı banka ile daha önce faks talimatı ile işlem yapmadığı ve talimattaki imzanın davalı banka nezdindeki bankacılık hizmet sözleşmesinde bulunan davacı imzası ile tam benzerlik göstermediği,
davalı bankanın faks ile gelen talimat ile ilgili davacıdan teyit almadan işlemi gerçekleştirerek uğranılan zararın ortaya çıkmasında tam kusurlu olduğu ve eyleminin taraflar arasındaki bankacılık sözleşmesine aykırılık teşkil ettiği, davalı takip tarihinden önce temerrüde düşülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/5198, K. 2022/9365, 22 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama