İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/5456 K.2023/1011

Taraflar arasındaki şirketin tasfiyesi ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2021/5456Karar2023/1011Tarih21 Şubat 2023Okuma7 dk · 1.414 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/5456 E., 2023/1011 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Şubat 2023
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Hüküm
Esastan ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.414 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki şirketin tasfiyesi ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.02.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin bir aile şirketi olduğunu, davacının da kurucu ortağı olduğu şirkette %16 hisseye sahip olmakla birlikte şirketin büyüyerek bugünlere gelmesinde ve gelişmesinde çok büyük emek ve pay sahibi olduğunu, müvekkilinin kuruluş zamanlarında ve devamında şirketin büyüyerek bugünlere gelmesinde büyük emek harcadığını, kişilerin daha çok kazanma isteğinin giderek farklı bir hâl almaya başladığını, müvekkilinin güven duygusunun büyük zarar gördüğünü, müvekkili için devam ettirilemeyecek bir hâl almasına sebep olduğunu, 21.01.2014 tarihinde davalı şirkete ihtarda bulunulduğunu,

müvekkilinin ödenmeyen kâr paylarının kendisine ödenmesini istediğini, ancak davalı şirkete tebliğ olan ihtarnamenin cevapsız kaldığını ve hiçbir işlem yapılmadığını, 01.01.2007 tarihinden beri şirket defterini incelemesine izin verilmediğini ve kendisine şirketle ilgili hiçbir bilgi verilmediğini, hesaplar hakkında hiçbir bilgiye vakıf olamaması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik kâr payı bedeli olarak 200.000,00 TL'nin bankalar arası uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini,

müvekkilinin %16 hissesinin karşılığında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile tasfiye payı olarak şimdilik 800.000,00 TL olarak hesaplanılan bedelin tasfiye ile birlikte şirket malvarlığından karşılanarak müvekkiline ödenmesini, şirketin tüm banka hesapları ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiş, davacı vekili 12.01.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile 972.044,52 TL olan dava değerini, 513.988,93 TL artırarak 1.486.033,45 TL'ye çıkartmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin bugünlere gelmesinde davacının insan üstü bir çabasının olduğu hususunun doğru olmadığını, davacının ve aile üyelerinin hissedarı bulunduğu iki şirket daha bulunmakta olup davacının bu şirketler aleyhine de dava açmış bulunduğunu, davacı ile görüşmeler yapıldığını, ancak afaki talepler ileri sürerek konuyu bu aşamaya getirdiğini, taleplerinin bir çoğunun zamanaşımına uğradığını, davacının üç şirketin kuruluşundan 2008 yılına kadar fiilen yöneticiliğini yaptığını, daha sonra şirketlerden haksız yere aldığı paraları kullanarak şahsı adına taşınmazlar satın aldığını,

bu şirketlerin ana faaliyet alanı olan demir-çimento sektöründe Ankara'da ... ... Demir Çimento...

Şirketi kurduğunu ve davalı şirketlerle rekabet ettiğini, şirket ortakları arasında oluşmuş bir husumetten söz edilemeyeceğini, haklı sebebin çok önemli ve esaslı olması gerektiğini, davalı şirket olarak Mahkemenin davacının haklı sebeplerinin varlığına karar vermesi durumunda şirketin feshine karar verilmemesini talep ettiklerini, çözümün davacının hisselerinin davalı şirkete devri olması gerektiğini, banka mevduat faizi isteminin yasal dayanağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre, haklı sebeplerin varlığında her ortağın mahkemeden şirketin feshini isteyebileceği, mahkemece istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebileceği, davacının bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak amacıyla şirket müdürüne müracaat ettiğine ve talebin reddolunduğuna dair bir belgeye dosya içeriğinde rastlanılamadığı,

6102 sayılı Kanun'un 411 inci maddesinin azınlık pay sahiplerinin haklarını koruyan hükümleri doğrultusunda bir talebi bulunmadığı, davacı yanca bu yönde düzenlenmiş herhangi bir ihtarnamenin mevcut olmadığı, Çorum Ağır Ceza Mahkemesince 2008/165 E. sayılı dosyasında Ünal Kakaç'ın silahla tehdit suçu kapsamında ceza aldığı,

bu kapsamda davacı ile diğer ortak Ünal Kakaç'ın yaşanan olaydan sonra aynı amacı gerçekleştirmek için müşterek gayret ve birbirlerine güven duyguları içerisinde hareket etmelerinin beklenemeyeceği, ancak bu hususun şirketin feshine karar verilmesini gerektirmeyeceği, şirketin feshini haklı kılan sebeplerin varlığına rağmen yaşatılmasının ekonomik ve rasyonel açıdan daha doğru olacağına kanaat getiren mahkemenin şirketi feshetmek yerine fesih talebinde bulunan pay sahiplerinin paylarının gerçek değerinin ödenmesine ve kendilerinin şirketten çıkarılmalarının veya duruma uygun düşen çözüme karar verilmesinin öngörüldüğü,

İstinaf Mahkemesince dosyanın araştırma yapmak üzerine iade kararı doğrultusunda Yargıtay içtihatları gereğince davalı şirketin karar tarihine en yakın tarihteki öz varlığı ile mali tabloları gözetilip çıkma payı ve genel kurulca dağıtılmasına karar verilmiş ise çıkma payından ayrı olarak kâr payı alacağının hesaplanmasının zorunlu olması ve marka değerinin de bulunması ihtimaline binaen taşınmazların rayiç değerleri hüküm tarihine en yakın olacak şekilde yeniden tespiti için hüküm tarihine en yakın öz varlık ve mali tablolara göre alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı ... şirkette %16 paya sahip olup şirketin 30.06.2020 tarihi

itibariyle rayiç satış değerine göre hesaplanan öz varlığı üzerinden ortaklıktan çıkma payı 1.486.033,45 TL olabileceği, davalı şirketin kâr payı dağıtılması konusunda alınmış bir ortaklar kurulu kararı bulunmadığından davacının kâr payı alacağının talep edilemeyeceği, davalı şirket ''Shell"in bayisi olarak akaryakıt istasyonu işletmekte olup kendisinin tescilli bir markası bulunmadığı,

şirketin tanınan ve bilinen bir akaryakıt markası olan Shell'in akaryakıt bayiliğini yapıyor olması ve kendi yarattığı bir marka olmaması nedeniyle davacının marka değeri talebine yönelik bir hesaplama yapılamayacağı gerekçesiyle davacının davalı şirkette bulunan %16'lık hissesinin bedeli olan 1.486.033,45 TL'nin 1.466.106,25 TL'si davalı tarafça dava açıldıktan sonra ödenmiş olduğundan, bu miktar yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kalan 19.927,20 TL'nin davalı şirketten alınarak davacıya ödenmesine,

davacıya ait olan davalı şirketin %16'lık hissesinin davalı şirkete devrine, davacının kâr payına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının çıkma payının davalı şirketten olan alacağının ve kâr paylarını da dikkate alır şekilde hesaplanmamasının Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, sermaye taahhüdünün tamamının ödenmiş olmasının da dikkate alınmadığını, şirketin marka değerinin de bulunduğunu, bunun dikkate alınmamasının da hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak düzeltilmesini ve yeni hüküm kurulmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, Mahkemece Daire kaldırma kararı üzerine yapılan yargılamada yeniden bilirkişi raporu alındığı ve dosya içeriğine uygun bilirkişi raporuna göre davacının çıkmasına karar verilen şirketin marka değerinin bulunmaması, taşınmazların rayiç değerlerinin tespitine göre karar verilmesi ve kâr payı alacağının bulunmaması karşısında, Mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1.Müvekkilinin çıkma payının, davalı şirketteki hissesinin değerini bir bütün olarak ve tüm unsurlarıyla birlikte içermediğini, nitekim şirketten çıkmak isteyen ortağın hisse payı hesaplanırken artık ortaklığı sona ereceğinden ve ortak olduğu süre içinde şirketten alması gereken tüm alacaklarını alarak ortaklığı sona ereceğinden ortağın çıktığı tarihe kadar olan kâr payı alacakları da dahil edilerek çıkma payı, kâr payı dahil hesaplanması gerektiğini,

2.Davalı şirkete karşı sermaye taahhüdünü tamamen yerine getirmiş olan müvekkilinin sermaye borcunu ödemiş olmasının, çıkma payı hesaplanırken dikkate alınmadığını,

3.Çıkma payının hesabında, şirketin marka değerinin olmadığı gerekçesiyle dikkate alınmamasının hatalı olduğunu,

4.Davalı şirketin kârlı bir şirket olduğunu, bu nedenle ileride elde edilecek kârlardan mahrum kalınmasının çıkma payına etkisinin değerlendirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, şirketin feshi ve tasfiyesi, şirketin feshine karar verilmemesi durumunda azınlık payı olan davacının çıkma payının ve kâr payı ödemelerinin yapılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 411 ve 636 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle şirket bilançosunda geçmiş yıllarda dağıtılmasına karar verilmemiş kâr paylarının şirket aktifi içinde kabul edilmesine ve çıkma payının bunun üzerinden hesaplanmış bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/5456, K. 2023/1011, 21 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/5456
Karar No
2023/1011
Tarih
21 Şubat 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/5456 K.2023/6586
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/5459 K.2023/6587
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/5459 K.2023/1026
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/5460 K.2023/6588
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/5463 K.2023/451
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/5464 K.2023/6589

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.