İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/5562 K.2023/1241

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2021/5562Karar2023/1241Tarih2 Mart 2023Okuma8 dk · 1.541 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/5562 E., 2023/1241 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Mart 2023
Mahkemesi
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Sayısı
2018/2329 Esas, 2021/748 Karar
Hüküm
İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk derece mahkemesi
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2016/703 E., 2018/751 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.541 kelime·8 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.02.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat Alper Albayrak dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin “altın süt” markalı peynir üreticisi olduğunu, , davalı şirket ile müvekkili arasında ürünün depoya teslimi tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesinde düzenlenen “vedia” ilişkisinin bulunduğunu, müvekkili tarafından üretilen 14.112 teneke (254.016 kg) beyaz peynirin saklanmak üzere davalı şirketin soğuk hava deposuna konduğunu, ürünlerin teslim edildiği tarihte müvekkili şirketin ortaklarından olan muris ...’nin aynı zamanda davalı şirketin de ortağı ve yetkilisi olduğunu,

müvekkilinin davalı şirketin deposunda bulunan ürünlerinin müvekkiline geri teslim edilmediğini, Torbalı 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/14 D. İş sayılı dosyasında yapılan tespit sonucunda daha önce tespit yapılan ürünlerin depoda bulunmadığının belirlendiğini, bu raporda “11.000 teneke beyaz peynirin 2016 yılı Mayıs ayı itibariyle değerinin 2.613.600,00 TL olarak” hesaplandığını,

Davalı şirketin kendisine saklanmak üzere bırakılan malları özenle saklamak ve önlem almak ve iade istendiğinde geri vermek yükümlülüğünü yerine getirilmediğini, müvekkilinin 254.016 kg beyaz peynir bedeli kadar zararının bulunduğunu, davalı şirket ortağı ve yetkilisi olan ...’nin vefatı nedeniyle mirasçıları olarak diğer davalıların murisin şirket yetkilisi olarak 3. kişi ve şirketlere kusur veya kastı ile verdiği zararlardan kişisel olarak sorumluluğunun bulunduğunu belirterek,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 254.016 kg peynir bedelinden kaynaklanan zarara karşılık 2.613.600,00 TL’nin davalı mirasçılar yönünden 198.000 kg ile sınırlı ve miras payları oranında olmak üzere 06.05.2016 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalı gerçek kişilerin pasif husumetinin bulunmadığını zira muris ...'ye karşı daha önce açılan ve kesinleşen dava ile pasif husumetinin bulunmadığının tespit edildiğini,davalı murisin şirket ortaklığına dayalı istemin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 147 nci maddesi gereği zamanaşımına uğradığını, davacının teneke adedinin tespitini dayanak alarak bu davayı açtığını ancak taraflar arasında alacak-borç ilişkisinin saptanması gerektiğini, tarafların ticari kayıtlarında vedia sözleşmesine dair bir kaydın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 11.000 teneke peynirin davalı şirketin zilyetliğinde olduğu, taraf şirketler arasında dava konusu bu peynirlerin davalının soğuk hava deposunda saklanması şeklinde bir ticari ilişkinin bulunduğu, nitekim; soğuk hava depo ücretinin faturalara yansıtıldığı, davalı vekili 11.000 teneke peynirin davacıdan satın alındığını savunmuş ise bu konuda üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremediği,

itiraz edilmeyen tespit raporunda da belirlendiği şekilde davacının, davalı şirket zilyetliğindeki dava konusu peynirlerin bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle talep edilen 2.613.600,00 TL'nin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, gerçek kişi davalılar yönünden şirket yöneticisinin sorumluluğuna ilişkin koşulların oluşmadığı, gerçek kişi olan davalıların murisinin davalı şirketi zararlandırıcı işleminin bulunduğu konusunda bir iddianın da bulunmadığı,

davalılara karşı davacı ... davalı şirketler arasındaki vedia sözleşmesi kapsamında gidildiğinden dava konusu sözleşmede gerçek kişi olan bu davalıların taraf olmadıkları anlaşıldığından, bu davalılar hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirkete ait davalı şirket deposuna bırakılan emtianın davalı şirket tarafından satılmadığını ve bedelinin davalı şirketin hesabına geçmediğini, davalı şirket deposunda kendi tarihi geçmiş ürünleri imha edilmemişken müvekkiline ait ürünlerin imha edildiği düşünülemeyeceğini, vedia sözleşmesine konu emtianın davalıların murisince kendi nam ve hesabına elden çıkartıldığı sonucunun ortaya çıktığını, bu hususta tanık deliline dayanıldığı halde dinlenmediğini, gerçek kişi davalıların hukuki sorumluluğunun sadece vedia sözleşmesi ile sınırlı tutmak hatalı olduğunu,

davalı şirket yetkilisi olan murisin sorumluluğunun, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 336, 321 ve 342 nci maddelerinden kaynaklandığını belirterek kararın gerçek kişi davalılar yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine ilişkin kararın kaldırılarak bu davalılar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu peynirlerin davalı şirket deposuna vedia sözleşmesi gereğince bırakıldığı, haksız fiil sorumluluğunun da davalı şirkete ait olduğu, davalı murisin şirket ortağı olarak şirketi zararlandırıcı işlemi bulunduğu hususunun ileri sürülmediği davalı gerçek kişiler yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir usülsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının stoklarında bedeli istenen tutarda peynir stoğu olmadığının ve peynir satışınında olmadığı ve davalı şirketin bu miktarda mal satıp davalı şirket hesabına geçmediğine göre murisin 11.000 teneke malı harici elden çıkartıldığının sabit olduğunu, davalılar murisinin 6762 sayılı Kanun'un 336 ve 342 nci maddeleri gereği şirket ortağı olarak şirket alacaklılarına karşı sorumlu olduğunu ve davalılar murisinin davalı şirketin vedia ilişkisinden kaynaklı borcunu tüzel kişilik perdesinin arkasına saklanmak ve şirketin tüzel kişiliğini kötüye kullanmak suretiyle yerine getirmediğini belirterek kararın davalı gerçek kişiler bakımından bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vedia ilişkisi ve haksız fiil hükümleri gereği davalı şirkete bırakılan ancak teslim alınmayan malın bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6762 sayılı Kanun, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.03.2023 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

1- Dava, davalı anonim şirketin ortağı ve yetkilisinin, aynı zamanda davacı kollektif şirketin de ortağı ve yetkilisi olduğu esnada davalı şirket deposuna bekletme amacıyla gönderdiği, ancak davacı şirkete iadesi yapılmayan davacı şirkete ait 11.000 teneke beyaz peynirden doğan zararın tahsili istemine ilişkindir.

2- Yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesi, davacı şirkete iade edilmeyen peynir bedeli olan 2.613.600,00 TL’nin davalı şirketten tahsiline, muris ...’in mirasçıları olan davalı gerçek kişiler yönünden ise davanın reddine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından ise davacı tarafın istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

3- Davaya konu davacı şirkete ait 11.000 teneke beyaz peynirin davalı şirkete saklama sözleşmesiyle verildiği, davalı şirketin bu peynirleri iade etmediği, o tarih itibariyle davalıların murisi ...’in hem davacı kollektif şirketin yetkilisi, hem de davalı anonim şirketin tek yetkilisi olduğu hususunda bir ihtilaf ve tereddüt bulunmamaktadır. Daire çoğunluğu ile aramızdaki görüş ayrılığı, muris ...’in de bu zarardan sorumlu olup olmadığı hususuna ilişkindir.

4- Daha önce davacı kollektif şirketin ortakları olan gerçek kişiler tarafından, davalı gerçek kişiye karşı İzmir 5. As. Tic. Mah. 2013/169 E. - 2015/56 K. sayılı dosyasında açılan dava aktif ve pasif husumet yokluğundan reddolunarak kesinleşmiştir. Heyet çoğunluğunun aksine anılan dosyanın bu dosya için kesin hüküm teşkil ettiği kanaatinde değilim. Zira bu dosyanın davacısı kollektif şirket tüzel kişiliği olup, anılan dosyada bu şirket taraf olarak yer almamaktadır.

5- 6102 sayılı TTK'nın Ticari Şirketler kitabındaki tasnif açısından bir “şahıs şirketi” olan kollektif şirketlerde kural olarak her ortağın şirketi tek başına temsil yetkisi bulunmakla birlikte taraflar bunun aksini öngöre bilir. Şirketi yönetim ve temsilde görev alanların görev sınırı TTK’nın 223 üncü maddesi uyarınca “şirketin amacı ve konusuyla sınırlı olağan işler” dir.

6- Anonim ve limitet şirketlerden çok farklı olarak kollektif şirketlerde yöneticilerin sorumluluğu Kanunda açıkça düzenlenmemiştir. Bununla birlikte kollektif şirketin bir şahıs şirketi olduğundan hareketle TBK’nın adi şirkette ortakların sorumluluğuna ilişkin hükümlerinin kollektif şirketler yönünden de uygulanması gerekir (Bkz. Abuzer Kendigelen/İsmail Kırca, Şirketler Hukuku C.I, s.247). Nitekim Dairemizin görüşü de bu yönde oluşmuştur (Bkz.

13.01.2016 tarih ve 2015/6479 E. – 2016/245 K.). Bu cümleden hareketle TBK’nın 630 uncu maddesi uyarınca aksine hüküm bulunmadıkça gerek yönetici ortaklar ile diğer ortaklar arasındaki ilişkiler gerekse de ortaklık ile yönetici ortak arasındaki ilişkiler vekâlet sözleşmesi hükümlerine tabidir. Vekilin en başta gelen borcu ise özen borcu ile müvekkile hesap verme borcudur.

Kanun’un 628 inci maddesi uyarınca, her ortak, ortaklık işlerinde kendiişlerinde olduğu ölçüde çaba ve özen göstermekle yükümlü olup, diğerlerine (ortaklara ve ortaklığa) karşı, kendi kusuruyla verdiği zararları gidermekle yükümlüdür.

7- Somut olayda, davalıların murisi, davacı şirkete ait 11.000 teneke peyniri, ortağı ve yönetici olduğu diğer şirkette bırakmak ve geri almamak suretiyle davacı şirkete zarar verdiğinden zarardan ...’in ve ondan tevarüsle davalıların da sorumlu olduğunun kabulü ile hükmün bu doğrultuda bozulması gerektiğini düşündüğümden, gerçek kişilere karşı davanın reddi kararını onayan Daire çoğunluğunun düşüncesine katılmıyorum.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/5562, K. 2023/1241, 2 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/5562
Karar No
2023/1241
Tarih
2 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/5567 K.2023/1126
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/5576 K.2023/1359
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/5581 K.2023/1328
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2021/5589 K.2023/1685
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/5590 K.2023/1149
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/5591 K.2023/1485

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.