İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/5972 K.2023/1056

Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2021/5972Karar2023/1056Tarih22 Şubat 2023Okuma10 dk · 1.960 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/5972 E., 2023/1056 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Şubat 2023
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/1267 Esas, 2021/759 Karar
Hüküm
Yeniden esas hakkında hüküm kurulması
İlk derece mahkemesi
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2018/23 E., 2019/638 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.960 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ...'ya ait olan bahçe ile tarlayı, üzerine davalı lehine konulan 04.09.2014 tarihli ve 100.000,00 TL bedelli ipotek ile birlikte tapuda resmi sözleşme ile 05.04.2016 tarihinde satın aldığını, müvekkilinin yine dava dışı ...'ya ait olan tarlayı da, üzerine davalı lehine konulan 04.09.2014 tarihli ve 70.000,00 TL bedelli ipotek ile birlikte tapuda resmi sözleşme ile 05.08.2016 tarihinde satın aldığını,

davalının ... isimli icra dosyası borçlusu ile aralarında imzalanan genel kredi sözleşmesinin teminatı olduğu iddiası ile 100.000,00 TL'nin üç gün içinde ödenmesi için müvekkiline ihtarname gönderildiğini, ardından müvekkili aleyhine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinde dava dışı asıl borçlu ...'ya ait taksitli ticari kredi borcunun konu edildiğini ve takip miktarının 368.903,34 TL olarak belirtildiğini, dayanak genel kredi sözleşmesinin tarihi 25.08.2014 iken bu sözleşmeye kefil olan...'ın ise kefalet imzasının 09.09.2016 tarihli olduğunu,

bu durumda asıl borçlu olan ...'ya müvekkilinden habersiz bir şekilde taşınmazları üzerindeki ipotek şerhleri devam ettirilerek yeni bir kredi kullandırıldığını, bu hususta müvekkiline herhangi bir bilgi verilmediğini, müvekkilinin yeni kredilerden bilgilendirilmediğini, halbuki taşınmazların satın alınmasından sonra davalı bankaya ipotekli taşınmazları satın alan yeni malikin isim ve adreslerinin bildirildiğini, müvekkilinin muvafakati alınmadan yeni bir kredi verilmesinin ve müvekkilinin borç altına sokulmasının mümkün olmadığını,

müvekkilinin ipotekli olarak devraldığı taşınmazlar için kullandırılan kredi sözleşmesine ait borçların tamamını davalı bankaya ödediğini, ipoteğin üst sınır ipoteği olduğunu, 09.09.2016 tarihli kredi nedeniyle müvekkilinin sorumlu olmadığını ileri sürerek müvekkili tarafından satın alınan taşınmazlar üzerindeki 04.09.2014 tarihli, 20726 ve 20730 yevmiye nolu ipotek kayıtlarının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından ipotekli olarak devralınan taşınmazlar üzerindeki banka lehine 04.09.2014 tarihli ve birinci dereceden ipoteklerin dava dışı ...'nın borçlarının teminatı olduğunu, ...'nın gerek kendisinin gerekse müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğu firmaların müvekkili bankaya olan borçlarını zamanında ödememesi üzerine ilgili kredi hesapları kat edilerek müvekkili bankaca dava konusu ipotekli taşınmazlar üzerindeki ipotekle birlikte devralan davacıya Kayseri 12. Noterliğinin 18.12.2017 tarihli ihtarnamenin keşide edildiğini,

davacının söz konusu taşınmazları ipotek tesis tarihinden sonraki bir tarihte ipotekli olduğu halde devraldığını, söz konusu devir yapılırken ipotek alacaklısı müvekkili banka tarafından ipoteğin kaldırılacağına ilişkin olarak herhangi bir taahhütte bulunulmadığını, ipoteğe konu borcun sona erip ermediği hususunun işbu taşınmazlar satın alınmadan önce davacı tarafından araştırılmadığını, borçlu ...'nın borçlarının devam etmesi nedeni ile ipoteğin fekkinin mümkün olmadığını, ipotek tutarının ödendiği iddia edilmekte ise de ödeme yapılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ipoteğin fekki istemiyle açılan davada her ne kadar davacı tarafça 04.09.2014 tarihli ve 20726 ve 20730 yevmiye nolu ipotek kayıtlarının kaldırılması talep edilmiş ise de, davacının söz konusu ticari kredi çekilmesi nedeni ile ipotek verilen taşınmazları 05.04.2016 ve 05.08.2016 tarihinde üzerinde ipotekler olduğunu bilerek devraldığı,

toplanan deliller sonucu alınan 07.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, sözleşmenin 9 uncu, 2 nci, 1 inci maddesi kapsamında verilecek teminatların mevcut ve ileride doğabilecek vadesi gelmiş veya gelmemiş bütün alacakların da teminatını oluşturacağının kabul edildiği, devirden sonra davalı bankaya ilgili teminat koşullarının sona erdirilmesi ve ipoteklerin fek edilmesi ile ilgili bildirim yapıldığına dair davacı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, bu hali ile banka açısından teminat şartlarının devam ettiği ve davalı bankanın icra takibi konusunda haklı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ipotekle yükümlü dava konusu taşınmazların müvekkili adına tapuda satış işlemi gerçekleştirilerek tescil edilmesinin ardından davalı bankaya müvekkili tarafından taşınmazların el değiştirdiği hususunun ve yeni malikin isim ve adresinin bildirildiğini, dava konusu taşınmazlar üzerinde davalı lehine ipotek kurulan kredi borcunun tamamının dava dışı borçlu tarafından ödendiğini, davalı banka lehine taşınmazlar üzerine konulan ipotek üst sınır ipoteği olup müvekkilinin sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktarla sınırlı olarak sorumlu olduğunu,

müvekkili aleyhine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinde düzenlenen ödeme emrinde dava dışı asıl borçlu ...'ya ait taksitli ticari kredi borcu olduğunun ve takip miktarının 368.903,34 TL olarak belirtildiğini, dayanak genel kredi sözleşmesinin tarihi 25.08.2014 iken bu sözleşmeye kefil olan...'ın ise kefalet imzasının 09.09.2016 tarihli olduğunu, bu durumda asıl borçlu olan ...'ya müvekkilinden habersiz bir şekilde taşınmazları üzerindeki ipotek şerhleri devam ettirilerek yeni bir kredi kullandırıldığını, davalı bankanın bilgi verme yükümlülüğüne aykırı davrandığını,

bu hususta müvekkiline herhangi bir bilgi verilmediğini, davacının yeni kredilerden bilgilendirilmediğini, davalı tarafça başlatılan takibin iptali için Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesinde açılan 2018/191 E. sayılı dava dosyasında takibin iptaline ve satışın durdurulmasına ilişkin verilen kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 2019/1680 E. 2019/1135 K. sayılı ilamı ile onandığını, ayrıca Kayseri 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/828 E. sayılı görülen davada 17.01.2019 tarihinde ihalenin feshine karar verildiğini,

Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca 2019/5644 soruşturma numarasıyla yürütülen soruşturma kapsamında şüpheli ... etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanma talebiyle müvekkiline karşı hileli davranışlarla ek kredi alındığını, banka müdürü, ... ve ...'nın anlaşarak müvekkili aleyhine neticelenmesine sebebiyet verecek şekilde işlem yapıldığını ikrar ettiğini, mahkemece ek rapora ilişkin itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, davalı bankaya ipoteğin fek edilmesi için ...'ya ait önceki kredinin kapatıldığı tarihte davalı bankaya başvuruda bulunulduğunu, sürekli olarak talep edildiği halde davalı bankaca bu evrakın verilmediğini,

...'ya kullandırılan ikinci kredinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olmasının yanı sıra bir takım hileli davranışlar ile kullandırıldığı göz önüne alınarak banka bir takım bilgi ve belgeleri saklamak suretiyle hileli davranışlarda bulunduğundan, ..., ... ve ... hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş olup soruşturmanın derdest olduğunu, belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen karar kaldırılarak müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların dava dışı asıl borçlu ...'nın davalı bankadan kullandığı ve kullanacağı kredilerin teminatını oluşturduğu konusunda davacı yeni malikin bilgi sahibi olduğu,

ilgili genel kredi sözleşmesinin 9.2.1 uyarınca ve ipotek resmi senedinde açıkça belirtildiği üzere müşterinin sözleşme kapsamında verilecek teminatların mevcut ve ileride doğabilecek vadesi gelmiş veya gelmemiş bütün alacakların da teminatını oluşturacağını kabul ettiği, devir aldıktan sonra bankaya ilgili teminat koşullarının sona erdirilmesi ve ipoteklerin fek edilmesi ile ilgili bir bildirim yapılmadığından, banka açısından teminat şartlarının devam ettiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı,

ancak işbu dava dosyasında davalı bankanın dava dışı asıl borçluya kredi kullandıran ilgili şubesi kayıtları üzerinde konusunda uzman bankacı bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibine konu kredi borcunun dava tarihi itibarıyla varlığı ve miktarı hususunda rapor alınmaksızın davalı bankanın icra takibi yapmakta haklı olduğunun İlk Derece Mahkemesince kararın gerekçesinde kabulü doğru görülmemiş,

bu sebeple davacı vekilinin istinaf isteminin mahkemenin gerekçesi yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen ve sonucu yönünden doğru olan karar gerekçesi yönünden kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tescil işlemi yapıldıktan sonra davalı ...'na söz konusu taşınmazların el değiştirdiği hususu ve yeni malikin isim ve adresi bildirildiğini, davalı banka lehine taşınmazlar üzerine konulan ipotek üst sınır ipoteği olup, müvekkilinin sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktarla sorumlu olduğunu, taşınmazlar üzerinde davalı lehine ipotek kurulan kredi borcunun tamamının ise 08.09.20216 tarihinde dava dışı asıl borçlu ... tarafından ödenip borcun kapatıldığını, genel kredi sözleşmesinde, ipoteğin nedeni net olarak belirtilmediği ve her türlü kefaletinden, haksız fiilinden, sebepsiz zenginleşmeden,

kanundan, bankaya bu ipoteği vermeden önce veya sonra bankanın herhangi bir şekilde iktisap etmiş olacağı özellikle ... firmasının veya kendisinin borçlu bulunduğu meblağları alacak temliki yoluyla temellük etmesinden ve diğer her türlü nedenden şeklinde bir madde ile sebep belli olmaksızın her türlü nedenle üst sınır ipoteği verilebileceğinin ifade edildiğini, bu ifadenin rehin hukuku kapsamında belirlilik ilkesine aykırı olduğu,

dolayısıyla alacağın hangi sebeple doğduğu veya doğacağı açıkça belli olmadığından söz konusu sözleşme mevzuata aykırı olduğunu, takibe dayanak olarak gösterilen kredi sözleşmesinin tarihi 25.08.2014 iken dava dışı...'ın 09.09.2016 tarihinde sözleşmeye kefil olarak imza attığını, dolayısıyla davalı banka tarafından dava dışı borçlu ...'ya maliki olan müvekkilin bilgisi olmaksızın dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan ipotekler haksız bir şekilde devam ettirilerek yeni bir kredi kullandırılmış olduğunu, davalı bankanın bilgi verme yükümlülüğüne aykırı davrandığı,

zira müvekkilin taşınmazları satın aldığı 05.04.2016 ve 05.08.2016 tarihlerinden yaklaşık bir ay kadar sonra 08.09.2016 tarihinde taşınmazların üzerine ipotek konulmasının sebebi olan 122200 nolu tarım kredisi dava dışı ... tarafından 08.09.2016 tarihinde tamamen kapatılmış olduğunu, bu durumda kredi borcu dava dışı ... tarafından kapatılmış olmasına rağmen müvekkiline karşı icra takibi başlatılmış olması banka tarafından ipoteklerin haksız şekilde devam ettirilerek dava dışı ...'ya müvekkilin bilgisi dışında yeni bir kredi kullandırıldığını açıkça gösterdiğini, esasen icra takibinin iptaline karar verildiği,

satışın durdurulduğu ve ihalenin feshedildiğini, dolayısıyla davalı banka tarafından başlatılan takibe karşı taraflarınca açılan tüm davaların müvekkili lehine sonuçlanmış ve başlatılan bu takibin haksız olduğunun anlaşıldığını, ipoteğin asıl alacağa bağlı olduğunu,

asıl alacak ortadan kalktığında ipoteğin de ortadan kalkacak olmasına rağmen banka tarafından dava konusu taşınmazlar üzerindeki ipotek devam ettirilerek hileli bir şekilde borcun dava dışı borçlu ... tarafından kapatıldığı tarih olan 08.09.2016 tarihinden bir gün sonra yani 09.09.2016 tarihinde taşınmazların yeni malikine de bilgi verilmeksizin asıl borçlu ...'ya yeni bir kredi kullandırılmış olmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı bankaya ipoteğin fek edilmesi için dava dışı ...'ya ait önceki kredinin kapatıldığı tarihte başvuruda bulunulduğu ve defalarca kez talep edilmesine rağmen bankadan bu evrakların verilmediğini,

...'ın savcılık ifadesinde de haksızlığın ortaya konulduğunu, 25.12.2018 tarihli raporda, 09.09.2016 tarihli krediden davacının haberdar edilip edilmediğini, haberdar edilmesinin gerekli olup olmadığı ve o borçtan davacının sorumlu olup olmadığının değerlendirilmediğini, davalı banka tarafından dava dışı asıl borçluya kredi kullandıran ilgili şubesi kayıtları üzerinde konusunda uzman bankacı bilirkişi tarafından inceleme yapılarak icra takibine konu kredi borcunun dava tarihi itibariyle varlığı ve miktarı hususunda rapor alınmaksızın davalı banka tarafından icra takibi başlatıldığını, neticeten,

söz konusu rehin sözleşmesinin mevzuata aykırı olması, sözleşmenin tarihi 25.08.2014 olmasına rağmen... isimli şahsın 09.09.2016 tarihinde sözleşmeye kefil olarak imza atması, dava dışı asıl borçlu ...'nın 08.09.2016 tarihinde ipoteğe konu borcu tamamen kapatmasına rağmen davalı banka tarafından ipoteğin asıl alacağa bağlılık ilkesi gözetilmeksizin ipotekler kaldırılmadan dava dışı ...'ya yeni kredi kullandırılmış olması,

mahkemece takibin haksız olarak başlatıldığını, satışın durdurulmasına ve ihalenin feshine karar verildiği hususları göz ardı edilerek eksik ve yetersiz bilirkişi raporuyla hüküm kurulmuş olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ipotekle yükümlü taşınmazların devralındığı tarihten önce davalı bankaca kullandırılan tüm kredi borcunun ödendiği iddiasıyla ipotekle yükümlü taşınmazları devralan yeni malik tarafından ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/5972, K. 2023/1056, 22 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/5972
Karar No
2023/1056
Tarih
22 Şubat 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2021/5974 K.2023/1188
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/5975 K.2023/719
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/5975 K.2023/533
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/5976 K.2023/1005
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/5980 K.2023/713
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/5981 K.2023/504

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.