KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/6259 E., 2023/836 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/1515 Esas, 2021/793 Karar
- Dava tarihi
- 30.03.2018
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/128 E., 2019/226 K.
Karar Metni
640 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin "..." ibareli marka başvurusuna kötü niyet vakıasına dayalı olarak yaptıkları itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, davalı adına tescilli 2007/44078 sayılı "... ..." ibareli bir marka bulunduğunu, müvekkilinin anılan markanın kullanmama nedeniyle hükümsüz kılınması için dava açtığını, davalının belirtilen davanın sonuçlarını ortadan kaldırmak amacıyla kötü niyetle davaya konu marka başvurusunu yaptığını ileri sürerek davalı Kurum kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olmadığını, dava konusu başvurunun daha önceki markalarının yeni bir versiyonu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin marka iptal davasına konu olan " ... ..." ibareli 2007/44078 sayılı markası ile dava konusu "..." ibareli muhtelif sınıflarda yapılan marka başvurusunun işaretsel benzerlik oluşturmadığından aynı değil ayrı markalar olarak değerlendirilmesi gerektiği, diğer taraftan kullanmama nedeniyle açılan hükümsüzlük davasının da reddine karar verildiği, davalının dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece ve taraflar arasında görülen ve benzer iddialara konu olan başka bir davada görüşüne başvurulan bilirkişilerin davalının kötü niyetli olduğu sonucuna ulaştıklarını ancak mahkemece aksi yönde karar verildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, mahkemece, kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasının Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı nedeniyle reddedildiği hususunun gözden kaçırıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir .
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 35 inci maddesi
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/6259, K. 2023/836, 14 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama