KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/6287 E., 2023/717 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/1356 Esas, 2021/581 Karar
- Dava tarihi
- 05.05.2017
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/524 E., 2019/236 K.
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 01.07.2021 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir.
Ek karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyiz istemi, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli ek kararına ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, davalı vekiline 04.05.2021 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi ise yasal süre geçirildikten sonra 09.06.2021 tarihinde verilmiştir.
Her ne kadar ek karara yönelik temyiz dilekçesinde davalı vekili, müvekkili şirket tarafından Av. ...'ın Kadıköy 2. Noterliğinin 22.12.2020 tarihli azilname ile azledildiği ve bu azlin vekile tebliğ edildiğini belirtmişse de anılan azilnamenin ... tarafından şahsi olarak verildiği ve davalı şirket adına verilmiş bir azilnamenin olmadığı görülmüştür.
Keza dosya kapsamında gerek fiziken gerekse UYAP üzerinden davalı şirket adına verilmiş bir azilnamenin ibraz edilmemiş olduğu anlaşıldığından, kararın tebliği tarihinde anılan vekilin davalı şirketi temsil yetkisi bulunduğundan tebliğ işleminde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Temyiz dilekçesinin süre aşımı sebebiyle reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/6287, K. 2023/717, 8 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama