İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/6641 K.2023/1457

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2021/6641Karar2023/1457Tarih9 Mart 2023Okuma7 dk · 1.336 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/6641 E., 2023/1457 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Mart 2023
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/1396 Esas, 2021/767 Karar
Hüküm
Kabul
İlk derece mahkemesi
Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2017/379 E., 2019/344 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.336 kelime·7 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Fransa'da mukim tekstil sektöründe faal ve bu alanda tanınmış bir çok markanın yaratıcısı olduğunu, müvekkilini itirazı sonucunda davalı şirkete ait 2013/38687 sayılı BONOBOS marka başvurusunun reddedildiğini,

davalı şirketin bunun üzerine müvekkiline ait 2007/67341sayılı BONOBO kelime markasına karşı 08.05.2014 tarihinde kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davası açtığını ,müvekkili tarafından 2015/46305 sayılı BONOBO+ şekil marka başvurusuna davalının itiraz ettiğini itirazın reddi üzerine YİDK nezdinde itirazda bulunduklarını ve YİDK tarafından davalının itirazı kabul edilerek 2015/46305 sayılı BONOBO+ şekil ibareli başvurunun reddine karar verildiğini ,müvekkilinin 2007/67341 sayılı markasının hükümsüzlüğü hakkında kesinleşmiş bir kararın bulunmadığını kaldı ki,

hükümsüzlüğü istenen BONOBO markası ile işbu davanın konusu BONOBO+şekil markasının aynı olmadığını, markanın esas unsuru korunarak yaratılan seri markalardan biri olduğunu ve dolayısı ile müvekkilinin BONOBO ibaresi üzerindeki müktesep hakkının da dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin kötü niyetli olduğu yönündeki iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin ihtilafa konu şekil markasının özellikle güncel olarak kullanılan, internet sitesinin dahi logosunu oluşturan şekil olduğunu, tüketicilerin BONOBO markasını bu şekil ile tanıdığını,

söz konusu şekli gören tüketicilerin aklına ilk olarak Müvekkilin BONOBO markasının geldiğini, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu markasını güncel logosu ile birlikte tescil ettirmek istemesi doğal bir durum olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2017-M-6832 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2007 yılında New York'ta kurulmuş giyim ve tekstil sektöründe faaliyet gösteren ve mağazaların yanı sıra daha çok e-ticaret yoluyla ürünlerini pazarlayan tanınmış bir tekstil şirketi olduğunu davacının itiraza mesnet BONOBO markasını Türkiye'de kullanmadığını buna istinaden davacıya ait 2007/67341 sayılı BONOBO ibareli tescilinin kullanılmamasından dolayı davacı aleyhine dava açıldığını, davacının önceki tescilinin iptaline dair verilen mahkeme kararını bertaraf etmek ve dolaylı olarak kullanmama nedeniyle iptal süresini uzatmak niyetiyle kötüniyetle hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasına konu edilen markasının aynı asıl unsur ve sınıf yönünden aynı emtialar için hükümsüzlük davasından sonra başvurmuş olması, verilecek olası bir hükümsüzlük kararını etkisiz hale getirmek ve hükümsüzlük davasının sonuçlarından kurtulmak amacıyla mahkeme kararını etkisizleştirmek amaçla kötü niyetle yapılan bir başvuru olduğu, 2017-M-6832 sayılı YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu marka başvurusunun sadece 14. sınıfta değil, 18. ve 25. sınıfta da tescil edilmek istendiğinden kararın maddi yönden hatalı olarak verildiğini, bilirkişi incelemesinin eksik ve hatalı olduğu ve yapılan değerlendirmelerin hukuki dayanaklardan yoksun olduğunu, marka başvurusunun daha evvel kullanımı ispat edilen ürünleri kapsamamasının ve dar kapsamlı olarak başvuru yapılmasının kötü niyet göstergesi olduğu şeklindeki iddiaların dayanaksız olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkilinin başvurusu kapsamındaki ürünleri doğru tespit edemediğini,

davaya konu marka başvurusu dar kapsamlı olarak yapılmadığını ve müvekkilin güncel logosunu içerecek şekilde seri marka olarak tescil ettirilmek istendiğini, davacını müktesep hakkının mevcut olduğunu, seri marka niteliğinde olduğunu, henüz kesinleşmemiş bir dava nedeniyle varsayımlarda bulunarak müvekkilin gerçek hak sahibi olduğu markasının güncel versiyonunu tescil ettirmesinin engellenemeyeceğini,

müvekkilinin yıllardır tescilli olarak kullanılan BONOBO markasının yeni bir versiyonunu seri marka olarak tescil ettirmeye çalışmasının kötü niyet göstergesi olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek ve resen göz önüne alınacak nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı başvurusunun kötü niyetli olarak kabulünün gerekçesi, davacı adına tescilli önceki markanın kullanmama nedeniyle iptali için açılan davanın hukuki sonucunu bertaraf etmek amacıyla dava konusu başvurunun yapılması olarak belirtildildiği, nitekim, gerekçeli mahkeme kararının 4. sayfasında açıkça, kötü niyetle ilgili tek delilin, taraflar arasında bir dava varken, davacının başvuru yapması olduğu vurgulandığı,

ancak, benzer bir uyuşmazlıkla ilgili olarak verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20.01.2020 tarih, 2019/2447 E., 2020/494 K. sayılı ilamında, kötü niyete ilişkin başka bir emare olmaksızın, salt, hükümsüzlük davasının varlığına rağmen marka başvurusu yapılması olgusu başvurunun kötü niyetli olduğunu kabul için yeterli olmadığının belirtildiği, o halde, anılan Yargıtay ilamındaki kabuller doğrultusunda, davacının, önceki tarihli markasına karşı kullanmama nedeniyle iptal davası açıldıktan sonra dava konusu başvuruyu yapması, kötü niyete ilişkin başkaca bir emare ve delil olmadığından,

sırf bu nedenle kötü niyetli olarak kabul edilemeyeceği, bu durumda ilk derece mahkemesince, dava konusu başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığının ispat edilemediğinin kabulü ile YİDK kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; bir marka başvurusunun kötü niyetli olup olmadığı değerlendirilirken göz önünde bulundurulacak hususların kanunda açıkça düzenlenmediğini, bu itibarla, Türk Mahkemeleri ve Kurum içtihatı ile birlikte, ABAD ve EUIPO kararlarının rehber olarak ele alınabileceğini, bu doğrultuda Bölge Adliye Mahkemesinin kararının yerleşik içtihat iile çelişki arz ettiğini, davacı, BONOBO markasını kullanmadığını ve söz konusu tescilin iptal yaptırımı ile karşılaşacağını bildiğinden,

yeni bir başvuru dosyalamak suretiyle önceki tescilinin iptaline dair verilen Mahkeme kararını bertaraf etmek ve dolaylı olarak kullanmama nedeniyle iptal süresini uzatmak niyetiyle kötü niyetle hareket ettiğini, tescil kapsamındaki tüm mal ve hizmetler açısından markayı kullanmıyor olmasına rağmen ..., müvekkilimiz Bonobos’un Türk piyasasına girişini engellemeye çalıştığının açık olduğunu, bu durum haksız rekabet teşkil etmekte olup, hakkın kötüye kullanımı anlamına geldiğini ve böylelikle, kötü niyetin kabulü için önemli bir faktör olarak dikkate alınması gerekeceğini,

huzurdaki dava açısından davacının kötü niyetinin kanıtı olan tek emare kullanmama nedeniyle açılan dava devam ederken yeni başvuruyu yapmış olması değil, esasen dava sonucunda verilmiş olan kesinleşmiş Mahkeme kararı olduğunu, huzurdaki davanın esas konusu, kurum kararının yerinde olup olmadığına ilişkin olduğunu, kararın yerindeliliği incelenirken ise bunun kararın verildiği gün ve şartlarda değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek ve resen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; somut olayda kötü niyetli bir marka başvurusu bulunduğunu, davacının yaptığı başvuru ile aleyhine açılmış olan kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasının hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmak, davanın aleyhine sonuçlanmması halinde markaya sahip olmaya devam etmek maksadıyla başvuruda bulunduğunu, davacının bu şekilde kanuni bir zorunluluk olan kullanma mecburiyetini ortadan kaldırmaya ve beş yıllık süreyi uzatmaya çalıştığını, bu nedenle başkaca bir kanıt olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesinin hukuaka aykırı olduğunu ileri sürerek ve re'sen göz önüne alınacak nedenlerle kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/6641, K. 2023/1457, 9 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/6641
Karar No
2023/1457
Tarih
9 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/6643 K.2023/1706
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2021/6643 K.2023/1527
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/6644 K.2023/1430
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/6645 K.2023/1229
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/6646 K.2023/670
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/6646 K.2023/1411

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.