KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/6691 E., 2023/1278 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2023
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/467 Esas, 2021/853 Karar
- Dava tarihi
- 31.12.2018
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/3 E., 2020/793 K.
Karar Metni
1.191 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı asıl tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı asıl tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı ... Mak. San. Tic. Ltd. Şti.'de 3/4 pay sahibi ve aynı zamanda imzaya yetkili iki ortağından biri olduğunu, Metal San. Mak. San. Tic. Ltd. Şi'nin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünce 27.10.2014 tarihinde ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğini, terkin edildiği tarihte şirketin Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/413 E. sayılı dosyası üzerinden devam eden derdest davasının bulunduğunu, yargılama sırasında şirketin ihyasının istenilmesi için süre verildiğini ileri sürerek ... Mak. San. Tic. Ltd. Şti.'nin derdest olan davası sonuçlanıncaya kadar ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı asıl cevap dilekçesinde; söz konusu şirketin 23.10.2014 tarihinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi hükmüne uygun olarak resen sicilden terkin edildiğini, şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği ek tasfiye ile tasfiye olunarak şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini, bu davanın açılmasına sebebiyet vermeyen ve yasal hasım konumunda olan davalı aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilememesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Makina San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/413 E. sayılı dosyası üzerinden yargılaması devam eden derdest davasının olduğu, bu nedenle davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasında terkin sebepleri sınırlı olarak sayıldığı, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu'nun
(5174 sayılı Kanun) 10 ve 32 inci maddeleri kapsamında odaca kaydın silinmesinin bu madde kapsamında olmadığı, kaldı ki 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca şirket yetkilisine usulüne uygun ihtarat yapıldığının da ispatlanamadığı, bu haliyle dava konusu şirket hakkında uygulanmaması gereken 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 inci maddesi uygulanmış olması sebebiyle 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin onbeşinci fıkrasındaki süre sınırlamasının dikkate alınamayacağı, dava açılmasına yanlış işlem yaparak davalı sebebiyet verdiğinden davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği
gerekçesiyle davanın kabulüne, ... Makina San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ihyasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asıl istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı asıl istinaf dilekçesinde özetle.
30.12.2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanan Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarını Silinmesine İlişkin Tebliğin 5/d ve 6102 sayılı Kanun'un geçici 7/b maddesine dayanılarak usul ve yasaya uygun olarak 5174 sayılı Kanun'un 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerin ve durumların tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler kapsamında
resen sicilden terkin edildiğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi gereği şirkete tebliğe çıkarılan ihtarın 03.07.2014 tarihinde "taşınmış" notuyla iade edildiğini, ihtarın ayrıca 07.07.2014 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, bu durumda usul ve yasaya uygun olarak şirketin sicilden resen terkin edildiğini, şirketin terkin tarihinde derdest davasının kendileri tarafından bilinmesi mümkün olmadığından Müdürlüğün davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yasal hasım konumundaki davalı aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,
şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği ek tasfiye hükümlerine göre tasfiyesinin sağlanarak tasfiye memuru atanması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 30.12.2012 tarih ve 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ'in 1 inci maddesinin d bendi "18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl
sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler." ifadesi ile Kanunda olmayan bir hali tebliğ ile düzenlediği, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinde tahdidi olarak sayılan silinme sebepleri arasında yer almayan ihyası istenen şirketin oda kaydının silinmesine dayanılarak davalı tarafından söz konusu terkin işleminin gerçekleştirilmesi anılan Kanun maddesine açıkça aykırı olduğu, yapılan işlemler geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendindeki usule göre de yerine getirilmediği, terkin işlemi nedeniyle şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ihtar gönderilmediği,
terkin işleminin gerçekleştiği tarihte ihyası istenen şirket tarafından 10.06.2014 tarihinde zayi belgesi verilmesi istemiyle Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/413 E. sırasında kayıtlı davanın derdest olduğu, anılan şirketin sicilden resen terkininin aynı zamanda geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına da aykırılık teşkil ettiği, esasen ihyası istenen şirketin sicilden terkin koşulları oluşmadığı halde 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine aykırı olarak dosyada yer alan ticaret sicili kayıtlarına göre ihyası istenen şirket halen faal iken davalı sicil terkin işlemini gerçekleştirmiş olduğundan,
İlk Derece Mahkemesince şirkete tasfiye memuru atanmaksızın şirketin ihyasına karar verilmesinde ve usulsüz terkin işlemini gerçekleştiren davalı aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı asılın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı asıl temyiz dilekçesinde özetle; davanın terkin edilmiş şirket tarafından açıldığını ve davacının taraf ehliyetini haiz olmadığını ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tarafından şirketin ihyasının talep edilip edilemeyeceği, şirketin ihya şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır..
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 inci maddesi hükmü.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, karar başlığında davacı olarak ...yerine ... Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin gösterilmesinin maddi hataya dayalı olmasına ve mahallinde karar başlığındaki bu hatanın her zaman düzeltilebilecek olmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı asılın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/6691, K. 2023/1278, 2 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama