İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/8007 K.2023/3720

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen menfi tespit, istirdat davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Esas2021/8007Karar2023/3720Tarih13 Haziran 2023Okuma8 dk · 1.521 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2021/8007 E., 2023/3720 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Haziran 2023
Mahkemesi
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/1464 Esas, 2021/381 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2017/1753 E., 2019/554 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.521 kelime·8 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen menfi tespit, istirdat davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Kararın birleşen davalarda davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında hammadde alımı için sözleşme yapıldığını, teslim edilecek mal karşılığında davalıya çekler verildiğini, davalının mal teslimatını yapmayarak çeklerin bedelini tahsil için muhtelif bankalara verdiğini, davalı şirketin ödeme sıkıntısı içerisinde olduğunu ileri sürerek toplam tutarı 460.000,00 TL olan 8 çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/574 E. ve 2017/955 K. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı Can Zırai İlaç Gübre Paz. Ltd.

Şti. arasında hammadde alımına ilişkin sözleşme yapıldığını ve müvekkili tarafından bu şirkete çekler verildiğini, dava dışı şirketin davacıdan aldığı çeklerin bir kısmını davalı bankaya kullanacağı kredi karşılığında rehin olarak verdiğini, banka tarafından bu çeklerin icra takibine konu edildiğini, çeklerin rehin cirosuyla davalı bankaya verildiğini ancak çekler için rehin cirosu caiz olmadığından davalı bankanın çekte yetkili hamil sıfatını kazanamadığını, bankanın çeke dayalı hakları kullanamayacağını ileri sürerek tahsil edilen çeke dayalı takip nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Birleşen Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/203 E. ve 2018/414 K. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı Can Zırai İlaç Gübre Paz. Ltd.

Şti. arasında hammadde alımına ilişkin sözleşme yapıldığını, müvekkili tarafından bu şirkete çekler verildiğini, şirketin alınan çeklerin 250.000,00 TL tutarındaki kısmını davalı bankaya kullanacağı kredi karşılığında rehin olarak verdiğini, bankanın ihtiyati haciz kararı aldırması üzerine müvekkilinin ticari itibarının zarar görmemesi için çekler karşılıığı 250.000,00 TL’yi 03.03.2017 tarihinde davalı bankaya ödediğini, çeklerin rehin cirosuyla davalı bankaya verildiğini ancak çekler için rehin cirosu caiz olmadığından davalı bankanın çekte yetkili hamil sıfatını kazanamadığını,

bankanın çeke dayalı hakları kullanamayacağını ileri sürerek tahsil edilen çek karşılığı olan toplam 250.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren uygulanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda tarafların bankalar nezdinde kredi notlarının yükselmesi amacıyla karşılıklı olarak birbirlerine teminat amacıyla çekler verdiğini, davalının verdiği çekleri davacı uhdesinde iken bu davanın açılmasının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddine ve davacı tarafın doğruyu söyleme yükümlüğüne aykırı davranması nedeniyle %20 tazminata karar verilmesini istemiştir.

2.Birleşen Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/574 E. ve 2017/955 K. sayılı davada davalı vekili dava dilekçesinde; davaya konu 2 adet çekin bankanın takipli müşterisi Can Zırai İlaç Gübre Paz. Ltd. Şti. tarafından kullanılan krediye mahsup edilmek üzere temlik cirosuyla davalı bankaya verildiğini, davalı bankanın çeklerde yetkili hamil olduğunu, çeklerin temlik cirosuyla bankaya verildiğini, keşideci ile lehtar arasındaki uyuşmazlığın iyi niyetli bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddine ve %20 tazminata karar verilmesini istemiştir.

3.Birleşen Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/203 E. ve 2018/414 K. sayılı davada davalı vekili dava dilekçesinde; davaya konu çeklerin bankanın kredi borçlusu Can Zırai İlaç Gübre Paz. Ltd. Şti. tarafından kullanılan krediye mahsup edilmek üzere temlik cirosuyla davalı bankaya verildiğini, çeklere dayalı olarak ihtiyati haciz kararı alındığını ve çekler karşılığının davacı firma tarafından bankaya ödendiğini, davalı bankanın çeklerde yetkili hamil olduğunu, çeklerin temlik cirosuyla bankaya verildiğini, keşideci ile lehtar arasındaki uyuşmazlığın iyi niyetli bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dosya yönünden; her iki tarafın ticari defterlerindeki kayıtlara göre davacı şirketin davalıdan çeklerin toplam tutarından daha fazla şekilde alacaklı olduğu, davaya konu çekler ister teslim edilecek mal karşılığında ister teminat amacıyla verilmiş olsun taraflar arasındaki ilişki yönünden bedelsizlik iddiasının ispatlandığı, birleşen davalar yönünden; her iki birleşen dosyadaki davaya konu çeklerin lehtar Can Zırai İlaç Gübre Paz.

Ltd.

Şti. tarafından temlik cirosu ile davalı bankalara teslim edildiği, çekin rehin amaçlı devredildiğine dair çekte bir kayıt bulunmadığı, bankaların meşru hamil sıfatını kazandığı, her iki birleşen dosyada davalı bankaların çeki devralırken bile bile davacının zararına hareket ettiğine dair bir iddiası olmadığı gibi bu konuda bir delil de sunulmadığı, keşideci ile lehtar arasındaki akdi ilişkiye dayanan bedelsizlik def’inin davalı bankalara karşı ileri sürülme imkanının bulunmadığı gerekçeleriyle asıl davanın kabulü ile asıl dava konusu çekler nedeni ile davacının, davalı Can Zirai İlaç Ltd.

Şti.'ne borçlu olmadığının tespitine, birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davalarda davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Birleşen davalarda davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çeklerin Can Zırai İlaç Gübre Paz. Ltd. Şti. tarafından kullandığı kredilerin teminatı olarak rehin alındığını, davalı bankaların yetkili hamil olmadıklarını, her iki bankadan gelen cevabi yazılarda çeklerin rehin/teminat olarak alındığının açıkça yazılı olduğunu belirterek kararın bu nedenlerle kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 687 nci maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı bankalara karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı bankaların çeklerin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettikleri yönünde davacının hiçbir delil ibraz etmediği, davalı bankaların iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve yetkili hamil olarak çekleri temlik cirosu ile devraldıkları gerekçesiyle birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davalarda davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Birleşen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalarda taraflar arasındaki ticari satıma dayalı olarak verilen çekler nedeni ile menfi tespit ve istirdat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 687 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleşen davalarda davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.06.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy)

KARŞI OY

Somut uyuşmazlıkta, davacı davalı Can Zirai İlaç Gübre Paz. Ltd. Şti. ile arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalıya dava konusu çekleri keşide ettiğini, ancak davalı şirketin mal teslimatı yapmadığı gibi lehdarı olduğu çekleri kullandığı kredilerin teminatını teşkil etmek üzere davalı bankalara gizli rehin cirosu ile temlik ettiğini, davalı bankaların yetkili hamil olmadıklarını bildirerek menfi tespit davası açmıştır.

Yerel Mahkemece, davalı şirket yönünden davanın kabulüne, davalı bankalar yönünden davanın reddine karar verilmiş,

Davacı vekilinin, davalı bankalar yönünden vaki istinaf kanun yolu başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan red edilmiş,

Davacı vekilinin temyiz kanun yolu istemi de çoğunluk görüşü doğrultusunda red edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.

Sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

Uyuşmazlık çekte rehin cirosunun caiz olup olmadığına ilişkindir.

Poliçeye ait olup çek hakkında da uygulanması mümkün bulunan 6102 sayılı TTK 818 maddesinde, rehin cirosu ile ilgili aynı kanunun 689. maddesine yapılmış bir atıf bulunmadığından çekte rehin cirosu caiz değildir. Rehin veya bunun sonucunu elde etmeye yönelik olarak teminat amacıyla (gizli rehin cirosu) çekin ciro edilmesi halinde çeki devir alan kişi yetkili hamil olmayıp, çeke dayalı haklarını kullanamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin istikrarlı uygulaması da bu yöndedir (Y. 11. H.D. 07.02.2018 gün 2016/13040 esas, 2018/828 karar, Y. 11. H.D. 07.11.2018 gün 2017/1263 esas, 2018/6862 karar, Y. 11. H.D. 16.01.2017 gün ve 2015/12305 esas, 2017/283 karar vd. sayılı kararları).

Dava konusu çeklerin, davalı şirket tarafından kullanılan krediler nedeniyle davalı bankalara tevdii edildiği dosya içeriği ile sabittir.

Davacı, çeklerin gizli rehin cirosu ile davalı bankalara tevdii edildiğini, davalı bankaların yetkili hamil olmadıklarını iddia etmekte,

Davalı bankalar ise çeklere temlik cirosu ile hamil olduklarını savunmaktadır.

Dava konusu çeklerin üzerinde gizli rehin cirosu ile temlik edildiğine ilişkin bir açıklık bulunmamaktadır.

Ancak bu konuda Mahkemece banka kayıtları üzerinde bir inceleme yapılmamıştır.

Mahkemece, davalı şirket ile davalı bankalar arasındaki kredi ilişkisi nedeniyle banka kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak dava konusu çeklere davalı bankaların ne şekilde hamil oldukları, davalı bankaların yetkili hamil olup olmadıklarının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiştir.

Açıklanan nedenle kararın bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacının bu yöne ilişkin temyiz isteminin reddine yönelik çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/8007, K. 2023/3720, 13 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Karşı Oy

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/8007
Karar No
2023/3720
Tarih
13 Haziran 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/8007 K.2023/3533
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/8010 K.2023/7090
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/8011 K.2023/7427
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2021/8011 K.2023/3072
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2021/8017 K.2023/7737
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2021/8023 K.2023/19215

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.