KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/8287 E., 2022/9417 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2022
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gölbaşı(Adıyaman) 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 06.07.2020 tarih ve 2019/265 E. - 2020/90 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkiline karşı Gölbaşı İcra Müdürlüğünün 2009/150 esas (Yenilenmekle 2011/1627) esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, bu takip dosyasına Gölbaşı İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/4 esas sayılı dosyası ile takibe itiraz ettiklerini, buna rağmen kötü niyetli olarak eczanedeki tüm ilaçların haczedilerek muhafaza altına alınarak götürüldüğünü,
müvekkil hakkında girişilen bu icra takibi halen derdest iken ve ilaçların yedieminde olmasına rağmen davalının bu defa müvekkiline karşı Gölbaşı İcra Müdürlüğünün 2009/225 (Yenilenmekle 2011/1628) esas sayılı icra takip dosyası ile aynı alacak için ikinci kez icra takibi başlatıldığını, birinci ve ikinci takibin konusunun tamamen aynı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin Gölbaşı İcra Müdürlüğünün 2009/225 (Yenilenmekle 2011/1628) esas sayılı borçlu olmadığının tespitine ve tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, aynı davayı daha öncede açtığını, takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve verilen kararın kesinleştiğini, derdest olan iki ayrı icra takibinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, taraflar arasında zamanaşımına uğramış çeke dayalı alacakla ilgili Gölbaşı İcra Dairesi 2009/225 (yenilenmekle 2011/1628) esas sayılı dosyasında yapılan takiple ilgili olarak Gölbaşı 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/322 esas sayılı dosyasında itirazın iptali davasının açıldığı, tarafları konusu ve hukuki sebepleri mahkemede açılan dava ile aynı olduğu, itirazın iptali davasında davanın reddedildiği ve kararın 10/05/2018 tarihinde kesinleştiği, itirazın iptali davasının hukuki niteliği dikkate alındığında, alacağın varlığı vaya yokluğuna ilişkin bir tespitin de yer aldığı,
ayrıca borçlunun bu davada genel hükümlere göre savunma ileri sürebileceği, savunma olarak ileri sürülebilecek olan hususların ayrı bir tespit davasına konu olamayacağı, itirazın iptali davasında alacağın esası hakkında hüküm verildiği, bu nedenle davacının menfi tespit davasının görülmesinde hukuki yararın kalmadığı, ayrıca mahkemenin itirazın iptali davasının reddi kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceği ve itirazın iptali davasının müddeabihi olan alacağın artık aynı dava sebeplerinden dolayı ve aynı taraflar arasında yeni bir dava konusu yapılamayacağından dolayı davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/8287, K. 2022/9417, 26 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama