KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2021/8347 E., 2022/9189 K.·Mahkemesi :ticaret Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2022
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.06.2020 tarih ve 2017/1371 E. - 2020/308 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın İzmir ...Şubesi'nden 12/04/2005 tarihinde ve İzmir ... Şubesi'nden 12/07/2013, 31/07/2013, 20/03/2014, 17/06/2014 tarihlerinde kredi kullandığını, bu kredilerin kullanımı sırasında kendisinden her bir kredi de farklı olmak üzere toplamda 4.750,00 TL masraf, kredi tahsis ücreti ve komisyon ücreti adı altında para tahsil edildiğini, tahsil edilen tutarın haksız olduğunu, ilgili sözleşme hükümlerinin genel işlem şartı niteliğinde olduğunu iddia ederek, 4.750,00 TL'nin her bir kredinin bankadan çekilme tarihinden itibaren faizi ile iadesini talep etmiş, ıslahla talep sonucunu 8.796,40 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş, kredinin ticari nitelikte olduğunu, müvekkilinin ücret alma hakkı olduğunu, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre. 2005 yılında davacının davalı bankadan kullanmış olduğu krediden kaynaklı olarak diğer banka uygulamalarına göre masraf ortalaması 1.500,00 TL olarak belirlenmiş dolayısıyla davacıdan bu kredi nedeni ile 1.730,00 TL kredi masrafı kesilmesi durumunda bankacı fazla masraf tahsil edildiği anlaşıldığından davacıdan bu kredi nedeni ile 230,00 TL fazla masraf tahsilatı yapıldığı,
2013 ve 2014 yıllarında davacının davalı bankadan kullandığı diğer kredilerden kaynaklı kesilen masrafların diğer banka uygulamalarına göre daha aşağıda tahsil edilmiş olduğu anlaşıldığından davacının bu krediler için kendisinden fazla masraf tahsilatı yapıldığı iddiasının yerinde olmadığı,
taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin 10. ve 6. madde hükümlerinin incelenmesinde davacı tarafın kendisinden komisyon, masraf, ücret alınabileceğini kabul ve taahhüt ettiği hususları mahkememizce yapılan bu tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde sadece 2005 yılında kullanmış olduğu krediden kaynaklı kendisinden fazlaca tahsil edilen 230,00 TL'nin iadesinin mümkün olabileceği sonucuna yürürlükte olan 818 sayılı kanun gereğince kanaat edinilmiş 2013 ve 2014 yıllarında kullanmış olduğu krediden kaynaklı kendisinden fazlaca tahsil edilen bir tutarın bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,
230,00 TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu tutara dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/8347, K. 2022/9189, 19 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama