KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/1319 E., 2023/1183 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2023
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
833 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2003/22717 numaralı "BRAUMASTER" ibareli markayı adına marka olarak tescil ettirdiğini, ancak markanın esas ve tek unsuru olan "BRAUMASTER" ibaresinin ayırt edici niteliği bulunmayan, vasıf bildiren ve bir mesleğin adı olan bir ibare olduğunu, bu nedenle 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (f) ve (k) bentlerine göre marka olarak tescil ettirilemeyecek işaretlerden olduğunu, ayrıca davalının anılan markayı tescil ettirdiği sınıflarda kullanmadığını ileri sürerek davaya konu markanın hükümsüzlüğü ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilin markasının ayırt edicilik şartlarını taşıdığını, herkesin kullanımına açık olmadığını, halkı yanıltıcı nitelikte olmadığını ve kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 17.02.2016 tarih, 2014/211 E. ve 2016/14 karar sayılı kararı ile davalı tarafın markasını dava konusu tescilli sınıflar bakımından kullandığını ispat edemediği, ayrıca davalı markasının bira ustası anlamına gelip bir meslek adı olduğu,
556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi anlamında dava konusu 43. sınıfta tescil edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli markanın 43. sınıftaki "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, restoran hizmetleri, self servis restoran hizmetleri, lokanta hizmetleri, kafeterya hizmetleri, kafe hizmetleri, kantin hizmetleri, kokteyl salonu hizmetleri, sinek bar hizmetleri, bar hizmetleri, ikram hizmetleri, yiyecek ve içecek araçlarının kiralanması" hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne, diğer sınıflar yönünden hükümsüzlük talebinin reddine,
davalı markasının kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 15.10.2018 tarih, 2017/430 E. ve 2018/6272 karar sayılı kararı ile davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, davalı vekilinin temyiz itirazları bakımından ise, markanın tescil edilmek istendiği 43. sınıfta yer alan yiyecek-içecek hizmetlerinde bu alanda hizmet veren tüm tacirlerin kullanımına açık olması gerektiği, oysa "BRAUMASTER" ibaresinin, markanın yönelik olduğu ortalama Türk tüketicilerince anlamı bilinmeyen yabancı dilde bir kelime olduğu,
bu ibarenin ortalama tüketici kitlesi tarafından yaygın şekilde anlamı bilinen belirli bir meslek veya sanatı ifade eden bir ibare olarak anlaşılacağının kabulü mümkün olmayıp davacı tarafça bu yönde bir ispatta da bulunulmadığına göre Mahkemece, dava konusu markanın 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine göre hükümsüz kılınmasının doğru olmadığı, ayrıca Mahkemece, 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği gözetilmeden karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir .
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 556 sayılı KHK'nın 14 üncü maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğinden kullanmama nedeniyle iptal talebinin yasal dayanağını kaybettiği ve konusuz kaldığı, "BRAUMASTER" ibaresinin, markanın yönelik olduğu ortalama Türk tüketicilerince anlamı bilinmeyen yabancı dilde bir kelime olduğu, bu ibarenin ortalama tüketici kitlesi tarafından yaygın şekilde anlamı bilinen belirli bir meslek veya sanatı ifade eden bir ibare olarak anlaşılacağının kabulü mümkün olmayıp davacı tarafça bu yönde bir ispat vasıtası sunulmadığı gerekçesiyle kullanmama nedeniyle iptal davasının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve hükümsüzlük davasının reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle.
"BRAUMASTER" ibaresinin ayırt edici niteliği bulunmayan, cins ve vasıf bildiren, bir mesleğin adı olan ve halkı yanıltıcı nitelikte bir ibare olduğunu, bu nitelikleri itibarıyla marka olarak tescil edilemeyecek işaretlerden olduğunu, bizzat davalının dahi taraflar arasında görülen davalarda ibarenin bu nitelikte olduğunu kabul ve ikrar ettiğini, ibarenin belirtilen niteliğini ikrar etmesine rağmen uyuşmazlık konusu markayı adına tescil ettiren ve iş bu davaya direnen davalının kötü niyetli olduğunu,
taraflar arasında görülüp Yargıtaya intikal eden bir kısım davalarda "bira uzmanı" anlamına gelen çeşitli kelimelerin marka olarak tescil ettirilemeyecek işaretlerden olduğunun Yargıtay tarafından da kabul edildiğini, bu nedenle huzurdaki davaya ilişkin bozma ilamının yargıda yeknesaklık ve adil yargılanma haklarının ihlali niteliğinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı adına tescilli "BRAUMASTER" ibareli markanın 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (f) ve (k) bentlerine göre marka olarak tescil ettirilemeyecek işaretlerden olup olmadığı ve buradan varılacak sonuca göre hükümsüzlüğü şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (f) ve (k) bentleri ile aynı KHK'nın 14 üncü maddesi.
3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1319, K. 2023/1183, 28 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama