İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/1720 K.2023/5409

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/1720Karar2023/5409Tarih28 Eylül 2023Okuma6 dk · 1.243 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2022/1720 E., 2023/5409 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Eylül 2023
Mahkemesi
Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Sayısı
2019/1559 Esas, 2022/89 Karar
Hüküm
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2019/53 E., 2019/135 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.243 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı borçlu Beşik Yapı Malzemeleri Nakliyat İnşaat Temizlik Temel Tüketim Ürünleri Taahhüt Pazarlama Ticaret Sanayi Ltd.

Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden adı geçen şirkete nakdi ve gayrinakdi kredi açıldığını ve kullandırıldığını, davalı borçlu tarafın 04.04.2012 tarihli kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığından borcun tamamından ve işleyecek temerrüt faizi ve ferilerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, borçlunun kredi hesabının 12.12.2014 tarihinde kat edilerek muaccel hale getirildiğini, kat tarihi itibariyle tespit edilen 223.108,02 TL borç bakiyesinin ödenmesi için 12.12.2014 tarihli ihtarname ile dava dışı asıl borçlu ve bir kısım kefiller ile davalı borçlu ...'a ihtar edildiğini,

ihtarnameye rağmen borç ödenmediğinden dava dışı borçlular ile davalı borçlunun temerrüde düştüğünü, davalının kredi sözleşmesinde imzası bulunmasına rağmen imzanın kendisinden hata ve hile ile alındığını bahisle haksız olarak borca itiraz ettiğini, banka alacağının tahsilini temin amacıyla ilamsız icra takibine başlanıldığını , ödeme emrinin tebliğ üzerine davalı borçlunun borca itiraz ederek icra takibini durdurduğu,

itirazın haksız olduğunu, belirterek itirazın iptali ile muteriz borçlunun takibi uzatmaya yönelik itirazlarında haksız ve kötüniyetli olması nedeniyle takip konusu alacağın %20'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçlu tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı bankanın müvekkilinden imzanın alınmasında kredi verme sürecinde basiretli davranma yükümlülüklerinde hukuka aykırı bir çok durum gerçekleştiğini, müvekkilinden imzanın hile ile alındığını, kredi ile ilgili yapılan her türlü işlemin usulsüz ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin banka ile borçlu şirket arasında imzalanan kredi sözleşmesine kefil olma gibi bir iradesinin ve beyanının bulunmadığını, itirazlarının imzanın alınış amacı ve bu imzanın alınmasında müvekkilinin maruz kaldığı hileye dönük olduğunu,

söz konusu evraktaki yazı karakterlerinin incelendiğinde sözleşmeyi dolduran kişi ile müvekkilinin aynı kişi olmadığının anlaşılacağını, imzanın müvekkilinin dükkanına gidilerek alındığını, müvekkilinin belli bir dönem borçlu şirkete ortak olduğunu, ancak bu ortaklıktan ve yapılan işlemlerden rahatsız olduğunu ve ortaklık payını 2013 yılında devrettiğini, bu devir işleminden sonra banka personeli ile...'in müvekkilinin dükkanına geldiklerini ve şirketle ilgili bir evrakı imzalaması gerektiğini söylediklerini, bankanın müvekkilinin iş yoğunluğundan,

tecrübesizliğinden ve bilgisizliğinden yararlanarak hile ile boş kredi sözleşmesine imza alındığını, daha sonrada bankanın kendi iradesine göre sözleşmeyi dolduklarını, banka personelinin kendisine duyulan güveni hilesine araç olarak kullandığını, bankanın basiretli bir tacir gibi davranmadığını, 818 sayılı kanun kapsamında kefillik sözleşmesinin Yargıtay İçtihatlarında da belirtildiği şekliyle şekil açısından geçersiz olduğunu, 6098 sayılı kanun kapsamında da kefillik sözleşmesinde kefilin müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, kefil olduğu miktarını, tarihi açıkça kendi el yazısıyla yazması gerektiğini,

müvekkilinden boş bir sözleşmeye imzasının alındığını ,gerçekleştirilen sözleşmenin yasanın koyduğu usul şartlarına da aykırı olduğunu belirtilerek müvekkili hakkında açılan bu mesnetsiz davanın reddine, kötüniyetli banka aleyhine en üst sınırdan kötüniyet tazminatına hükmedilmesine nihayetinde yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı borçlu tarafın 04.04.2012 tarihli kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığından bahisle borcun tamamından ve işleyecek temerrüt faizi ve ferilerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu,

kredi borçlarının zamanında ödenmediği gibi üç adet çek için toplam 3.600,00 TL banka sorumluluk tutarının ödendiği ayrıca dava dışı borçluya ait dokuz adet çekin sorumluluk tutarlarının ise davacı banka tarafından ödeme riskinin devam ettiği, davaya konu edilen bütün kredilerin ilk açılış ve kullandırım tarihinin ise 07.03.2012-23.08.2013 tarihleri arasını kapsadığı, davaya konu kredi genel sözleşmesinin 04.04.2012 tarihinde imzalandığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği,

davaya konu edilen kredi sözleşmesinin ilk düzenlendiği tarihin Eski Borçlar Kanunu döneminde imzalanmış, dolayısı ile sadece kefalet miktarının tutarının rakam ve yazı ile yazılması şekil şartı açısından yeterli olduğu, genel kredi sözleşmesi ile bir krediye kefil olma durumunda, kefil sadece kendi temerrütünün hukuki sonuçları ve kefalet limiti ile sorumlu olduğu, taraflar arasında imzalanan ve genel kredi sözleşmesindeki davalının kefalet limitinin de 26.09.2017 tarihli düzenlenen bilirkişi raporundan daha fazla miktarlı olarak düzenlenmiş olduğu anlaşılmakla, davalı tarafın kefaletin geçersizliğine ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı,

bu tarihli bilirkişi raporununda usule uygun ve dosya kapsamına uyumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; usul yönünden tanık dinlenilmeden, beyanlar doğrultusunda rapor alınmadan karar verildiğini, sözleşme unsurlarının eksik olduğunu, kefalet limitinin belli olmadığını, sözleşmenin müvekkiline 2013 yılında imzalatıldığını, sözleşmenin müvekkilinin iş yerine getirilerek sonradan imzalatıldığını, dava dışı firmaya ilk olarak 2013 yılında kredi kullandırıldığını, bu da sözleşmenin tarihinin sonradan doldurulduğunu ispatladığını, kefil olma iradesini kabul etmemekle birlikte sözleşmenin her sayfasında davalının imzasının bulunmadığını, sözleşmenin müvekkili ile müzakere edilmediğini,

okudum anladım şeklinde bir beyanı olmadığını, sözleşmenin 7. sayfasının 10/3.md, 46. sayfasının 36/3 maddesi ve 48. sayfasının 36/6 maddesinin doldurulması gereken hususlar olduğunu ancak bu hususların doldurulmadığını, kamera kayıtlarının ortaya konmadığını, yetkili kisiler huzurunda aydınlatma ödevinin yerine getirilerek bir sözleşme akdedilmediğini, sözleşmenin banka sınırları dışında imzalatıldığını, kredi sözleşmesine ek olarak borçlu ve kefilden alınması gereken " munza senet'in" dosyaya ibraz edilmediğini, müvekkilinden imza alan personelin, müşteriler ile alacak verecek ilişkisine girmek,

senet yapıp imzalamak gibi işlemler nedeniyle iş akdine son verildiğini, sözleşmenin incelenmesinde yazı karakterlerinin ve kalem ucu kalibrelerinin farklılığının seçilebilir olduğunu, bunun da hile ile imza alındıktan sonra sözleşmenin doldurulduğunu, müvekkiline yönelik her hangi bir istihbari çalışma olmadığını, bu durumun hileyi ortaya koyan durum olduğunu, müvekkilinin yemin etmeye hazır olduğunu, ancak mahkemenin göz önüne almadığını belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler, ilk derece mahkeme gerekçesinde dayanılan deliller ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, yerel mahkeme kararını usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesine dayalı olarak yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

28.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1720, K. 2023/5409, 28 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1720
Karar No
2023/5409
Tarih
28 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/1722 K.2023/4990
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/1722 K.2023/8163
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/1725 K.2023/5312
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/1727 K.2023/2838
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2022/1731 K.2023/5364
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/1740 K.2023/4208

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.