KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/2067 E., 2023/5539 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/870 Esas, 2022/172 Karar
- Dava tarihi
- 07.10.2015
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/287 E., 2017/265 K.
Karar Metni
629 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki markaya tecavüzün tespiti, meni, önlenmesi ve maddi, manevi ve itibar tazminatının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dünya çapında tanınmış olan "... ..." markasının sahibi olduğunu, anılan ibareyi ülkemizde de marka olarak tescil ettirdiğini, söz konusu markanın Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) tarafından tanınmış markalar siciline kaydedildiğini, davadan önce davalıya ait iş yerinde Mahkeme kanalıyla yapılan delil tespitinde, müvekkiline ait "... ..." markasını ihtiva eden taklit ürünlerin ele geçirildiğini ileri sürerek markaya tecavüzün tespitine, menine, sona erdirilmesine ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 2.000,00 TL manevi ve 2.000,00 TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davadan önce yapılan delil tespiti sonucunda davalıya ait iş yerinde ele geçirilen ürünlerin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, somut olayda, maddi, manevi ve itibar tazminatı koşullarının oluştuğu, bilirkişi raporunda her ne kadar maddi tazminatın hesaplanmasının mümkün olmadığı belirtilmiş ise de somut olayın özeliklerine göre talep edilen maddi tazminatın uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin hiç bir zaman taklit ürün satmadığını, iş yerinde bulunduğu iddia edilen ürünlerin müvekkilinin bilgisi dışında alındığını ve satışa arz edilen ürünler olmadığını, davacı firmanın her hangi bir zararın sözkonusu olmadığını, bu itibarla maddi, manevi ve itibar tazminatına hükmedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, mahkeme kararında manevi tazminat talebi yönünden ayrı itibar tazminatı yönünden ayrı vekalet ücretlerine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, markaya tecavüzün tespiti, meni, önlenmesi ve maddi, manevi ve itibar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin ( 556 sayılı KHK) 61, 62 ve 68 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2067, K. 2023/5539, 3 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama