KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/3432 E., 2023/7184 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/834 Esas, 2022/460 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/547 E., 2021/83 K.
Karar Metni
578 kelime·3 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan olan 336.066,71 TL cari hesap alacağı ödenmeyince başlatılan takibe davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her iki tarafın ticari defterlerine göre davalının davacıya 336.066,71 TL borçlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sadece fatura düzenlenmesinin ve karşı tarafın defterlerine kaydedilmesinin alacağın varlığını ispatlamadığını, sevk irsaliyesi bulunmadığını, malların teslimine ilişkin delil sunulmadığını, akti ilişkinin ispatlanamadığını, fahiş oranda faiz istendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 336.066,71 TL alacaklı, davalının ticari defterlerinde yapılan incelemede davalının davacıya 336.066,71 TL borçlu olduğu, tarafların ticari defter ve belgelerinin birbirini doğruladığı, davalının borcu ödediğini ispata yarar delil sunmadığı, alacak likit olduğundan icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının eksik inceleme ile düzenlendiğini, faturaların vergi dairesine mal alımı olarak bildirilmediğini, sadece fatura düzenlenmesinin ve karşı tarafın defterlerine kaydedilmesinin alacağın varlığını ispatlamadığını, sevk irsaliyesi bulunmadığını, malların teslimine ilişkin delil sunulmadığını, akti ilişkinin ispatlanamadığını, fahiş oranda faiz istendiğini, aylık %2,5 oranındaki faiz hakkaniyete aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibine itirazın iptali ve icra inkâr tazminatının tahsilin istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3432, K. 2023/7184, 7 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama