KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2022/3445 E., 2023/7387 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/405 Esas, 2022/76 Karar
- Dava tarihi
- —
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/240 E., 2018/332 K.
Karar Metni
953 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı ...'in oğlu ... ... ile ... arasındaki ticari ilişki nedeniyle, ... ..., ...'ye 810.000,00 TL borçlandığını 17.11.2015 tarihinde ...'nin davacıyı, borç konusunda görüşmek üzere bürosuna çağırdığını, davalı ve kardeşi ..., önce ... ...'in imzalarının taklit edildiği 3 adet senedi ciro etmesini istediklerini, müvekkili davacı bunu kabul etmeyince Nesim Yolçi'nin boş bir senedin üst kısmına yazı ve rakamla 810.000,00 TL yazıp, bu senedi imzalamazsa kendisini öldüreceklerini söylediklerini, ölüm korkusu altında davacının bu senedi imzalamak zorunda kaldığını,
09.12.2015 tarihinde davacı müvekkili ve ...'nin, aracıların da katılımı ile yaptıkları görüşmede davalıya satılması taahhüt edilen arsanın ... tarafından davalıya satılması konusunda ve davalının, ... 3 İcra Müdürlüğünün 2015/46906 E. sayılı icra takibinden feragat etmesi hususlarında anlaşmalarına rağmen senedin takibe konulduğunu beyanla senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının iddialarının doğru olmadığını, davacının senedin zorla alındığı iddiasıyla senet tanziminden iki ... sonra şikayetçi olduğunu, savcılıkça takipsizlik kararı verildiğini, davacının arsanın maliki olan Avcil İnşaat yetkililerinin arsayı satmaya ikna edeceği beyanı ile soruşturmanın devam ettiği sırada 09.12.2015 tarihli anlaşmayı imzaladığını, sözleşmenin davacının borcunun arsa borcundan düşülebileceği saiki ile imzalandığını, ancak şirket yetkilisinin imzalamadığını bu anlaşmada üstlenilen edimlerin yerine getirilmediğini ve söz konusu arsayı müvekkilinin ...'den 2.600.000,00 TL bedel ödeyerek satın aldığını, belirterek davanın reddini, kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davaya konu olan senedin korkutma altında imzalandığı yolunda davacının kardeşi olan tanık ...'in beyanı dışında bir delil bulunmadığı, davacının, senedin imzalanmasından iki ... sonra şikayetçi olmasının korkutma iddiasının inandırıcılıktan uzak olduğunu gösterdiği, bir an için korkutma eylemi ... olsa bile, davacının, senedin imzalanmasından sonraki bir tarihte 09.12.2015 tarihli anlaşmayı yapmış olması, bu senedi, oğlu ... ...'in davalıya olan borcunun teminatı olarak imzaladığını gösterdiği, davanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin senet imzalandıktan sonra iki ... şikayet ederse başına bir şey gelir mi endişesi ile şikayetçi olmadığını, başkaca çaresi olmadığını anlayan müvekkilinin iki ... beklemesinin ne kadar korktuğunu gösterdiğini, 09.12.2015 tarihli sözleşmenin icra ve haciz tehditleri altında imzalandığını, tapu kayıtlarından taşınmazın Avçil İnşaat yetkilileri tarafından davalıya 650.000 TL bedelle satıldığının anlaşıldığını, davalının bu bedelin üzerinde bir bedel ödediğini ispat edemediğini, mahkemenin senedin müvekkilinin oğlunun borcuna teminat olarak verildiğine dair kanaat getirdiğini,
bu hususu kabul etmemekle birlikte bu kanaat gereği taraflar arasında alacak borç ilişkisi olmadığının kabulü gerektiğini, mahkemece ceza davasının sonucunun beklendiği halde kararın hiç bir yerinde bu dosyaya atıf yapılmadığını beyanla yargılama devam ederken haczedilen taşınmazın satıldığından ve alacağına karşılık davalı tarafından alındığından taşınmazın aynen iadesini ve istirdatını davanın geri kalan kısmı için menfi tespit taleplerinin kabulünü talep etmiştir.
2.Davalı katılma suretiyle istinaf dilekçesinde özetle, kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine ilişkin kısmın kaldırılarak %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan, yerel mahkeme kararına karşı yerinde olmayan istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf incelemesi sonucu aleyhine nisbi harca hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen karar, tarafların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince incelenerek tarafların istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olmasına karşın davalı aleyhine maktu harca hükmedilmesi gerekirken nisbi harca hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilinin vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer ... 11.087,00 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 35,90 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 11.051,10 TL'nin” ibaresinin çıkartılarak yerine “ 80,70 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 35,90 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 44,80 TL'nin” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/3445, K. 2023/7387, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama